CHP Yıldırım İlçe Başkanı görevden alındı
CHP Yıldırım İlçe Başkanı görevden alındı
İçeriği Görüntüle

Bursa kamuoyunda “tarihi dava” olarak anılan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, önceki dönem Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ile çok sayıda sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasının ikinci celsesinde söz alan Turgay Erdem, 3 saati aşan savunmasında iddianamede yer alan 62 ayrı olaya tek tek yanıt verdi. Hakkındaki “suç örgütü kurma ve yönetme”, “rüşvet”, “görevi kötüye kullanma” ve “kamu zararı oluşturma” iddialarını reddeden Erdem, Nilüfer’in gelişim sürecini anlatarak imza attıkları uygulamaların tamamının kamu yararı amacıyla yapıldığını savundu.

SAVUNMASINA YAŞAM ÖYKÜSÜNÜ ANLATARAK BAŞLADI

Savunmasına kendisini tanıtarak başlayan Turgay Erdem, Bursa doğumlu olduğunu, ilk ve orta öğrenimini Bursa’da tamamladıktan sonra İstanbul’da mimarlık eğitimi aldığını söyledi. Üç dönem Bursa Mimarlar Odası Başkanlığı yaptığını hatırlatan Erdem, 2004 yılında Nilüfer Belediye Meclis Üyesi adayı olduğunu, 2005 yılında ise dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in teklifiyle belediye başkan yardımcılığı görevini kabul ettiğini anlattı.

Göreve başladığı dönemde Nilüfer’in çok hızlı büyüyen bir ilçe olduğunu ifade eden Erdem, belediyenin hem fiziki hem de idari anlamda büyük bir dönüşüm içerisinde bulunduğunu söyledi.

“NİLÜFER O YILLARDA ADETA BİR ŞANTİYEYDİ”

Nilüfer’in bugün sahip olduğu sosyal donatı alanlarının o yıllarda bulunmadığını belirten Erdem, ilçenin Bursa’da “uyku kent” olarak anıldığını ifade etti.

“O dönem insanlar sadece akşam evlerine gelip sabah yeniden işlerine dönüyordu. Sosyal yaşam oldukça sınırlıydı. Nilüfer adeta dev bir şantiye görünümündeydi.” diyen Erdem, 2009 seçimlerinin ardından altı belde belediyesinin Nilüfer’e bağlanmasının belediye üzerindeki yükü daha da artırdığını dile getirdi.

Hızlı nüfus artışı nedeniyle belediyenin barakalarda hizmet vermek zorunda kaldığını anlatan Erdem, Türkiye ortalamasının çok üzerinde gerçekleşen göçün belediyeyi ciddi şekilde zorladığını söyledi.

“VATANDAŞLAR YARIM KALAN SİTELERDE YAŞAMAYA BAŞLAMIŞTI”

Savunmasının önemli bölümünü tek imza uygulamaları ile kentsel dönüşüm sürecine ayıran Erdem, o yıllarda birçok sitenin bazı bloklarının tamamlandığını ancak çevre düzenlemesi ve ortak alanlar bitmediği için iskan alınamadığını anlattı.

Bu nedenle vatandaşların tamamlanmış bloklara taşınmasına rağmen şantiye elektriği ve şantiye suyu kullanmak zorunda kaldığını söyleyen Erdem, bunun hem maliyetleri artırdığını hem de yaşamı zorlaştırdığını belirtti.

Bu süreçte dönemin Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından koordinatör belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirildiğini ifade eden Erdem, yapılan çalışmalar sayesinde birçok sorunun çözüldüğünü savundu.

“Kamu zararı oluşmadı. Tam tersine belediyenin bütün gelirleri tahsil edildi. Yükleniciler kamuya olan yükümlülüklerini yerine getirdi. Biz kamu yararını esas aldık. Bugün ise bu çalışmalar sanki organize bir suç örgütünün faaliyetiymiş gibi gösteriliyor.” dedi.

“YÜZDE 100 ENGELLİ RAPORUM VAR”

Savunmasında sağlık durumuna da değinen Erdem, 2011 yılında ağır bir kalp krizi geçirdiğini, bunun kalıcı sağlık sorunlarına neden olduğunu söyledi.

2012 yılında kalbine cihaz takıldığını belirten Erdem, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen yüzde 100 sürekli engelli raporuna sahip olduğunu ifade etti.

