İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianame ile açılan ve aralarında seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu davanın ilk duruşması bugün Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde bulunan 1 No’lu salonda saat 10.00’da başlayacak. Davada 106’sı tutuklu toplam 402 sanık yargılanacak.

12.06 | ÖZGÜR ÖZEL: BURADAN ÇIKARSAK BİR DAHA ALMAZLAR

Heyetin salonu terk etmesinin ardından salonun izleyiciler tarafından tamamen boşaltıması talebini CHP kabul etmedi. Özel, 13.30'a kadar ara verilen duruşmada yaptığı değerlendirmede, "Biz buradan çıkarsak bir daha içeriye almazlar aileleri de. Bu doğru bir şey olmaz. Ama bunun dışında yani usulüne göre gelse bir ara verse zaten herkes çıkacak" dedi.

Özel şöyle konuştu:

Bugün sabahleyin aslında aileler, milletvekilleri ve avukatlar olarak salonda yerimizi aldık ve dünden itibaren de bir provokasyon kokusu olduğunu seziyorduk.

Geçmişte bazı işte grupların, örgütlerin, yapıların devlete karşı provokatif girişimleri oluyordu. Şimdi devleti yönetenlerin millete karşı provokatif girişimleri var. Bugün duruşma başladı. Bu kadar önemli bir duruşma. Normalde tamamen tutuksuz yargılamanın olması gereken bir noktada bir yıldır, bir yıldır içeride tuttukları insanlar ve avukat söz istiyor, avukata söz vermiyor.

700 yıla yargıladığı Sayın Ekrem İmamoğlu söz istiyor. Ona söz vermiyor ve ilk an 2430 yıl ceza istiyor. Ekrem İmamoğlu söz istiyor ve Ekrem İmamoğlu'na dönüyor diyor ki sanık Ekrem diye sesleniyor.

Buna salon tepki verince bu sefer dönüp Ekrem Bey siz demeye başlıyor. İlk başta onlarca kez senli benli ve güya itibarsızlaştırmaya yönelik birtakım davranışlar. Sonra bir avukat güç bela sesini duyurdu dedi ki "Şu an verdiğiniz liste var dedi. Aykurt, Ali Doğdu'yla başlayan yargılama listesi ve Ekrem İmamoğlu Fatih Keleş diye biter.

Haftalardır kaleminize bu sıralamayı soruyorlar. Savunmaya hazırlanacağız. Ne diyorsunuz? Döndü dedi ki yani buna cevap verin dedi. Hazır değildi, hazır değildi diyorlar. Dün dedi bunu Yeni Şafak Gazetesi yayınladı dedi. Avukatlara verilmeyeni yandaş bir gazeteye nasıl sızdırıyorsunuz dedi.

Buradan sonra kimyası bozuldu. Hakimin salonu boşaltın dedi. Yani öyle bir şey ki emirle, talimatla, iktidarın gazetesine, iktidarın hakimlerinin haber sızdırdığı bir şey de suç üstü yakalandı. Salonun psikolojik olarak kontrolünü kaybetti ve demek ki aklında baştan beri olan bir şey salonu boşaltın dedi.

Biz de milletvekilleri ve aileler olarak salonu boşaltmıyoruz. 13.30'a kadar ara verildi, çıkmayacaksınız. E çıkmayacağız tabii. Çünkü ağzından çıkan son söz salonu boşaltın olduğu için biz buradan çıkarsak bir daha içeriye almazlar aileleri de. Bu doğru bir şey olmaz. Ama bunun dışında yani usulüne göre gelse bir ara verse zaten herkes çıkacak. Yani dışarıda basın mensupları bekliyor.

Aileler bekliyorlar burada. Olacak işler değil bunlar. Ama böyle bir suçluluğun telaşı, aldığı talimatları uygulama, aklınca böyle şey, Ekrem Başkana senli benli konuşarak bir itibarsızlaştırma. E tabii buna ne avukatlar izin verir, ne aileler izin verir. Salonu germeye çalışan bir hakim var. Sükunetini korumaya çalışan aileler var burada.

