Mudanya'da ayakta kürek sörfü heyecanı...
Mudanya'da ayakta kürek sörfü heyecanı...
İçeriği Görüntüle

Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015’te gerçekleştirilen ve 104 kişinin yaşamını yitirdiği, 500’den fazla kişinin yaralandığı bombalı saldırının üzerinden 11 yıl geçti.

DİSK, KESK, TMMOB, BTO ve BEDG tarafından yapılan ortak açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenler anılırken emek, barış ve demokrasi mücadelesinin sürdürüleceği vurgulandı.

Açıklamada, katliamın ardından geçen yıllara rağmen adaletin tam anlamıyla sağlanmadığı ifade edilerek ihmali bulunan kamu görevlilerinin de yargılanması istendi.

Whatsapp Image 2026 10 10 At 18.59.24 3

10 EKİM’İN ÜZERİNDEN 11 YIL GEÇTİ: BARIŞ VE DEMOKRASİ VURGUSU

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla düzenlenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi için Ankara Garı önünde bir araya gelen katılımcılar, IŞİD’in gerçekleştirdiği çifte bombalı saldırının hedefi olmuştu. Ortak açıklamada, saldırının yalnızca bir katliam olmadığı, barış, eşitlik ve demokratik bir ülkede yaşama talebine yönelik bir saldırı niteliği taşıdığı belirtildi.

Hayatını kaybedenlerin savaşın sona ermesi ve barışın sağlanması için alanda bulunduğu ifade edilen açıklamada, kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla mümkün olmayacağı kaydedildi. Sosyal adaletin, eşit yurttaşlığın ve temel hakların güvence altına alınmasının önemine dikkat çekilerek Kürt sorununun da inkâr ve güvenlik politikaları yerine demokratik siyaset, eşit yurttaşlık ve temel haklar temelinde çözüme kavuşturulması gerektiği savunuldu.

Açıklamada ayrıca, silahların bırakılması ve çatışmaların sona erdirilmesine yönelik adımların önemli olduğu belirtilirken kalıcı barışın toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla kurulabileceği vurgulandı.

Whatsapp Image 2026 10 10 At 18.59.25

“DEMOKRASİ VE EMEK MÜCADELESİNİ SUSTURAMAYACAKLAR”

Ortak açıklamada, 10 Ekim 2015’te miting alanında bulunanların düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme ve toplanma hakkı ile farklı kimlik ve inançların eşit yurttaşlar olarak bir arada yaşayabilmesi için mücadele ettiği ifade edildi. Katliamın, emekçilerin barış ve demokrasi taleplerini susturmaya yönelik olduğu savunuldu.

Türkiye’de artan yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliğe de değinilen açıklamada, itiraz eden kesimlerin terörle veya düşmanlıkla suçlanmasının demokratik hakları zedelediği belirtildi. Kayyum uygulamaları, seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanması ve görevden alınması, gazeteciler ile siyasetçilerin tutuklanması, sendikal faaliyetlere yönelik müdahaleler, grev yasakları ve dijital sansür eleştirildi.

Demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığına dikkat çekilen açıklamada, insanların özgürce konuşabildiği, örgütlenebildiği, itiraz edebildiği ve farklı kimlikleriyle eşit biçimde yaşayabildiği bir toplumsal düzenin gerekliliği dile getirildi.

Whatsapp Image 2026 10 10 At 18.59.25 2

10 EKİM DAVASINDA ADALET TALEBİ YENİDEN GÜNDEME GELDİ

Katliamın ardından yürütülen yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı açıklamada, faillerin bir bölümünün cezalandırıldığı ancak saldırının arkasındaki asıl sorumluların ortaya çıkarılmadığı ileri sürüldü. İstihbarat bilgilerine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı iddia edilerek güvenlik bürokrasisindeki ihmallerin ve denetim eksikliklerinin aydınlatılması gerektiği belirtildi.

Açıklamada, siyasi iktidarın katliam sonrasında idari, siyasi ve hukuki sorumluluğunu kabul etmediği öne sürüldü. Başkentte, gerekli izinleri alınmış bir mitingde yaşanan saldırının ardından sorumlulukların açıklığa kavuşturulmamasının, gelecekte benzer olayların önlenmesi açısından da ciddi kaygı yarattığı ifade edildi.

Whatsapp Image 2026 10 10 At 18.59.24 4

DİSK, KESK, TMMOB, BTO ve BEDG, açıklamalarının sonunda 10 Ekim’de hayatını kaybedenleri saygıyla andıklarını belirterek emek, barış ve demokrasi mücadelesini sürdürme kararlılıklarını yineledi. Kurumlar, katliamın tüm sorumlularının ortaya çıkarılması ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması yönündeki taleplerinden vazgeçmeyeceklerini bildirdi.

Kaynak: BÜLTEN