Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı, gıda güvenliği, taklit ve tağşiş ürünler ile denetim mekanizmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, güvenilir gıdaya erişimin temel bir hak olduğu belirtilirken, Türkiye’de tarladan sofraya uzanan gıda zincirinde denetim ve güven sorunu yaşandığı savunuldu.
“GIDA HİLESİ DEĞİL, GIDA SUÇUDUR”
Taklit ve tağşiş uygulamalarının yalnızca ekonomik bir mesele olmadığı vurgulanan açıklamada, cezasızlık algısı ve haksız kazanç arayışının toplum sağlığını tehdit ettiği ifade edildi.
Partinin açıklamasında yer verilen verilere göre, analizlerde tespit edilen hileli gıdaların yüzde 38’ini süt ve süt ürünleri, yüzde 22’sini et ve et ürünleri, yüzde 12’sini sıvı yağlar, yüzde 11’ini gıda takviyeleri ve yüzde 10’unu bal oluşturuyor.
Zeytinyağına farklı yağların karıştırılması, et ürünlerinde sakatat ve atık kullanılması ile süt ürünlerinde nişasta ve jelatin kullanımının halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi.
DENETİM SİSTEMİNE ELEŞTİRİ
Açıklamada mevcut tarım politikaları ve yasal düzenlemeler de eleştirildi. 5996 sayılı Kanun kapsamında gıda güvenliği sorumluluğunun işletmelere bırakıldığı öne sürülürken, meslek odalarının denetim sürecindeki rolünün zayıfladığı savunuldu.
İdari para cezalarının da yeterince caydırıcı olmadığı ileri sürüldü.
HAPİS VE TİCARETTEN MEN ÇAĞRISI
Saadet Partisi Kadın Kolları, taklit ve tağşiş yapan işletmelere yönelik yaptırımların ağırlaştırılmasını istedi.
Açıklamada; para cezalarının yanı sıra hapis cezası, ticaretten men ve tesis kapatma gibi adli yaptırımların uygulanması gerektiği belirtildi. Küçük çiftçilerin ve tarımda çalışan kadınların doğrudan desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve Ziraat, Gıda ve Veteriner Hekimleri Odalarının denetim süreçlerine dahil edilmesi çağrısında bulunuldu.
Dar gelirli ailelerin temel gıda maddelerine erişiminin de sosyal devlet ilkesi kapsamında güvence altına alınması istendi.
Saadet Partisi Kadın Kolları, açıklamasını “Gıda güvenliği, geçiştirilecek bir tüketici sorunu değil; doğrudan bir milli güvenlik ve nesil emniyeti meselesidir” ifadeleriyle tamamladı.




