BURHAN KURTULUŞ/BURSA SAATİ

Bursa’nın simge yapılarından Yeşil Türbe, yalnızca çinileri ve mimarisiyle değil, altında sakladığı sıra dışı mezar odasıyla da Osmanlı tarihinin en dikkat çekici yapıları arasında yer alıyor.

Osmanlı’da padişahlar öldüklerinde İslami usullere göre toprağa veriliyordu. Ancak devletin devamlılığını sağlamak amacıyla bazı sultanların naaşları, defin öncesinde geçici olarak tahnit ediliyordu. Bu uygulamanın en dikkat çekici örneklerinden biri Bursa’daki Yeşil Türbe’de bulunuyor.

Fetret Devri’nin ardından Osmanlı Devleti’ni yeniden toparlayan Çelebi Sultan Mehmed’in naaşı, ölümünün gizlendiği süreçte tahnit edilerek korundu. Mumyalanmış naaş, yüzyıllar boyunca Yeşil Türbe’nin altındaki özel mezar katında muhafaza edildi. Ancak restorasyon sürecinde yaşananlar, Osmanlı tarihinin en sıra dışı definlerinden birinin izlerini büyük ölçüde değiştirdi.

MEZAR ODASINA GİREN UZMANLARDANDI

Erken Osmanlı dönemi mimarisi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan ve geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden sanat tarihçisi Doğan Yavaş, Yeşil Türbe’deki kapsamlı restorasyon sırasında türbenin altındaki mezar odasına giren uzmanlardan biriydi.

Yavaş, değerlendirmelerinde Çelebi Sultan Mehmed’in tahnit edilmiş naaşının restorasyon öncesinde oldukça bozulmuş halde bulunduğunu aktarmıştı. Yıllarca su ve nem altında kalan mezar odasında ahşap tabutun büyük ölçüde çürüdüğünü belirten Yavaş’ın tanıklığı, Osmanlı’nın mumyalanan padişahına ait kalıntıların restorasyon öncesindeki durumunu ortaya koyan en önemli gözlemler arasında yer alıyor.

OSMANLI’DA MUMYALANAN PADİŞAHLAR VARDI

Osmanlı sultanlarının tamamı İslami usullere göre defnedildi. Ancak devletin bekasını ilgilendiren olağanüstü dönemlerde bazı padişahların naaşları, defin öncesinde “tahnit” adı verilen yöntemle geçici olarak korundu.

Bu uygulamanın en bilinen örneklerinden biri Kanuni Sultan Süleyman’dı. Zigetvar Seferi sırasında hayatını kaybeden Kanuni’nin ölümü, ordunun moralinin bozulmaması ve seferin aksamaması için uzun süre gizlendi. Bu süreçte padişahın kavuğu zaman zaman taht arabasının penceresinden gösterilerek hala hayatta olduğu izlenimi verildi.

Benzer bir uygulama, Çelebi Sultan Mehmed’in ölümünde de yaşandı.

ÖLÜMÜ HAFTALARCA GİZLENDİ

1421 yılında hayatını kaybeden Çelebi Sultan Mehmed’in ölümü, henüz tahta geçmemiş olan oğlu II. Murad Bursa’ya ulaşıncaya kadar sır gibi saklandı.

Devlet adamları, tahtın boş kaldığının anlaşılması halinde yeni bir iç karışıklık yaşanmasından endişe ediyordu. Kaynaklarda yer alan bilgilere göre sultanın yüzüne makyaj yapılarak canlı görünmesi sağlandı. Bazı devlet adamları ise kendi kollarını kaftanın içine sokarak uzaktan bakıldığında padişahın hareket ettiği izlenimini verdi.

Askerler, oldukça uzak bir noktada oturtulan sultanın yaşadığına inandırıldı. Böylece II. Murad tahta geçinceye kadar devlet otoritesi korundu. Bu süreçte Çelebi Sultan Mehmed’in naaşı da tahnit edilerek muhafaza edildi.

OSMANLI’DA EŞİ BENZERİ OLMAYAN MEZAR ODASI

Çelebi Sultan Mehmed’in tahnit edilen naaşı, Bursa’daki Yeşil Türbe’nin altında yer alan ve Osmanlı türbelerinde benzeri bulunmayan ikinci bir mezar katına yerleştirildi.

Türbenin önündeki hazireden açılan küçük bir kapaktan aşağı iniliyor. Ardından ancak diz çökerek geçilebilen kısa ve dar bir koridor, ziyaretçiyi yer altındaki mezar odasına ulaştırıyor.

Kripta olarak adlandırılan bu bölüm, üç parçalı ve beş gözlü planıyla dikkat çekiyor. Sağ ve solda galeriler bulunurken, bu galeriler arka tarafta birleşiyor. Tam ortada ise mermer bloklar üzerine oturtulan tabutta Çelebi Sultan Mehmed’in mumyalanmış naaşı yer alıyordu.

