Türkiye’de kırmızı et üretiminin artırılması ve hayvancılıkta alternatif modellerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürerken, Iğdır’dan dikkat çeken bir uygulama geldi. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’nde Angus sığırlarını kapalı alanlar yerine geniş meralarda yetiştirerek farklı bir üretim modeli uyguluyor.

Iğdır’ın Aralık ilçesinde bulunan işletme, Ermenistan, Nahçıvan ve İran sınırlarına yakın konumuyla da stratejik bir bölgede yer alıyor. TİGEM’in resmi verilerine göre işletmenin yaklaşık 187 bin dekar arazi varlığı bulunuyor ve burada bölgeye uyum sağlamış Kırmızı Angus ile Limousin ırklarında sığır yetiştiriciliği yapılıyor.

ANGUSLAR MERADA YETİŞTİRİLİYOR

Projede, ABD'nin Teksas eyaleti ile Uruguay ve Brezilya'daki açık alan hayvancılığına benzer bir sistem uygulanıyor. Hayvanların doğal mera koşullarında yetiştirilmesiyle hem üretim maliyetlerinin hem de hayvanların bölge şartlarına uyumunun avantajlarından yararlanılması amaçlanıyor.

TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç, Türkiye’de Angus ırkına yönelik bazı ön yargılar bulunduğunu belirtirken, bu hayvanların farklı besin kaynaklarından yararlanabilen yapısına dikkat çekti.

Gezginç, Angusların dayanıklı olması, hızlı et üretmesi ve geniş mera koşullarında yetiştirilebilmesi nedeniyle Türkiye açısından önemli bir potansiyel taşıdığını ifade etti.

TİGEM’in resmi işletme bilgilerinde de Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’nde bölgeye adapte olmuş Kırmızı Angus ve Limousin ırklarıyla sığır yetiştiriciliği yapıldığı belirtiliyor.

KIRMIZI ET ÜRETİMİNE YENİ MODEL

Açık mera sisteminin en önemli hedeflerinden biri, Türkiye’nin kırmızı et ihtiyacına katkı sağlamak. İHA’nın haberinde, işletmedeki hayvan sayısının dönem dönem 20 bine yaklaştığı ve yetiştirilen hayvanların bir bölümünün yerli üreticilere de dağıtıldığı aktarıldı.

TİGEM yetkilileri, Angusların diğer bazı ırklara göre daha hızlı et tutabildiğini ve meradaki farklı bitki kaynaklarından yararlanabildiğini belirtiyor. Bu özelliklerin, geniş arazi varlığına sahip bölgelerde üretimin sürdürülebilirliği açısından avantaj oluşturabileceği değerlendiriliyor.

SGK’ya emekli zam davası: Tüm para faiziyle geri alınabilir
SGK’ya emekli zam davası: Tüm para faiziyle geri alınabilir
İçeriği Görüntüle

Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’nde hayvancılık faaliyetlerinin yanı sıra yem bitkileri üretimi de gerçekleştiriliyor. İşletmenin 2026 yılı içerisinde büyük miktarlarda mısır silajı ve yem tedarikine yönelik ihaleler gerçekleştirmesi de hayvancılık faaliyetlerinin kapsamını ortaya koyuyor.

SINIR GÜVENLİĞİNE DE KATKI HEDEFLENİYOR

Projenin dikkat çeken yönlerinden biri ise hayvancılığın sınır güvenliğiyle birlikte ele alınması. Milli Savunma Bakanlığının desteğiyle yürütüldüğü belirtilen çalışmada, sınır hattındaki görüşü ve geçişleri zorlaştırabilecek çalımsı bitkilerin Angusların beslenme özelliklerinden yararlanılarak temizlenmesi hedefleniyor.

Hayvanların meradaki çalımsı bitkileri tüketmesiyle belirli alanların doğal biçimde temizlenmesi ve böylece sınır güvenliğini zorlaştırabilecek unsurların azaltılması amaçlanıyor.

TİGEM’in Kazımkarabekir işletmesi, bulunduğu coğrafya nedeniyle bu model açısından önemli bir merkez konumunda. İşletmenin Ermenistan, Nahçıvan ve İran'a komşu sınır hattında yer alması, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin bölgesel güvenlik boyutunu da öne çıkarıyor.

Uygulamanın önümüzdeki dönemde Türkiye’de açık mera hayvancılığına yönelik çalışmalara örnek oluşturup oluşturmayacağı ise yakından takip edilecek.

Kaynak: İHA