Günde çok sayıda ilaç kullandığını anlatan Erdem, tüm sağlık sorunlarına rağmen görevine dönerek çalışmaya devam ettiğini belirterek, “Çalışmak bana iyi geldi.” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİNİ ANLATTI

Nilüfer’in üçüncü dönem sonunda Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden biri haline geldiğini söyleyen Erdem, bu süreçte depremselliğin en önemli gündem maddesi olduğunu ifade etti.

İnşaat Mühendisleri Odası ile birlikte plan bütünlüğü esas alınarak kentsel dönüşüm modeli hazırladıklarını belirten Erdem, 2016 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin parsel bazlı 0.50 emsal kararı aldığını söyledi.

Kendilerinin plan bazlı dönüşümü savunduklarını dile getiren Erdem, vatandaşların riskli binalar nedeniyle büyük panik yaşadığını anlattı.

Bir günde 75 parselin meclisten geçtiğini hatırlatan Erdem, CHP grubu olarak bu tekliflere ret oyu verdiklerini söyledi.

“NİLÜFER BELEDİYESİ’Nİ VATANDAŞLAR BASTI”

Kentsel dönüşüm davaları nedeniyle süreçlerin durduğunu belirten Erdem, mahkeme kararlarının ardından hem vatandaşların hem de müteahhitlerin büyük mağduriyet yaşadığını ifade etti.

17 aylık kira desteği alan vatandaşların sürelerinin dolduğunu, inşaat maliyetlerinin ise hızla arttığını belirten Erdem, birçok projenin tamamlanamama riskiyle karşı karşıya kaldığını anlattı.

Bu süreçte yüzlerce vatandaşın çözüm talebiyle Nilüfer Belediyesi’ne geldiğini söyleyen Erdem, “Bir dönem yüzlerce vatandaş belediyeyi bastı. İnsanlar artık evlerine girmek istiyordu.” dedi.

Koordinatör başkan yardımcısı olarak ruhsatları bu nedenle imzaladığını ifade eden Erdem, “Sonuçta binalar tamamlandı ve vatandaş evlerine yerleşebildi.” diye konuştu.

PANDEMİ DÖNEMİNİ ANLATTI

2019 yılında belediye başkanı seçildiğini hatırlatan Erdem, göreve gelir gelmez pandemiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtti.

Pandemi sürecinde belediyede maske üretim tesisi kurduklarını, milyonlarca maske üreterek vatandaşlara ulaştırdıklarını söyleyen Erdem, çok sayıda sosyal destek çalışmasının da gerçekleştirildiğini anlattı.

“Belediyenin tüm imkanlarını vatandaşlarımız için kullandık.” dedi.

“TELEFON GÖRÜŞMELERİ SUÇ DELİLİ GİBİ SUNULUYOR”

20 yıl boyunca Nilüfer Belediyesi’nde görev yaptığını belirten Erdem, iddianamede HTS kayıtlarının suç delili gibi gösterildiğini söyledi.

Bir belediye başkanının imar müdürüyle, spor kulübü başkanıyla ya da bürokratlarla görüşmesinin doğal olduğunu belirten Erdem, birçok telefon görüşmesinin bayram ve yılbaşı kutlamalarından ibaret olduğunu ifade etti.

“İki yılda 21 kez görüştüğüm kulüp başkanı kazandıkları maçın haberini veriyor. Bunlar nasıl suç delili olabilir?” diye konuştu.

“HİÇBİR FİRMAYA YÖNLENDİRME YAPMADIM”

Hiçbir müteahhit ya da mimarlık ofisine yönlendirme yapmadığını belirten Erdem, tam tersine bazı firmalara belediye adına işler yaptırıldığını söyledi.

Dosyada yer alan teknik konuların bilirkişiler tarafından incelendiğinde gerçeklerin ortaya çıkacağını ifade etti.

ATIŞ YAPI İDDİALARINA YANIT VERDİ

West Point projesine ilişkin emsal artışı iddialarını da reddeden Erdem, projede herhangi bir emsal artışı yapılmadığını söyledi.

Kazı çalışmalarının derin temel gerektirmesi nedeniyle teknik tadilat talepleri oluşturulduğunu belirten Erdem, bütün işlemlerin resmi belgelerle kayıt altına alındığını ifade etti.

Ahmet Atış ile yaptığı telefon görüşmelerinin iki yıllık süreçte gerçekleştiğini söyleyen Erdem, bunun rüşvet delili olarak gösterilmesini kabul etmediğini belirtti.

“EMİN ADANUR İNSANLARI DOLANDIRDI”

Savunmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri Emin Adanur hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu.