Osmanlı hanedanında başka hiçbir padişah için bu şekilde ikinci bir defin katı oluşturulmadı.

RESTORASYONDA TARİH TOPRAĞA GÖMÜLDÜ

Yüzyıllar boyunca su baskınlarına maruz kalan mezar odasında ahşap tabut çürüdü, tahnit edilmiş naaş ise ağır şekilde tahrip oldu.

2000’li yıllarda gerçekleştirilen restorasyon sırasında çürüyen tabut ile sultanın naaşı türbenin zeminine gömüldü. Bugün mezar odasında hala bazı ahşap parçaları ve kemik kalıntıları görülebiliyor.

Mezar odası yeniden açıldığında içeriyi yoğun bir su buharının kapladığı, duvarlarda ise nem nedeniyle oluşan tuz sarkıtlarının bulunduğu görülüyor. Restorasyon sırasında yapının bazı bölümleri betonla güçlendirildi.

Bugün Osmanlı’nın mumyalanan bu padişahına ait mezar odasının orijinal düzeni büyük ölçüde değişmiş durumda. Türbenin altındaki gizemli mekan ise tarihçilerin hâlâ üzerinde çalıştığı en dikkat çekici yapılardan biri olmayı sürdürüyor.

BURSA’NIN SEMBOLÜ: YEŞİL TÜRBE

Çelebi Sultan Mehmed’in türbesi, Yeşil Cami’nin tam karşısındaki tepecik üzerinde yükseliyor ve Bursa’nın simgeleri arasında yer alıyor.

Küfeki taşı kaide üzerine oturan sekizgen planlı yapı, her kenarı 8,20 metre olan gövdesi, yüksek kasnağı ve Türk üçgenleri üzerine oturan kubbesiyle 25,5 metre yüksekliğe ulaşıyor. Bu özelliğiyle Osmanlı türbelerinin en yükseği olarak biliniyor.

Türbenin dış cephesi tamamen mavi-beyaz çinilerle kaplı. Pencere alınlıklarında hadisler yer alırken, iç mekan da pencerelerin üst seviyesine kadar çinilerle bezenmiş durumda. Pencereler arasında büyük salbekli şemse motifleri dikkat çekiyor.

Çini mihrap ile Çelebi Sultan Mehmed’in sarı, lacivert ve beyaz renklerde tamamen kabartma çinilerle kaplı sandukasının Osmanlı sanatında benzeri bulunmuyor.

Ahşap giriş kapısında Çelebi Sultan Mehmed ile yapının mimarı Hacı İvaz Paşa’nın isimlerinin yanı sıra, ahşap işçiliğini yapan ustaya işaret eden “Amel-i Hacı Ali b. Ahmed-i Tebrîzî” ibaresi yer alıyor.

Kapsamlı restorasyonun ardından Yeşil Türbe, 2009 yılında yeniden ziyarete açıldı.

MİMARI HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN DETAY

'İblis girmiş aklıma! O şeytan var ya'
'İblis girmiş aklıma! O şeytan var ya'
İçeriği Görüntüle

Yeşil Türbe’nin mimarı Hacı İvaz Paşa hakkında Bursa’da yüzyıllardır anlatılan dikkat çekici bir kayıt bulunuyor.

Kaynaklara göre Hacı İvaz Paşa, bu eşsiz yapıyı tamamladıktan sonra gözlerine mil çekilerek kör edildi. Paşa’nın yaptırdığı cami ve çarşı bugün Bursa Ulu Cami’nin aşağı bölümünde yer alırken, kendi mezarı ise Pınarbaşı’ndaki mütevazı bir hazirede bulunuyor.

II. MURAD’IN TÜRBE VASİYETİ FARKLIYDI

Çelebi Sultan Mehmed’in oğlu II. Murad ise kendi türbesi için farklı bir vasiyette bulundu.

Muradiye’de yaptırdığı türbede mezarının üzerinin tamamen toprak olarak bırakılmasını istedi. Kubbede de yağmurun ve havanın mezarına ulaşabilmesi için açıklık bırakıldı.

Böylece baba ile oğulun türbeleri, Osmanlı mezar mimarisinin birbirinden tamamen farklı iki sıra dışı örneği olarak bugün de Bursa’da varlığını sürdürüyor.

Ancak bunlardan en gizemlisi hala Yeşil Türbe’nin altındaki mezar odası. Bir dönem Osmanlı’nın tahnit edilmiş tek padişah naaşına ev sahipliği yapan bu bölüm, restorasyonla büyük ölçüde değişse de tarihçilerin çözmeye çalıştığı sırlarını korumaya devam ediyor.