Küresel iklim sisteminde dengeler bir kez daha değişiyor. Pasifik Okyanusu’nda etkili olan La Niña’nın zayıflamasıyla birlikte dünya, El Niño fenomeninin çok daha şiddetli bir versiyonu olan "Süper El Niño" riskiyle karşı karşıya kaldı.
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) tarafından paylaşılan güncel modellemeler, bu yaz ve sonbahar aylarında iklim dengelerini alt üst edecek bir sürecin kapıda olduğunu gösteriyor.
TAHMİNLERİ ALT ÜST ETTİ
İklim uzmanları ve meteoroloji merkezlerinin daha önce yaptığı öngörüler, Süper El Niño olasılığının artmasıyla birlikte güncellendi. Normal bir El Niño’dan farklı olarak, okyanus yüzey sıcaklığının ortalamanın 2 santigrat derece üzerine çıkmasıyla tanımlanan bu süreç, yaklaşık her 10-15 yılda bir görülerek atmosferde zincirleme reaksiyonlara neden oluyor.
![]()
New York Eyalet Üniversitesi’nden atmosfer bilimi profesörü Paul Roundy, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Son 140 yılın en güçlü El Niño olayının yaşanması için gerçek bir potansiyel bulunuyor.”
Uzmanlar, bu yılki doğa olayının şiddetinin, 2015 yılında kaydedilen ve deniz yüzeyi sıcaklıklarının 2,8 derece arttığı rekor seviyeleri dahi geride bırakabileceğine dikkat çekiyor.
Üstelik bu etkilerin sadece bu yazla sınırlı kalmayıp, 2027 yılına kadar uzanabileceği ve yeni sıcaklık rekorlarını beraberinde getireceği tahmin ediliyor.
ÇOK DAHA GÜÇLÜ GELİYOR! TÜRKİYE'Yİ DE ETKİSİ ALTINA ALACAK
Süper El Niño’nun küresel atmosfer dolaşımını kökten değiştirme potansiyeline sahip olduğunu belirten Dr. Güven Özdemir, “El Niño meteorolojik olarak önemli bir sinyal” diyerek sistemin temel göstergelerini açıkladı.

Özdemir, bu sistemin jet akımlarını kaydırabileceğini ve küresel sıcaklık artışlarını tetikleyebileceğini vurgulayarak, 1997-1998 yıllarındaki benzer sürecin tarihteki en büyük sıcak sapmalara yol açtığını hatırlattı.

Dünya genelinde bir yanda kuraklık diğer yanda sel felaketlerinin aynı anda görüleceği bu dönemde, Türkiye için de kritik uyarılar yapıldı.

Süper El Niño’nun Türkiye’nin iklimini belirleyen temel sistemler üzerinde negatif etkiler yaratabileceğini belirten uzmanlar; ilkbahar ve yaz aylarında kuraklık riskinin artabileceği, yağışların mevsim normallerinin altında kalabileceği ve orman yangını tehlikesinin tırmanabileceği konusunda uyardı.
Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir:
"El Nino Türkiye’yi de etkileyecek. Ülkemiz için tipik El Nino eğilimleri Akdeniz havzasında çoğunlukla gerçekleşiyor. Ancak Süper bir El Nino ülkemizin iklimini belirleyen temel sistemlerin üzerinde negatif etkilere de neden olabilir. İlkbahar ve yaz aylarında kuraklık riski artabilir, yağış miktarı normalin altında kalabilir, yaz aylarında yüksek sıcaklıklar daha sık görülebilir, orman yangını riski artabilir. Etki özellikle de Akdeniz ve Ege bölgelerinde daha belirgin olabilir."
Bu etkilerin özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde daha belirgin hissedilmesi beklenirken, atmosferdeki nem miktarının artmasına bağlı olarak ani ve şiddetli sağanak yağışların yol açacağı sel riskine karşı da hazırlıklı olunması gerektiği ifade edildi.
EL NİÑO NEDİR?
El Niño, ekvatoral Pasifik Okyanusu’ndaki su sıcaklıklarının alışılmışın üzerine çıkarak küresel ölçekte iklim dengelerini kökten değiştirdiği karmaşık bir doğa olayıdır. Genellikle 10 ila 15 yıllık periyotlarla kendini hatırlatan bu fenomen, aslında okyanusun atmosfere gönderdiği devasa bir uyarı mesajı niteliğindedir.
İşleyiş Mekanizması: Bir Isı Battaniyesi Normal şartlarda bölgedeki rüzgarlar, ısınan yüzey sularını batıya, yani Asya kıyılarına doğru sürükler. Ancak El Niño dönemlerinde bu rüzgarlar gücünü kaybeder. İlerleyemeyen sıcak su kütlesi ekvator kuşağında hapsolur ve okyanus yüzeyini adeta bir "ısı battaniyesi" gibi sarar.
KLASİK VE "SÜPER" EL NİÑO FARKI NE?
Sıcaklık anomalileri, bu olayın şiddetini belirleyen temel kriterdir:
- Klasik El Niño: Deniz yüzeyi sıcaklığında ortalama +0,8°C’lik bir artış gözlemlenir.
- Süper El Niño: Sıcaklık artışının +2°C, hatta uç senaryolarda +3°C bandına çıktığı, etkilerinin çok daha yıkıcı olduğu şiddetli formdur.
Doğanın "Yaramaz Çocuğu" Okyanustaki bu "ateş yükselmesi", küresel atmosferik düzenin çarklarını bozar. Bu durum, dünyanın bir ucunda toprakların çatlamasına neden olan şiddetli kuraklıklara, diğer ucunda ise yerleşim yerlerini yutan beklenmedik sel felaketlerine yol açar. Kışın mevsim normallerinin dışına çıkan sıcaklıklar ve yaz aylarının kavurucu etkileri, El Niño’nun doğa üzerindeki "yaramaz" ama bir o kadar da yıkıcı imzasını oluşturur.





