Bursa Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsü’nde yer alan Halime Hatun Kız Öğrenci Yurdu’nda, bugün etkili olan lodos nedeniyle çatının bir kısmı uçtu. Olayda bazı öğrenci odalarında ve ortak alanlarda maddi hasar meydana geldi. İlk belirlemelere göre can kaybı yaşanmadı.
Yaşanan olayın ardından SOL Genç yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, çatı uçmasının bir doğa olayı olarak değerlendirilemeyeceği savunularak, yurtlarda yeterli bakım ve denetimin yapılmadığı iddia edildi. Öğrenci grubu, KYK yurtlarında yaşanan yapısal sorunların daha önce farklı kentlerde meydana gelen kazalarla benzerlik taşıdığını ifade etti.
Açıklamada, Aydın’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Zeren Ertaş da hatırlatılarak, bakım eksikliği ve denetimsizlik nedeniyle yaşanan olayların “münferit olmadığı” görüşü dile getirildi. SOL Genç, barınma koşullarının öğrenciler için güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Öğrenci grubunun talepleri arasında, Uludağ Üniversitesi’ndeki olayla ilgili sorumlular hakkında adli işlem başlatılması, tüm KYK yurtlarının bağımsız ve şeffaf biçimde denetlenmesi ve barınma bütçesinin öğrencilerin güvenliği öncelenerek kullanılması yer aldı.

Öte yandan, geçtiğimiz dönemde Bursa Uludağ Üniversitesi kampüsü içerisindeki eski yurt binalarının yıkılarak yerlerine yeni yurtların inşa edildiği bilinirken, yeni yapılmış bir yurtta çatının lodos nedeniyle uçması dikkat çekti. Olayın ardından hasar tespit ve onarım çalışmalarının başlatıldığı öğrenildi.
İşte SOL Genç'in açıklama metni:
"Uludağ Üniversitesi KYK Yurtları’nda yaşanan çatı uçması bir doğa olayı değil, açık bir ihmaldir. Öğrenciyi müşteri, yurtları ise yandaş müteahhitlerin kâr alanı gören bu düzenin sonucudur. Bugün rüzgârda uçan yalnızca bir çatı değil, iktidarın “insanca barınma” yalanıdır.
Saraylar yükselirken gençliğe düşen; uçan çatılar, düşen asansörler, zehirli yemeklerdir. Aydın’da Zeren Ertaş’ın ölümünü unutmadık. Bakımı yapılmayan asansörleri, çöken tavanları, yurdu mezara çeviren bu ihmaller zinciri münferit değildir. Uludağ’da yaşananlar bu çürümüş sistemin son halkasıdır.
“Gençliğe yatırım” masallarının gerçeği; rüzgârda savrulan KYK yurtlarıdır. Can güvenliğimiz, denetimsiz ve kâr hırsıyla çalışan inşaat çetelerine teslim edilmiştir.
Buradan açıkça söylüyoruz:
Bu rant düzenine boyun eğmeyeceğiz. Halkın çocuklarını ölüme mahkûm edenlerden hesap soracağız. Tek bir sıra arkadaşımızın burnunun kanamasına dahi tahammülümüz yok!
Taleplerimiz nettir:
1. Uludağ’daki ihmallerin sorumluları hakkında derhal adli işlem başlatılsın.
2. Tüm KYK yurtları bağımsız ve şeffaf biçimde denetlensin.
3. Barınma bütçesi saraya değil, öğrencilerin güvenli yaşam hakkına ayrılsın.
Gençlik, sizin kâr düzeninizin kurbanı olmayacak!"




