Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda TÜRKSAT AŞ'nin katkısıyla BTK Akademinin düzenlediği iftar programında haberleşme sektörü temsilcileriyle bir araya geldi.

Haberleşme ve bilişim sektörünün en stratejik alanlardan biri olduğunu belirten Uraloğlu, bilgi teknolojileri, yapay zeka, siber güvenlik ve yüksek hızlı bağlantının ülkelerin ekonomik kalkınmasında, rekabet gücünde ve milli güvenliğinde hayati rol oynadığına dikkati çekti.

Uraloğlu, Türkiye olarak son çeyrek asırda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde altyapı hamleleriyle dijital dönüşümün küresel öncüsü olma yolunda kararlı adımlar atıldığını ifade etti.

Mobil iletişimin 1994'te başlayan serüveninin 1G, 2G, 3G ve 4.5G ile devam ettiğini hatırlatan Uraloğlu, 32 yılın ardından saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5G teknolojisine sayılı günler kalmasının gururunu ve sevincini yaşadıklarını söyledi.

Uraloğlu, 1 Nisan itibarıyla 5G'de ilk sinyali alacaklarına dikkati çekerek, bu tarihi geçişin iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda köklü dönüşümün habercisi olduğunu dile getirdi.

Bakan Uraloğlu: 5G'de ilk sinyal 1 Nisan'da alınacak

Erdoğan, Bakan Gürlek ile görüştü
Erdoğan, Bakan Gürlek ile görüştü
İçeriği Görüntüle

"Çocuklarımızı dijital dünyada da yalnız bırakmamalıyız"

Uraloğlu, Türkiye'nin son yıllarda bilgi teknolojileri alanında önemli atılımlar gerçekleştirdiğini ve fiber optik ağ altyapısının 657 bin kilometreye ulaştığını söyledi.

"Genişbant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise 100 milyona yaklaştı." diyen Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz, bu rakamlarla Avrupa'da ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. Bu yıl sonuna kadar fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre artırarak 750 bin kilometreye, genişbant abone sayımızı 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz."

Uraloğlu, dünyada 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının her gün interneti kullanarak geçirdiği zamanın yaklaşık 6,5 saat, Türkiye’de ise yaklaşık 7 saat olduğunu belirtti.

Sosyal medya platformlarında geçirilen vakte de dikkati çeken Uraloğlu, bu sürelerin boş bırakılamayacak kadar kritik alanı işaret ettiğini söyledi.

Uraloğlu, bu noktada herkesin interneti ve sosyal medya platformlarını bilinçli kullanmak ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmek zorunda olduğunu dile getirerek, "Ramazan ayının maneviyatını iliklerine kadar hissettiğimiz bugünlerde çocuklarımızı dijital dünyada da yalnız bırakmamalıyız. Bu mübarek Ramazan-ı Şerif'te oruçla nefislerimizi terbiye ederken, gönüllerimizi Allah'ın rızasına açarken evlatlarımızın masum ruhlarını da aynı hassasiyetle korumak boynumuzun borcudur." değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zeka gibi bir teknolojiyle çok daha gerçekçi hazırlanabilen içerikler karşısında bilinçli seçimler yapılmasının çocuklara öğretilmesi gerektiğine dikkati çeken Uraloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile koordineli çalışılan çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde sona gelindiğini söyledi.

Uraloğlu, ilerleyen günlerde kanun teklifinin Meclise sunulacağını belirterek, teklifle 15 yaşından küçük çocukların sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacağını, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabileceğini ve bu konuda kimlik doğrulama uygulamasına geçileceğini anlattı.

Bu hususta internet servis sağlayıcılarının, sosyal ağ platformlarının sorumluluklarını arttıracaklarını ve denetimleri daha da sıklaştıracaklarını belirten Uraloğlu, kamuoyu araştırmalarında da düzenlemelere desteğin yüzde 90'lara eriştiğini söyledi.

Kaynak: AA