Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren gazeteci Özlem Gürses, 6 Şubat depremlerinin ardından sosyal medya paylaşımlarında Ahbap Derneği ve Babala TV'nin şeffaf biçimde denetlenmesi çağrısı yaptığını söyledi. Deprem döneminde herhangi bir bağış kampanyasına destek vermediğini belirten Gürses, "Eğer ben ve benim gibi toplum önünde bulunan kişilerin itibarı kullanılarak bağış toplandıysa, buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması halinde bizzat şikâyetçi olacağım" dedi. Gürses, ifadesinde Ahbap Derneği'nin kurucusu Haluk Levent'e ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, "Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı" ifadelerini kullandı.

Her markette satılıyor: Gıda devinin peynirinde bakteri tespit edildi
Her markette satılıyor: Gıda devinin peynirinde bakteri tespit edildi
İçeriği Görüntüle

Gazeteci Özlem Gürses'in Savcılık ifadesinin tamamı ortaya çıktı. Depremin yaşandığı yıl işsiz olduğunu ve ekranlarda deprem nedeni ile bulunmadığını, birkaç Youtube yayınına katıldığını söyleyen Gürses, sosyal medya hesabı üzerinden “bağış toplayan Ahbap Derneği ve birlikte çağrı yayınları yapan Babala TV organizasyonunun denetlenmesini önerdiğini” vurguladı. Sivil toplum kuruluşlarına yaklaşımının oldukça şüpheci olduğunu söyleyen Gürses, “Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım” dedi.

“İletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır” diyen Gürses’in sözlerinden, sosyal medyada Ahbap ve Babala'yı ön plana çıkardığı suçlamasıyla itham edildiği anlaşıldı.

“Ben Afad' a, Kızılay' a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafede idim” diyen Gürses, “Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Haluk Leventsürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım” ifadelerini kullandı.

Özlem Gürses’in ifadesinin tamamı şöyle:

“Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur, bana aittir. Ben Savcılığınız tarafından çağrılmam üzerine bilgilerimi aktarmak için rızamla başvurdum. Ben 1996 yılından beri gazetecilik yaparım. Daha önce ATV' de muhabirlik yaptım. CNN Türk, HaberTürk NTV ve Star TV' de belgeseller çektim. Daha sonra annelik iznim nedeni ile ekranlardan uzak kaldım. 2020 yılı civarında Halk TV ile ekranlara geri döndüm. An itibari ile SZC TV hafta sonu ana haber bültenini sunuyorum. Bana sorduğunuz 2023 yılı Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin yaşandığı dönemde işsiz idim. Bu husus SGK kayıtlarından teyit edilebilir. Ekranlarda deprem nedeni ile bulunmadım. Yalnızca birkaç youtube yayınına katıldım ve münferit tweetler attım. Tweetlerimde genel olarak o dönem yoğun bağış toplayan Ahbap Derneğinin ve birlikte çağrı yayınları yapan Babala TV organizasyonunun denetlenmesini önerdim. Bunun için daha önceden tanıştığım ekonomi muhabiri Artunç KOCABALKAN' ın tweetini alıntılayarak Haluk LEVENT' i etiketledim. Benim Haluk LEVENT ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur. Deprem öncesinde kendisi ile ilgili röportaj, özel haber dahil hiçbir çalışmam olmadı. Yalnızca depremin 3. yıldönümünde Hatay'dan direkt bağlantı ile canlı yayına konuk almıştık. Bu yayında kendisi ofis sandalyesinde lakayit bir tavır ile depremzedelerden bahsediyor idi. Kendisinin deprem acılarını yaşayan insanların yanındaki hal ve hareketlerini yanlış bulduğumu rejideki arkadaşlarıma iletmiştim. Bu yayın deprem bölgesinde geçen zaman içerisindeki durumu değerlendirdiğimiz ve vaatleri sorguladığımız bir içerikte idi. Bu yayında müteahhiti kaçan projelerde mağdur olan 2 depremzede avukatı konuk alıp durumun vahametini anlatmıştım. Buradan da deprem sonrası verilen sözlerin peşinde olduğumu görebilirsiniz. Bu yayına ilişkin dökümü avukatım sunmaya hazırdır. Yayın youtubede herkese açık şekilde durmaktadır. Ben uzun yıllardır medya sektöründeyim. Daha önce Süleyman MERCÜMEK-Oktar BABUNA-Adnan OKTAR gibi toplumun vicdanını kanatan organizasyonları bizzat haberleştirmiştim. Hatta 90' larda Oktar BABUNA için ilik nakli çağrısı yapılırken dönemin Sağlık Bakanı Osman DURMUŞ toplumun genetik yapısını istihbarat örgütlerine aktarıldığını söylemişti. Bu dönemlerdeki tecrübeler ile sivil toplum kuruluşlarına yaklaşımım oldukça şüphecidir. Çünkü Türk halkı çok fazla kez travmalar yaşamıştır.

Benim Ahbap ve Babala' ya dair tüm çağrılarım şeffaf şekilde denetlenmeleri içindir. Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım. Çünkü iletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır. Deprem döneminde toplumda var olan görüş ayrılıkları nedeni ile farklı yerlere yardım iradesi mevcuttu. İnsanlar bazı derneklere güvenmeyip bazı derneklere daha çok itimat ediyordu. Ben yoğun bağış aldığını düşündüğüm Ahbap' ın bağımsız organ tarafından denetlenmesi çağrısını yaptım. Tweetlerimde yalnızca Ahbap ve Babala' yı düzeltmeye çalışıp ön plana çıkardığım yönündeki tespitlere katılmıyorum. Ben Afad' a, Kızılay' a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafede idim. Herhangi birine yönelik ilave çağrım olmadı. Devlet ve hükümet ayrımını bilirim. Devlet kurumlarına her zaman saygı duyar, işlerini yapmaları için gerekli desteği sağlarım. Ancak Kızılay bir devlet kurumu değildir. Tıpkı Ahbap' ın denetlenmesi gerektiği gibi Kızılay da denetlenmelidir. Deprem döneminde vatandaşlarda Kızılay' ın çadır satması ile alakalı tereddütler UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden RnuUZE9 - jXvjNjQ - +tOBqZl - rYgfHs= ile erişebilirsiniz.oluşmuştu. Bu nedenledir ki Sayın Cumhurbaşkanı gereğini yaparak yönetimi değiştirmiştir. Afet dönemlerinde asıl ihtiyaç vatandaşların bir an önce barınma ve yiyeceğe kavuşturulmasıdır. Kim tarafından yapıldığı ve diğer detaylar önemsizdir.

Ben herhangi bir kurumu parlatma çabası göstermedim. Bu nedenle sorumluluk hissetmiyorum. Eğer bilgim dışında soruşturmaya konu özneler beni kullandı ise az önce bahsettiğim gibi şikayetçi olacağım. Sayın Savcılık dolandırıcılık ve hırsızlık konulu bu çok çirkin isnatları en kısa sürede ortaya çıkarmalıdır. Türk halkı bu çirkin eylemleri hak etmemektedir.

Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine Ahbap ve Babala' nın tabiri caiz ise rakibi kurumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim.

Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Türk yargısı geçen 3 sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk LEVENT sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, dedi.

Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Haluk Leventsürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım.

Kaynak: T24