Zaten düşünsenize avukatlar ve aileler girdikten sonra, herkese yer olduktan sonra milletvekilleri girdi. Dışarıda milletvekili arkadaşlarınız var. 81 ilden gelen herkesi biz bir başka yerde tutuyoruz, misafir ediyoruz ve istiyoruz ki burası işlesin. Ama hakim istiyor ki burada kaos çıksın, kriz çıksın, kavga çıksın.

Üzüldüğüm nokta ne? Dünya kadar yurt dışından basın mensubu var. Ve Türkiye'de 15,5 milyon kişinin Cumhurbaşkanı adayı göstermiş birisini tutup içeri koymaları, 35 yıllık diplomayı iptal edip Türkiye'de serbest bir seçimden korktuklarını dünyaya ilan etmeleri yetmezmiş gibi bir yargılamayı bile yapamadıklarını yargılamayı bizzat hakimin provoke ettiğini bütün salon görüyor.

Herkes şaşkın. Bu salon niye boşalsın kardeşim? Bir senedir insanlar birbirini bekliyorlar, bugünü bekliyorlar. Bu salon niye boşalsın? Salonu boşaltın. Bugün milletvekilleri olmadan, aileler olmadan yargılayan yarın avukatsız yargılayacağım der. Öbür gün ben yargılamayı yaptım kararım budur der. Burası öyle kusura bakmasın ama sahra altı bir ülke falan değil.

Burası Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet bir cumhuriyet var. Canını okumalarına rağmen anayasaya göre bir hukuk devleti burası. Savunma diye bir hak var. Masumiyet diye bir karine var. Orada her fırsatta Ekrem İmamoğlu suç örgütü diyen ve 15,5 milyon vatandaşın oy verdiği, 25,5 milyon vatandaşın imza verdiği kişiye senli benli birinci teke şahsı konuma çalışan adam hakikaten kendini kaybetmiş yani olacak bir iş değil.

Bu kadar saygısız, bu kadar üstten, daha doğrusu bu kadar ne dediğini bilmeyen, salondan uğultu yükselince siz deyip salon sakinleşince sen diyen demişler ki ona sen Ekrem Başkana, Cumhurbaşkanı adayına bu ülkenin bir sonraki Cumhurbaşkanına sen de ki itibarsızlaştırsın. Ekrem Başkanı itibarsızlaştıracak bir söz daha Türkçe lügata girmedi. Bunu böyle bilin.

(Heyet salonu terk ederken Ekrem Bey siz buraya yargılamaya gelmediniz diye arkalarından bağırdı. Duydunuz mu acaba?)

Bir doğal hakim ilkesi diye bir şey var değil mi? Burada işte kaç tane bilmiyorum. 50'ye yakın ağır ceza mahkemesi var. Yıllardır siz tecrübeli bir muhabir olarak bir yıldır şunu duymuyor musunuz? Ya 1'e ya 40'a düşecek.

Sonra Beşiktaş davası Aziz Yıldırım Sanaktaç davası 1'e düştü. Herkes dedi ki bu 40'a düşecek. Bu dendiği gibi 40'a düştü. Düşünün yani. 40'ta bir ihtimal bir yıldır bilindiği şekilde oldu. 40'ın hakimi şimdiki hakim geçmişten beri Adalet Bakanı ile çok yakın ilişkiler içinde olan bir hakim ama iki tane üyeden emin olamadılar.

Buraya yeni iki üye bir hakim koydular. Akın Bey'in razı olduğu buraları ona emanet etmek istediği davayı düşürdüğü 40'ın hakimim dışarıdan yeni yolladıkları iki tane yardımcı getirdiler. Nerede doğal hakim ilkesi? Nerede doğal hakim ilkesi?

Adrese teslim bir heyet oluşturmuşlar kendilerine göre. Minareden at beni in aşağı tut beni. Burada akıllarınca yargılama yapacaklar. Bu yüzden yani zaten sanık lehine delil toplamayıp sanıklara ilk günden beri suçlu muamelesi yapan, resmini yasaklayan ya Belediye Başkanının resmini yasaklıyor ceza almadan anlayış şimdi kendi siparişiyle oluşturduğu heyetle yargılama yapacak.

