İnsansı robot denildiğinde akla genellikle iki kolu ve iki bacağı olan makineler geliyor. Ancak yer çekiminin bulunmadığı bir uzay istasyonunda yürümek için tasarlanan bacaklar pek işe yaramıyor. HELIOS adlı robot da bu nedenle bacaklar yerine dört kolla geliştirildi.

UZAYDA BACAKLARIN YERİNİ İKİ EK KOL ALIYOR

Dünya’da çalışan insansı robotların merdiven çıkabilmesi, dengede durabilmesi ve bir noktadan diğerine yürüyebilmesi için bacaklara ihtiyacı var. Mikro yer çekimi ortamında ise robotun ayakta durmasını sağlayacak bir zemin bulunmuyor. Bu nedenle Dünya için geliştirilen iki bacaklı robot tasarımları uzay istasyonlarının içinde gereksiz ağırlık ve karmaşıklık yaratabiliyor.

HELIOS’un tasarımında bacakların tamamen kaldırılması ve bunların yerine iki ek kol yerleştirilmesi de bu düşünceye dayanıyor. Robot, istasyonun içindeki tutacakları ve yüzeyleri kavrayarak ilerleyebilecek. Böylece hem bulunduğu konumu değiştirebilecek hem de çalışacağı alana ulaştığında kendisini sabitleyebilecek.

Milyonlarca kullanıcı bunu bekliyordu
Milyonlarca kullanıcı bunu bekliyordu
İçeriği Görüntüle

İKİ KOLUYLA TUTUNURKEN DİĞER İKİSİYLE GÖREV YAPABİLECEK

Uzayda bir nesneyi kaldırmak zor olmayabilir ancak çalışırken aynı noktada sabit kalmak ciddi bir mesele. HELIOS, dört kollu yapısı sayesinde iki eliyle istasyonun içindeki bir yüzeye tutunurken diğer iki eliyle alet, kargo veya ekipman kullanabilecek. Bu sayede görev sırasında kontrolsüz şekilde geriye doğru savrulmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Robotun üstlenebileceği işler arasında kargoların boşaltılması, malzemelerin sınıflandırılması, envanter kontrolü ve basit bakım işlemleri bulunuyor. Astronotların saatlerce uğraştığı tekrarlı görevlerin bir bölümünü robota devretmek, mürettebatın bilimsel araştırmalara ve insan müdahalesi gerektiren çalışmalara daha fazla zaman ayırmasını sağlayabilir.

KOLLARIN HAFİF KALMASI İÇİN TENDON SİSTEMİ KULLANILIYOR

HELIOS’un her eklemine ayrı ve ağır bir motor yerleştirmek robotun kollarını hantallaştırabilirdi. Bunun yerine motorlar omuzlara yakın bir noktada konumlandırılıyor. Üretilen kuvvet, insan vücudundaki tendonlara benzer şekilde çalışan kablolar ve makaralar aracılığıyla eklemlere aktarılıyor.

Bu sistem sayesinde kolların daha hafif ve hareket alanının daha geniş olması amaçlanıyor. Dirseklerde kullanılan özel bağlantılar da robotun ani hareketler yerine daha yumuşak ve kontrollü biçimde çalışmasına yardımcı oluyor. Mikro yer çekiminde küçük bir sarsıntı bile robotu ve taşıdığı ekipmanı farklı yönlere savurabileceği için hareketlerin mümkün olduğunca dengeli olması gerekiyor.

HELIOS’un temel amacı astronotları tamamen görevden çıkarmak değil. Robotun daha çok tekrar eden, zaman alan ve insan kararına ihtiyaç duymayan işleri üstlenmesi planlanıyor. Böylece astronotlar deneylere, araştırmalara ve beklenmedik sorunların çözümüne yoğunlaşabilecek.

Kaynak: ONEDİO