Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yaşamını sürdüren 29 yaşındaki Rumeysa Gelgi, 2014 yılında "dünyanın 18 yaş altı en uzun genç kızı" unvanıyla adım attığı Guinness Rekorlar Kitabı’nda 12 yıllık bir başarı öyküsüne imza attı. 2 metre 15 santimetre boyundaki Gelgi, geçen zaman zarfında 8 ayrı kategoride kırdığı rekorlarla uluslararası alanda büyük bir unvan koleksiyonuna sahip olurken, elde ettiği görünürlüğü engelli ve nadir sendromlu bireylere umut olmak amacıyla değerlendiriyor.
12 YILDA KIRILMASI GÜÇ 8 AYRI DÜNYA REKORU
2014'te kazandığı ilk unvanın ardından rekorlar dizisini sürdüren Gelgi; "Dünyanın en uzun boylu kadını", "Bir kadının sahip olduğu en büyük el", "En uzun parmaklar", "En uzun sırt", "En büyük ayak ölçüsüne sahip kadın", "Bir kadının sahip olduğu en büyük kulaklar" ve "En uzun boylu doğmuş kız bebek" rekorlarının tek sahibi konumunda bulunuyor.Kazandığı unvanların yaşamına olumlu katkılar sunduğunu belirten Gelgi, asıl amacının kendi durumundaki bireylere yalnız olmadıklarını hissettirmek ve toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu ifade ediyor.
TIP LİTERATÜRÜNE VE GENETİK ARAŞTIRMALARA TARİHİ KATKI
Doğumundan itibaren hızlı büyümeye yol açan nadir bir durumla yaşayan Rumeysa Gelgi'nin genetik haritası, tıp dünyasının da yakından takip ettiği bir konu haline geldi. Yapılan testlerde bilinen bir mutasyon saptanamaması üzerine Fransa'daki Pasteur Enstitüsü tarafından yürütülen detaylı araştırmalar sonucunda, rahatsızlığının ismi tıp literatüründe Weaver sendromundan Moreno-Nishimura-Schmidt (MNS) sendromuna dönüştü. Kendi deneyimlerini ve bilimsel verileri içeren akademik yayınlara da imza atan Gelgi, DNA'sı üzerinden yürütülen çalışmalarla benzer rahatsızlıkları bulunan kişilere ışık tutmayı hedefliyor.
ABD YAPIMI BELGESELLE HİKÂYESİNİ DÜNYAYA DUYURDU
Nadir rahatsızlıkları bulunan bireylerin günlük yaşamlarını konu alan ABD yapımı uluslararası bir belgesel projesinde yer alan Gelgi, mart ayında çekilen ve yakın zamanda Türkiye'de de gösterime giren yapımla geniş kitlelere ulaştı. Belgesel sayesinde toplumda empati duygusunun geliştiğini ve kendisiyle benzer mücadeleleri veren kişilerden cesaret dolu geri dönüşler aldığını dile getiren Gelgi, bu ilgiyi yürüttüğü mücadelenin en büyük karşılığı olarak nitelendirdi.




