BURHAN KURTULMUŞ/ BURSA SAATİ

Tarım ürünlerinde yaşanan yüksek fiyat tartışmaları sürerken, 41 aracının soruşturma kapsamına alınması yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Uludağ Blueberry Derneği Başkanı Erkan Ateş, yüksek fiyatların kaynağının doğrudan üretici ve çiftçi olmadığını başından beri ifade ettiklerini söyledi.

Ateş, üreticinin fiyatı belirleyen taraf olmadığını belirterek, asıl olarak ürünün bahçeden çıktıktan sonra tüketiciye ulaşana kadar geçtiği süreçte fiyatların nasıl oluştuğunun incelenmesi gerektiğini vurguladı.

“Uludağ Blueberry Derneği olarak aylardır aynı gerçeğe dikkat çekiyoruz: Tarımda fahiş fiyatın ve piyasa dengesizliğinin sorumluluğu yalnızca üreticiye ya da birkaç aracıya yüklenemez.”

“41 KİŞİNİN SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLMESİ ÖNEMLİ AMA YETERLİ DEĞİL”

41 kişinin soruşturma kapsamına alınmasının önemli olduğunu ifade eden Ateş, denetimin yalnızca aracılar üzerinden yürütülmesinin sorunun tamamını ortaya koymayacağını savundu.

Diva memleketi Bursa’da alkışlarla karşılandı
Diva memleketi Bursa’da alkışlarla karşılandı
İçeriği Görüntüle

Ateş, Türkiye genelinde yaklaşık 80 bin zincir market şubesi ile 357 bin yaş sebze-meyve ve perakende satış noktası bulunduğunu belirterek, toplamda yaklaşık 430 bin satış noktasından söz edildiğini dile getirdi.

Bu noktaların üreticiden ürün alabilme imkânına sahip olduğuna dikkat çeken Ateş, ürünün kimden ve hangi fiyattan alındığının belgeler üzerinden takip edilebileceğini söyledi.

Ateş şöyle konuştu:

“Bugün 41 kişinin soruşturmaya dâhil edilmesi elbette önemlidir. Ancak Türkiye genelindeki yaklaşık 80 bin zincir market şubesi ile 357 bin bakkal ve perakendeci, kırtasiyeden alınan müstahsil makbuzuyla ürünü doğrudan çiftçiden satın alıyor.”

Ürünün üreticiden çıktıktan sonra hangi aşamalardan geçtiğinin ve raf fiyatının nasıl oluştuğunun da denetlenmesi gerektiğini belirten Ateş, şu ifadeleri kullandı:

“Ürünün kimden, kaça alındığı; hangi aşamalardan geçerek raflara ulaştığı ve tüketiciye hangi kâr oranıyla satıldığı belgeler üzerinden bellidir. Buna rağmen denetimin yalnızca aracılarla sınırlandırılması, marketleri koruyan eksik bir yaklaşım görüntüsü vermektedir.”

“BAHÇEDEN MARKET RAFINA KADAR DENETİM YAPILMALI”

Tarım ürünlerinde gerçek anlamda bir fiyat denetimi yapılacaksa zincirin tamamının ele alınması gerektiğini söyleyen Ateş, yalnızca tarlanın ve aracının incelenmesinin yeterli olmayacağını ifade etti.

“Gerçek bir denetim yapılacaksa yalnızca tarlaya ve aracıya değil, raf fiyatını ve satın alma koşullarını belirleyen büyük market zincirlerine de bakılmalıdır.”

Ateş, bahçeden market rafına kadar geçen süreçte denetim eksikliği bulunduğunu savunarak, fiyatın hangi aşamada ne kadar yükseldiğinin ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.

“ÇİFTÇİ FİYATI BELİRLEMİYOR”

Yüksek fiyat tartışmalarında üreticinin doğrudan hedef gösterilmemesi gerektiğini ifade eden Ateş, çiftçinin üretim maliyetleri ve emeğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

“Çünkü çiftçi fiyatı belirlemiyor. Çiftçi yalnızca üretiyor, emeğini ve geleceğini ortaya koyuyor.”

Ateş ayrıca, bazı durumlarda marketlerin üreticinin elde ettiği gelirin 20 katına kadar kazanç sağladığını öne sürdü. Bu nedenle fiyat oluşumunun yalnızca üretici ve aracı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ateş, üreticiden tüketiciye uzanan tüm tedarik zincirinin şeffaf biçimde incelenmesi çağrısında bulundu.

Ateş’in açıklamaları, 41 aracının soruşturma kapsamında olduğu süreçte, tarım ürünlerinde fiyatın bahçeden market rafına kadar hangi aşamalarda ve hangi oranlarda değiştiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.