Bursa’da klasik otobüslere duyulan ilgi, yıllar içerisinde kapsamlı bir koleksiyona dönüştü.
Bilal Acar’ın yaklaşık 4-5 yıl önce satın aldığı bir otobüsü restorasyon için Ahmet Canbaz’a getirmesiyle başlayan süreçte, farklı dönemlere ait araçlar birer birer koleksiyona dahil edildi.
Başlangıçta yalnızca tek bir otobüsün yeniden ayağa kaldırılması hedeflenirken, zamanla araç sayısı 16’ya ulaştı. Bunun üzerine Acar ve Canbaz, koleksiyonu bir müze çatısı altında sergilemek için hazırlıklara başladı.

TEK OTOBÜSLE BAŞLADI, KOLEKSİYONA DÖNÜŞTÜ
Bilal Acar, çalışmaların başlangıçta tek bir araç üzerinden ilerlediğini ancak zamanla yeni otobüslerin de koleksiyona katıldığını anlattı.
Acar, amaçlarının yalnızca eski araçları bir araya getirmek olmadığını, Türkiye’de toplu taşımacılığın yıllar içerisinde geçirdiği değişimi gelecek nesillere göstermek istediklerini söyledi.
Özellikle 1950’li yıllarda kullanılan otobüslerin dönemin ulaşım şartlarını yansıttığını belirten Acar, geçmişte Doğu ve Karadeniz bölgelerinden İstanbul’a yapılan yolculukların günler sürdüğünü hatırlattı.

ORİJİNAL PARÇALARIN İZİNİ SÜRÜYORLAR
Eski otobüslerin restorasyonunda en büyük zorluklardan birini orijinal parçaların bulunması oluşturuyor.
Bilal Acar ile restorasyon ustası Ahmet Canbaz, araçları mümkün olduğunca üretildikleri dönemdeki özelliklerine uygun şekilde yenileyebilmek için Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da parça arıyor.
Bazı parçalar Almanya’dan temin edilirken, yıllardır depolarda veya özel koleksiyonlarda saklanan parçalar da araştırılarak otobüslerle yeniden buluşturuluyor.
Kimi zaman tek bir parçayı bulmak uzun yıllar sürebiliyor. Bulunan parçalar ise adeta bir yapboz tamamlanır gibi araçların üzerinde yeniden yerini alıyor.

BİR OTOBÜSÜN RESTORASYONU 2 YILI BULABİLİYOR
Çalışmalar tamamen el işçiliğiyle yürütülüyor.
Bir otobüsün restorasyonunun tamamlanması aracın durumuna ve parça bulunabilirliğine göre 1 ila 2 yıl sürebiliyor. Üretimlerinin üzerinden onlarca yıl geçen bazı modellerde ise bu süre daha da uzayabiliyor.
Koleksiyonda 1950 ve 1960’lı yıllardan kalma çok sayıda otobüs bulunuyor. Her aracın kendi döneminin özelliklerini mümkün olduğunca koruyarak yeniden kullanılır hale getirilmesi hedefleniyor.
“GEÇMİŞİ GÖSTERMEMİZ LAZIM”
Bilal Acar, kurulması planlanan müzenin gelecek nesiller açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Kendimiz de toplu taşımacılığın nereden nereye geldiğini bizden sonraki nesillere göstermemiz lazım. İnsanlar 1950’li yıllarda bulunan otobüslerle Doğu’dan, Karadeniz’den İstanbul’a iki günde, üç günde gelmiş. Bunları yaşatmamız lazım. Bizden sonraki nesillerin bunları görmeleri lazım” dedi.

16 OTOBÜS MÜZEDE SERGİLENECEK
Koleksiyonun daha geniş bir alanda sergilenebilmesi için proje çalışmaları da sürüyor.
İzmit’te yaklaşık 3 dönümlük bir alan üzerinde yürütülen hazırlıkların tamamlanmasının ardından ofis, atölye ve araçların korunacağı kapalı alanların oluşturulması planlanıyor.
Projenin hayata geçmesiyle ziyaretçilerin yalnızca klasik otobüsleri görmesi değil, Türkiye’nin toplu taşıma kültürünün yıllar içindeki değişimine de tanıklık etmesi amaçlanıyor.