Her şeye rağmen geldik bütün sakinliğimizle buraya oturduk. Beyefendinin yapmaya çalıştığı işe bak yani ilk laftan hakaretle başlıyor. Böyle itibarsızlaştıracak bir ses tonuyla konuşuyor. Ekrem İmamoğlu'nun ve arkadaşlarımızın beyefendiliği ve milletten gördükleri hürmetin zekatı bu hakime yeter.

Bu hakimin hukuk adına yediği kadarını bizim bu salondaki arkadaşlarımız yakasına dökmüştür. Daha ne konuşuyor ya? Kimmiş?

11.47 | ALİ MAHİR BAŞARIR: SALONU BOŞALTMIYORUZ

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, mahkeme başkanın salonu boşaltmak istediğini ancak bunun mümkün olmadığını söyledi. Başarır, CHP'lilerin salonu boşaltmayacaklarını açıkladı.

11.42 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Heyet duruşmaya 13.30'a kadar ara verilmesine karar verdi.

11.40 | İMAMOĞLU SALONDAN ÇIKARILDI

Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve tutuklu sanıklar alkışlarla salondan çıkarıldı.

11.32 | HEYET ŞART KOŞTU

Mahkeme heyeti, izleyiciler salondan çıkmadan yargılamaya devam etmeyeceğini söyledi.

11.26 | TUTUKLULAR SALONDAN ÇIKARILIYOR

Krizin ardından heyet salonu terk etti. Aileler ile CHP'liler salondan çıkmadı. Tutuklu sanıklar salondan çıkarılırken CHP heyeti hakim heyeti ile görüşmeye gitti.

11.19 | HAKİM SALONU BOŞALTIYOR!

Mahkeme Başkanı: “Ben bu şekilde yargılamaya devam etmem. Salonu komple boşaltalım” Heyet salondan ayrıldı! İmamoğlu Hakim’e: "Sen buraya yargılamaya gelmedin. Buradan kaçarak çıkamazsın" dedi!

11.15 | İMAMOĞLU İÇİN SALONDAN ÇIKARILMA UYARISI

İmamoğlu'nun savunma için kürsüye yürümesinin ardından yaşanan gerilim zapta geçirildi. Hakim zapta şu ifadeleri düşürdü:

“İmamoğlu kedisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye gelerek, defaatle uyarılmasına rağmen konuşmaya devam ettiği uyarıya riayet etmediği görülmekte, bir daha tekrar etmesi halinde salondan çıkarılacağı kendisine iletildi”

11.10 | MAHKEMEDE GERİLİM ÇIKTI!

Duruşma başlangıcında İmamoğlu'nun yerinden kalkaarak kürsüye yürüdüğü ve söz alma talebini hakime ilettiği aktarıldı. Mahkeme başkanı bu talebe, "Söz hakkını vermiyorum. Yerinizden kalkıp gelemezsiniz. Şu an bu şekilde devam edemezsiniz. Kafanıza göre kalkıp gelemezsiniz” şeklinde yanıt verdi.

11.02 | İMAMOĞLU'NUN SAVUNMASI EN SON!

İktidar medyasından Yeni Şafak'ın muhabiri Burak Doğan'ın aktardığına göre mahkeme Başkanı, "Ekrem İmamoğlu örgüt yöneticisi olması nedeniyle eylemlerden sorumlu olması nedeniyle en son savunmasını alacağız" diyerek daha ilk günden, yargılama yapılamadan İmamoğlu'nu örgüt lideri ilan etti.

whatsapp-image-2026-03-09-at-11-08-52.jpeg

11.02 | MAHKEME BAŞKANINDAN : İLK CELSE TUTUKLULARIN SAVUNMALARI

Sanıklar ve avukatların duruşma salonuna alınmalarının ardından mahkeme başkanının ilk celsede tutuklu sanıkların savunmalarını alacağını söylediği öğrenildi. Başkan, "İlk celse tutuklu sanıkların savunmaları alınacak. Nisan sonuna kadar haftada 4 gün yargılamaya devam edilecek. İkinci celse tutuksuz sanıklara geçilecek. Yargılamayı takip edip etmeme konusunda tutuksuz sanıkların takdirlerine bırakıyoruz" dedi.

