Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Osman Kavala hakkında merakla beklenen kararını açıkladı.
AİHM, “Kavala v. Türkiye (no. 2)” dosyasında Kavala’nın 2019’daki ilk AİHM kararından sonra devam eden tutukluluğunu ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla sonuçlanan yargılama sürecini değerlendirdi. Mahkeme, Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğine hükmetti.
“EN KISA SÜREDE SERBEST BIRAKILMALI”
Kararda, tespit edilen ihlallerin ağırlığına dikkat çekilerek Türkiye’nin Kavala’nın serbest bırakılmasını sağlaması gerektiği belirtildi.
AİHM, Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlal edilmemiş olsaydı bulunacağı hukuki duruma getirilmesi gerektiğini ifade etti. Mahkeme ayrıca Kavala hakkındaki mahkûmiyetin Sözleşme hukuku açısından sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğini değerlendirdi.
ŞİDDETLE SOMUT BAĞ KURULAMADI
AİHM, Kavala’nın mahkûmiyetine dayanak gösterilen eylemlerin büyük bölümünün kamusal tartışmalara katılım, sivil toplum faaliyetleri ve Gezi Parkı olaylarıyla bağlantılı savunuculuk çalışmalarından oluştuğunu belirtti.
Kararda, Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinde yer alan suçun cebir ve şiddet unsuru taşımasına rağmen, Kavala’nın eylemleri ile Gezi Parkı protestolarındaki şiddet olayları arasında somut bir nedensellik bağı kurulamadığı kaydedildi.
Mahkeme bu çerçevede ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğünün de ihlal edildiğine hükmetti.
TÜRKİYE TAZMİNAT ÖDEYECEK
AİHM, tespit edilen hak ihlalleri nedeniyle Kavala’nın manevi zarara uğradığına karar verdi.
Türkiye’nin Kavala’ya manevi tazminat ile yargılama giderleri ve masraflar için ödeme yapmasına hükmedildi.




