Açıklamada, X-ray cihazı ya da güvenlik personeli eksikliğinin sorunun kaynağı olmadığı belirtilerek, “Asıl mesele eğitim alanını korumasız ve itibarsız hale getiren siyasi tercihlerdir” denildi. Eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olmadığı savunulan açıklamada, bunun uzun süredir uygulanan politikaların bir sonucu olduğu ifade edildi.

“Öğretmeni değersizleştiren anlayış şiddetin zeminini hazırladı”

Sendika, öğretmenlerin itibarsızlaştırıldığını, eğitimin kamusal niteliğinin zayıflatıldığını ve liyakatin göz ardı edildiğini belirtti. Bu anlayışın, okullarda yaşanan şiddetin ideolojik zeminini oluşturduğu kaydedildi.

“Sorumluluk iktidarda”

TÖBSEN Bursa İl Temsilciliği, eğitimde kalıcı ve yapısal çözümler yerine geçici önlemler alınmasını eleştirerek, eğitim emekçilerini koruyacak politikaların hayata geçirilmemesinden iktidarı sorumlu tuttu.

“Çözüm kamusal ve eşitlikçi eğitim”

Açıklamada, okullarda güvenliğin sağlanmasının yalnızca teknik önlemlerle mümkün olmadığına dikkat çekilerek, bilimsel, kamusal ve eşitlikçi bir eğitim anlayışının hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasının siyasal bir sorumluluk olduğu ifade edildi.

“Şiddetin sorumlusu sistemdir”

Sendika, eğitimde şiddetin arkasında emeği değersizleştiren ve kamusal hizmetleri zayıflatan politikaların olduğunu belirterek, bu düzen değişmeden okullarda gerçek güvenliğin sağlanamayacağını savundu.

“Mücadele çağrısı”

Justus Liebig Üniversitesi ilişkisi güçlenerek devam ediyor
Justus Liebig Üniversitesi ilişkisi güçlenerek devam ediyor
İçeriği Görüntüle

TÖBSEN Bursa İl Temsilciliği, eğitim emekçilerine örgütlü mücadele çağrısı yaparak, şiddeti doğuran yapısal ve siyasal nedenlere karşı birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, eğitim emekçilerinin yaşam hakkının mevcut düzenin insafına bırakılamayacağı vurgulandı.