10. ve 11. Yargı Paketleri sürecinde gündeme gelen ve kamuoyu tepkisiyle geri çekilen LGBTİ+ karşıtı düzenlemelerin, ayrı bir yasa teklifi olarak tekrar Meclis'e sunulacağı yönündeki haberler sivil toplumun tepkisini çekti. 15 LGBTİ+ derneği, yayımladıkları ortak bildiriyle, “Yargı paketinden çıkan LGBTİ+ düşmanı yasayı getirmeyi aklınızdan bile geçirmeyin” dedi.
"İktidar, yargı paketleriyle yapamadıklarını bu sefer müstakil bir yasayla yapmayı hedefliyor"
Dernekler tarafından yapılan açıklamada, söz konusu düzenlemelerin daha önce yargı paketlerinden çıkarılmasının sağlandığı ancak tehlikenin geçmediği vurgulandı. Açıklamada, "Maddelerin paketten çıkarılmasına ilişkin yaptığımız 'bunun bir erteleme olabileceği' uyarımız, basına servis edilen haberlerle maalesef doğrulanıyor. İktidar, yargı paketleriyle yapamadıklarını bu sefer müstakil bir yasayla yapmayı hedefliyor" ifadelerine yer verildi.
"Yasa çıkmadan uygulaması başladı"
Bildiride dikkat çeken en önemli noktalardan biri, yasal düzenleme henüz yapılmamış olmasına rağmen fiili baskıların arttığı tespiti oldu.i
LGBTİ+ dernekleri mevcut durumu şu örneklerle açıkladı:
“Siyasal iktidar, yargı ve kolluk eliyle bu yasa adeta geçmiş gibi hareket ediyor. Genç LGBTİ+ Derneği hakkında verilen kapatma kararı, dernek yöneticilerine ve 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel’e açılan davalar, fenomenlere yönelik gözaltı süreçleri ve cinsiyet uyum süreçlerinin fiilen durma noktasına gelmesi, bu uygulamaların sadece birkaçı.”
"Bu sadece bizim değil, herkesin meselesi"
Olası bir "nefret yasasına" karşı toplumun tüm kesimlerini dayanışmaya çağıran örgütler, 11. Yargı Paketi sürecinde başlattıkları "Merhaba Canım" kampanyasını hatırlattı:
"Bu mesele, çocuğunun yarın 'farklı' olduğu için zorbalığa uğramaması, komşunun kimliği yüzünden yaftalanmaması, hepimizin adil yasalara güvenebilmesi meselesidir. O uçurumun kenarına getirilen yalnızca biz değiliz, hepimiziz. Biz o uçurumun kenarında elimizi sana uzatıyoruz."
Açıklamanın tam metni şöyle:
"Yargı paketinden çıkan LGBTİ+ düşmanı yasayı getirmeyi aklınızdan bile geçirmeyin!
10. ve 11. Yargı Paketleri’ne eklenmek istenen LGBTİ+ düşmanı düzenlemeyi, mücadelemiz ve dayanışmamız sayesinde geri çektirmiştik. Şimdi ise aynı düzenlemenin ayrı bir yasa olarak yeniden gündeme gelebileceğine dair haberler basına servis edildi.
LGBTİ+ olmayı adeta suç haline getiren, hapisle cezalandıran, uygulamada zaten zorlaştırdıkları cinsiyet uyum süreçlerini daha da kriminalize etmeyi hedefleyen bu tarz yasa tasarılarına karşı; yargı paketlerinde olduğu gibi mücadele etmeyi sürdüreceğiz.
Basında yer alan haberlere göre, iktidar yargı paketleriyle yapamadıklarını bu sefer müstakil bir yasayla yapmayı hedefliyor. LGBTİ+ düşmanı maddelerin 11. Yargı Paketi’nden çıkarılmasına ilişkin LGBTİ+ dernekleri olarak ortak açıklamamızda, “bunun bir erteleme olabileceği” uyarısında bulunmuştuk. Bugün servis edilen bu haberler, bu uyarımızı maalesef doğruluyor.
Yasa geçmeden uygulamaları başladı!
Öte yandan, siyasal iktidar yargı ve kolluk eliyle bu yasa adeta geçmiş gibi hareket ediyor. Genç LGBTİ+ Derneği hakkında verilen kapatma kararı ve yöneticilerine açılan ceza davası, 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel’e açılan dava, LGBTİ+ fenomenlerin bir cadı avını andıran yöntemlerle gözaltına alınması ve tutuklanması, cinsiyet uyum süreçlerinin fiilen durma noktasına gelmesi bu uygulamaların sadece birkaçı…
Dayanışma ile mücadeleye devam!
Biz, 10. ve 11. Yargı Paketleri’nde olduğu gibi; olası bir müstakil nefret yasasına karşı da toplumun bütün kesimleriyle bir arada, yan yana mücadele edeceğiz. Varoluşumuzu cezalandırmaya çalışan her girişime karşı, onurumuzu, insan haklarını, eşitliği, özgürlüğü ve demokrasiyi savunacağız.
11. Yargı Paketi’nde bütün topluma seslenmiş ve Merhaba Canım demiştik. Bu çağrımızı yineliyoruz ve soruyoruz:
Bu mektubu bir yardım çığlığı olarak değil; sohbet etmek, birbirimizi anlamak için bir çağrı olarak oku.
Bu mesele, sadece LGBTİ+'ların meselesi değil. Bu mesele, bu ülkede onuruyla, özgürce ve ayrımcılığa uğramadan yaşamak isteyen her bir bireyin meselesi. Bu mesele, çocuğunun yarın "farklı" olduğu için zorbalığa uğramaması, komşunun kimliği yüzünden yaftalanmaması, hepimizin adil yasalara güvenebilmesi meselesi.
Yaratılmak istenen bu nefrete, bu ayrımcılığa, bu toplumsal bölünmeye geçit vermemek senin elinde. O uçurumun kenarına getirilen yalnızca biz de değiliz, sensin, hepimiziz. Ve biz o uçurumun kenarında, elimizi sana; iktidarın hor gördüğü, görüşlerini önemsemediği, yok saydığı sana uzatıyoruz.
O el havada kalmayacak değil mi?
Muhabbetle…"
İmzacılar:
17 Mayıs Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), Genç LGBTİ+ Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Kaos GL Derneği, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Mersin 7 Renk LGBTİ+ Derneği, Muamma LGBTİ+ Derneği, Özgür Renkler Derneği, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, SPoD, ÜniKuir Derneği.




