Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, adalet arayan Kabaiş ailesi aylardır açık ölüm tehditleri alıyor. Baba Nizamettin Kabaiş'in cep telefonuna doğrudan fail olduklarını belirten kişilerden mesajlar gelmesine rağmen, devlet birimleri ailenin güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atmıyor.
İTİRAF VE EMNİYETİN TESPİTİNE RAĞMEN KORUMA KARARI YOK
Mart ayından bu yana yoğunlaşan tehditlerin boyutunu Kısa Dalga'ya anlatan baba Nizamettin Kabaiş, son 5-6 aydır kendisinin, çocuklarının ve kardeşinin hedef alındığını belirtti. WhatsApp üzerinden ve Türkiye'ye kayıtlı numaralardan da gelen mesajlarda, "Sizin ölümünüz yakındır. Sizi öldüreceğiz" ve "Sizi öldüreceğiz, davadan vazgeçin" denilerek aileye hakaretler ediliyor. Tehditlerin özellikle Ankara'da Adalet Bakanı ve Van'da yetkililerle yapılan görüşmelerden hemen sonra yoğunlaşması dikkat çekti.
"ELİMİZDE ÖLDÜ BİZ ORAYA BIRAKTIK"
Türkiye numarasından gelen son mesaj ise doğrudan cinayet itirafı niteliği taşıyor. Baba Kabaiş'in savcılığa teslim ettiği bu mesajda, "Biz iki kişiydik. Elimizde öldü, biz oraya bıraktık" ifadeleri yer alıyor. Emniyet birimleri ilk incelemede numaranın Van'da yaşayan 54 yaşındaki bir kişiye ait olduğunu tespit etti ancak yetkililer bu kişi hakkında aileye henüz yeni bir bilgi vermedi.
"SAYIN DİYARBAKIR VALİLİĞİ BU SAATTEN SONRA SORUMLUSU SİZSİNİZ"
Soruşturma dosyasını devralan avukat Abdurrahman Karabulut, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12 Mart 2026 tarihinde Diyarbakır Valiliği'ne üst yazı göndererek Nizamettin Kabaiş'in güvenliğinin sağlanmasını talep ettiğini açıkladı. Karabulut, sosyal medyadan açık bir çağrı yaptı:
"Sayın Diyarbakır Valiliği, müvekkilim Nizamettin Kabaiş ve ailesinin kılına zarar gelirse bu saatten sonra sorumlusu sizsiniz. Çünkü; aylardır müvekkilim Nizamettin Kabaiş ve ailesinin telefonlarına yabancı ve Türk numaralarından gelen tehdit mesajları tarafınıza iletilmiştir. Buna rağmen müvekkilim Nizamettin Kabaiş ve ailesine yakın koruma hâlâ verilmemiştir."
Karabulut, geçmişte takip ettiği ve BİMER, CİMER ile savcılığa yapılan başvurulara rağmen koruma verilmediği için 7 kişinin katledildiği Konya davasını hatırlatarak, "Evine ve çocuklarına yönelik ölüm tehditleri var. Yakın koruma verilmesi gerekiyor. Kendisinin de korunması gerekiyor. Savcılık zaten üst yazıyla valiliğe göndermiş durumda. Ben de yeniden dilekçeyle başvuracağım. Allah korusun. Benzer bir şeyin burada yaşanmasını istemiyoruz. Böyle bir risk var" dedi.
"ADLİ TIP'TAN GELEN RAPORU BİLE AYLARCA SAKLADILAR"
Dosyadaki bir diğer tartışmalı konu ise bürokrasinin süreci yönetme biçimi. Ailenin avukatı Karabulut, kamuoyunda bilinçli olarak bir "intihar" algısı oluşturulmak istendiğini ifade etti. Baba Kabaiş'in yoksul biri olduğunu ve güçlü çevrelerinin bulunmadığını vurgulayan Karabulut, babanın medyada verdiği mücadelenin bu intihar algısını ortadan kaldırdığını belirterek şunları söyledi:
"Kaldı ki bu algıyı oluşturmak için Adli Tıp'tan gelen raporu bile aylarca sakladılar, açıklamadılar. Sesini medyada ve sosyal medyada duyurmasa belki bu süreci yalnızca küçük bir avukatlık bürosuyla yürütmek zorunda kalacaktı."
Bu süreçte Van Barosu'nun baba Kabaiş ile yaşadıklarını belirttiği 'iletişim problemi' gerekçesiyle dosyadan çekilmesi büyük tepkilere neden olmuştu. Baba Kabaiş, Baro Başkanı Özaraz'ın 'dosya ile ilgilenmediğini, dosyanın seyrini olumsuz etkileyen girişimlerde bulunduğunu, tehdit edilmiş olabileceğini' iddia etti. Tepkiler üzerine geri adım atan Van Barosu, dosyayı tekrar devralarak aileyle ortak basın toplantısı düzenledi.
Mülki idare amirlerinin tutumu da dikkat çekti. Baba Nizamettin Kabaiş, iki kez valiliğe gitmesine rağmen Van Valisi Ozan Balcı ile hiç görüştürülmediğini, sadece vali yardımcısıyla görüşebildiğini ifade etti. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ise baba Kabaiş ile birkaç kez görüşerek taleplerini dinledi.
TELEFON ÇİN'E GÖNDERİLDİ
Soruşturmanın teknik boyutunda, Rojin Kabaiş'in cep telefonunun incelemesi sürüyor. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, cihazın Türkiye'de açılamadığı gerekçesiyle telefonu teknik inceleme için Çin'e gönderdi. Baba Kabaiş, cihazdaki verilerin kritik öneme sahip olduğunu ancak henüz kendilerine ulaşan bir sonuç bulunmadığını aktardı.
"OLUMLU GELİŞMELER VAR"
Gizlilik kararı bulunan dosyadaki son duruma ilişkin bilgi veren Avukat Karabulut ise, "Dosyanın hassasiyeti nedeniyle deliller konusunda konuşmak istemiyoruz. Ama olumlu gelişmeler var. Hatta bugün bile yeni gelişmeler yaşandı. Gerek savcılık makamı gerek Sayın Akın Gürlek soruşturmayı kararlılıkla ve titizlikle soruşturmayı yürütüyor. Katillerin yakalanacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
DEMİRTAŞ'TAN DESTEK: BU DOSYA KARANLIKTA KALMAYACAK
Tüm bu süreç devam ederken, baba Nizamettin Kabaiş eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile cezaevinde bir araya geldi. Demirtaş'ın talebiyle gerçekleşen, süre sınırı uygulanmayan ve memurların da kendileriyle çok ilgilendiği bu görüşme 1 saat 43 dakika sürdü. Demirtaş'ın soruşturmayı yakından takip ettiğini belirten Kabaiş, görüşmenin içeriğini şöyle aktardı:
"Bana moral verdi. 'Rojin hepimizin kızıdır. Hiç üzülme. Bu dosya karanlıkta kalmayacak, olay çözülecek. Adalet Bakanlığı Rojin'in ölümünün arkasındaki gerçekleri ortaya çıkaracağına inanıyorum' dedi. Onu iyi gördüm, morali iyiydi."
"LÜTFEN YANLIŞ HABER YAPMAYIN"
Gazetecilere de "Lütfen yanlış haber yapmayın" çağrısında bulunan baba Kabaiş, gerçeklerin ortaya çıkarılmasını bekliyor.
21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te KYK yurdundan ayrıldıktan sonra kaybolmuş; 18 gün süren arama çalışmalarının ardından cesedi 15 Ekim 2024'te Van Gölü Mollakasım sahilinde bulunmuştu.