Erdem, Emin Adanur’un birçok kişiden “rüşvet gerekiyor” diyerek para topladığını, bunun aslında kendi yürüttüğü bir dolandırıcılık faaliyeti olduğunu savundu.

“Kendisi bunun bir kısmını zaten itiraf etti. Ben ne doğrudan ne de dolaylı olarak hiçbir kimseden rüşvet almadım.” dedi.

BAHRİ ATALAY AÇIKLAMASI

Dosyada adı geçen Bahri Atalay’ın geçmişte aile dostu olduğunu belirten Erdem, 2018 yılından sonra ilişkilerinin tamamen sona erdiğini söyledi.

“CEZAEVİNDEYKEN BİLE HAKKIMDA SUÇ ÜRETİLDİ”

Hakkında cezaevinde bulunduğu döneme ilişkin bile suç isnat edildiğini söyleyen Erdem, bunun mantıklı olmadığını belirtti.

“Cezaevindeyken belediye başkanı değilim. Hapisteyken bana isnat edilen bazı suçları nasıl işlemiş olabilirim?” ifadelerini kullandı.

“KAMU ZARARI YOK”

İddianamede yer alan dosyaların hiçbirinde kamu zararının bulunmadığını savunan Erdem, bütün işlemlerin yürürlükteki mevzuata uygun olduğunu söyledi.

“Hiç kimseye ayrıcalık yapılmadı. Belediye başkanı ve başkan yardımcılarının örgüt gibi gösterilmesini kabul etmiyorum. Biz seçimle göreve gelmiş kamu yöneticileriyiz.” dedi.

WHATSAPP YAZIŞMALARI VE PARA TOPLAMA İDDİALARI

Dosyada yer alan WhatsApp mesajlarına ilişkin de açıklama yapan Erdem, adını kullanarak vatandaşlardan para isteyen kişiler nedeniyle geçmişte defalarca kamuoyu uyarısı yaptıklarını anlattı.

Belediye tarafından birçok kez “Benim adımı kullanarak para isteyenlere itibar etmeyin, savcılığa bildirin.” şeklinde açıklamalar yapıldığını söyleyen Erdem, dosyadaki mesajların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

350 BİN LİRALIK HAVALE AÇIKLAMASI

Tamer İşler’den aldığı 350 bin liralık havaleye ilişkin de konuşan Erdem, bunun 2024 yerel seçimleri öncesinde Ankara’da yürütülen adaylık kulis çalışmaları sırasında yapılan siyasi faaliyetlerin ulaşım, konaklama ve organizasyon giderleri için alınan destek olduğunu savundu.

“BALIKESİR’DEKİ VİLLA İÇİN EMİN ADANUR’UN ÇEKİNİ KULLANMADIM”

Balıkesir’de satın aldığı yazlık villa nedeniyle yöneltilen suçlamalara da yanıt veren Erdem, ödemelerini üç ayrı parça halinde yaptığını söyledi.

Dosyada geçen Emin Adanur’a ait çeki hiçbir zaman almadığını ve kullanmadığını belirten Erdem, şu ifadeleri kullandı:

“Benim gibi bir insanın bir müteahhitten rüşvet olarak çek alıp bunu bir villa alımında kullanması için salak olması gerekir. Böyle bir çek ne aldım ne kullandım. Kimseden 1 kurş dahi almadım.”

“BİN 600 CİVARINDA İMZA ATTIM, SADECE 62 DOSYADAN YARGILANIYORUM”

Görev süresi boyunca yaklaşık bin 600 imza attığını belirten Erdem, bunların yalnızca 62’sinin dava konusu yapıldığını söyledi.

Tek imza uygulamasının bürokrasiyi hızlandırmak amacıyla uygulandığını ifade eden Erdem, bu yöntem sayesinde çok sayıda vatandaşın evine kavuştuğunu savundu.

Koordinatör belediye başkan yardımcılığı görevinin yalnızca imar ruhsatlarından ibaret olmadığını vurgulayan Erdem, kültür, sanat, sosyal hizmetler ve belediyenin birçok biriminin koordinasyonundan sorumlu olduğunu belirterek, “Bu görev yalnızca ruhsat imzalamaya indirgenemez.” dedi.

Yaklaşık üç saat süren savunmasını tamamlayan Turgay Erdem, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek, bugüne kadar attığı tüm imzaların kamu yararı ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini savundu. Duruşma, mahkeme heyetinin savunmaları almaya devam etmesiyle sürdü.

Kaynak: HABER: BURHAN KURTULMUŞ