10.40 | JANDARMADAN SANIKLARIN EL SALLAMALARINA ENGEL

Tutuklu sanıkların salona gelmesi sırasında en büyük alkışı kadın tutuklular aldı. Ceylan Sever'in aktardığına göre izleyici ve sanıkların duruşma öncesinde birbirlerini el sallayarak selamlaşmalarının ardından jandarma sanıkları el sallamamaları konusunda uyardı. Bunun üzerinde avukatlar tepki gösterdi.

10.38 | İMAMOĞLU'NUN AVUKATI CEZAEVİNDEN SEGBİS İLE BAĞLANDI

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan duruşmaya SEGBİS’le bağlandı.

10.25 | İMAMOĞLU SALONA ALKIŞLARLA GELDİ!

Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıklar duruşma salonunda. Avukatlar, tutuksuz sanıklar ve basın mensupları içeri girdi. İmamoğlu içeri girdiğinde salonda alkış sesleri yükseldi. Hilmi Hacaloğlu'nun aktardığı bilgilere göre, Resul Emrah Şahan da duruşma salonuna alkışlarla girdi, Ramazan Gültan sağ yumruğunu kaldırarak salonu selamladı. Mehmet Pehlivan ve Aykut Erdoğdu da el salladı. Şimdi Murat Ongun da salona girdi. Şu anda yaklaşık 30 tutuklu sanık salonda. Aktarılan bilgilere göre dava için İzmir'den Silivri'ye nakledilen Murat Çalık'ı da salona girdiğinde avukatlar ve izleyiciler alkışlarla karşıladı.

10.10 | ÖZGÜR ÇELİK: BU BİR KUMPAS DAVASIDIR

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, duruşmanın yapılacağı bina önünde yaptığı açıklamada destek için gelen vatandaşların dayanışma merkezine geçmesini istedi. Çelik kendisinin de dayanışma merkezine geleceğini ifade ederken sağlıklı bir duruşma süreci arzu ettiklerini belirtti. Dayanışma merkezinde binlerin duruşmayı takip ettiğini kaydeden Çelik, bu davanın kumpas davası olduğunu söyledi.

ekran-goruntusu-2026-03-09-102255.png

09.50 | ÖZGÜR ÖZEL: BİRBİRİNİN YÜZÜNE BAKAMAZ HALE GELENLER KARŞIMIZDA

CHP Lideri Özel de Silivri'ye geldi. Duruşma öncesinde kısa bir açıklama yapan Özel, bu davanın bir kumpas davası olduğunu söyledi:

İşte İBB davasında savunma sıralaması
İşte İBB davasında savunma sıralaması
İçeriği Görüntüle

"1 ay içinde insan içine çıkamaz diyordu. Son 3 gün içinde 5 şehirden geliyoruz. Birbirinin yüzüne bakamaz diyordu. Birbirinin yüzüne bakamaz hale gelenler karşımızda. Biz alnımız açık başımız dik. Arkadaşlarımızla birlikte milletin gözünün içine bakarak bu dava bir kumpas davasıdır! Tayyip Erdoğan'ın kendisinden sonraki cumhurbaşkanına kendisinden sonraki iktidara darbe girişimidir. Milletin vicdanına toslamıştır. Milletin vicdanından geri dönmüştür. Şimdi darbe sürecinin şekil şartını tamamlamak üzere davayı takip etmeye geldik."09.45 | SALONA ALINMALAR BAŞLADI

10.00'da başlaması beklenen duruşmada tutuksuz sanıkların salona alınmasına başlandı.

09.30 | DİLEK İMAMOĞLU: TARİHİ GÜNLERDEN BİRİNİ YAŞIYORUZ

Dİlek İmamoğlu duruşma öncesi Gamze Altunay'a yaptığı açıklamada avukatların aktardığı kadarıyla bugün savunma olmayacağını söyledi. Tarihi günlerden birini yaşadıklarını aktaran İmamoğlu, TRT'den canlı yayın talepleri olduğunu bir kere daha hatırlattı ve bunun da hala mümkün olduğunu söyledi.Dilek İmamoğlu temennilerinin bu aşamadan sonra tutuksuz yargılama olduğunu söyledi. Lal Denizli ve Sera Kadıgil'in de destek için Silivri'ye geldikleri görüldü.

Duruşma salonunda basın mensupları ile konuşan Dilek İmamoğlu, “Ekrem Bey’i geçen hafta gördüm gayet iyi. Mahkemeyle ilgili tüm belgelere erişti ve çalıştı” dedi

09.25 | CHP'LİLER YÜRÜYÜŞE GEÇTİ

İBB Davası için Silivri'ye gelen CHP üyeleri duruşma salonuna sloganlar eşliğinde yürüdü.

ekran-goruntusu-2026-03-09-095253.png

09.20 | İMAMOĞLU'NUN AİLESİ SİLİVRİ'DE

İmamoğlu'nun ailesi, CHP'li vekiller ve gazeteciler de duruşmayı takip için Silivri'de.09.10 | İMAMOĞLU'NUN HÜCRESİNİN BENZERİ YAPILDI

CHP'nin kurduğu Dayanışma Merkezi'nde İmamoğlu'nun kaldığı hücrenin de bir benzeri yapıldı.

ekrem.jpgİmamoğlu'nun anlatımlarından yola çıkılarak yapılan hücre, dayanışma merkezine gelenlerin görmesi için inşa edildi.08.55 | MURAT ÇALIK'IN AİLESİ DE SİLİVRİ'DE

Alınan önlemler kapsamında Silivri'ye girmek isteyenler neredeyse 1 kilometrelik yol yürümek zorunda kaldı.Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık'ın ailesi de duruşmayı takip etmek için Silivri'ye geldi. Duruşma Halk TV muhabiri Gamze Altunay'ın sorularını yanıtlayan Murat Çalık'ın annesi Gülseren Çalık, heyecanlı olduğunu belirtti.BUGÜN NELER BEKLENİYOR?

Duruşma sürecinde ilk aşamada 106 tutuklu sanığın dinlenmesi planlanırken, ilk gün avukatların talepleri alınacak, ardından iddianamenin özeti ya da tamamı okunacak ve sanıkların kimlik tespitine geçilecek. Bazı avukatların reddi hâkim talebinde bulunabileceği de belirtiliyor.

BİR GÜN SÜRECEK SAVUNMA

Haftanın dört günü yapılması planlanan duruşmaların nisan sonuna kadar sürmesi, ilk takvimin ise mayıs sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor. İmamoğlu’nun siyasi içerikli bir savunma hazırladığı ve savunmasının bir günden uzun sürebileceği ifade ediliyor.

SİLİVRİ'DE OHAL!

Duruşma öncesinde Silivri Kaymakamlığı, cezaevi yerleşkesi ve çevresinde 1–31 Mart tarihleri arasında bir kilometre yarıçaplı alanda toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, çekim yapılması, pankart açılması ve slogan atılması gibi birçok faaliyeti yasakladı.

silivsdfsd.jpg

xxxCHP'DEN DAYANIŞMA MERKEZİ

Öte yandan CHP, cezaevine yaklaşık bir kilometre mesafede gazeteciler, avukatlar ve tutuklu yakınlarının kullanabileceği bir “Dayanışma Merkezi” kurarken, parti yöneticileri ve destekçiler de sabah saatlerinden itibaren Silivri’ye gitmeye başladı. Duruşmayı salonda sınırlı sayıda basın mensubu takip edebilecek.

Kaynak: Halktv