HABER: BURHAN KURTULMUŞ

Bursa Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları Müzesi, koleksiyoner ve halk bilimci Esat Uluumay’ın 50 yılı aşkın sürede topladığı 18 ayrı koleksiyondan oluşuyor.

Üç kıtadan toplanan 50 yıllık hafıza

Unesco Kültür Mirası listesinde yer alan Muradiye Külliyesi’nin tampon bölgesinde, Şair Ahmet Paşa Medresesi içinde bulunan koleksiyon, 18 Eylül 2004’te ziyarete açıldı. Medrese, 1999 yılında Bakanlar Kurulu kararı ve Bursa Valiliği protokolü ile Uluumay’a tahsis edildi; restorasyonu ise Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından üstlenildi.

Kafkasya’dan Macaristan’a, Irak’tan Yemen’e kadar uzanan Osmanlı coğrafyasına ait tamamı orijinal halk kıyafetleri, gümüş takılar, kahve kültürü objeleri, Türk hamamı eşyaları, atçılık ve koşum takımları, musiki aletleri ve kaybolmaya yüz tutmuş el sanatları koleksiyonda yer alıyor.

“Sandıktan çıkan imparatorluk: Elbise-i Osmaniyye”

Vakfın bu yılki 700. yıl teması ise dikkat çekici:
“Sandıktan Çıkan İmparatorluk: Elbise-i Osmaniyye – Bursa’dan Dünyaya Bir Arada Yaşama Kültürü.”

Feyza Uluumay Gökalp, koleksiyonun yalnızca kıyafetlerden ibaret olmadığını vurguluyor:

“Mazhar Osman’ın madalyası, Papa Eftim’in tören kıyafeti, Osmanlı zindanlarında işlenmiş boncuklar, Hasan Âli Yücel’in şapkası ve aşkını asasının üzerine kazımış bir derviş… Hepsi burada, aynı sandığın içinde buluşuyor.”

Bursa'da 'Dur' ihtarına uymayan motosikletliye 245 bin TL ceza
Bursa'da 'Dur' ihtarına uymayan motosikletliye 245 bin TL ceza
İçeriği Görüntüle

220 tescilli kıyafetin sergilendiği koleksiyonda Türkmen entarilerinden Balkan yeleklerine, Arnavut fustanellalarına kadar geniş bir yelpaze bulunuyor.

Yavuz Sultan Selim döneminde tarihe karışan Memlüklerden kalan ince işçilikli mangallar, bir Venedik tacirinin Osmanlı beyi için yaptığı lambalı saat, Umay Ana motifli hamam tasları ve Bursalı kabakçıların barutlukları koleksiyonun dikkat çeken parçaları arasında.

Oyalarla yazılan duygular

Vakfa göre koleksiyonun en çarpıcı yönlerinden biri, halkın söze dökemediklerini sembollerle anlatma biçimi.

“Bankasını başında taşıyan, kaynanasını biberli oyayla uyaran ya da karanfil oyasıyla baş tacı eden gelin kızlarımızın dili burada çözülüyor” diyen Gökalp, oyaların birer sosyal iletişim aracı olduğuna dikkat çekiyor.

Dünyadan akademisyenler Bursa’ya geliyor

Çin, Japonya, İngiltere, ABD, Almanya, Romanya ve Rusya’dan akademisyenlerin doğrudan vakfa gelerek koleksiyonu incelediğini belirten Gökalp, burada Osmanlı’yı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını görünmeyen yönleriyle anlatan benzersiz bir arşiv bulunduğunu ifade ediyor.

Esat Uluumay’ın, farklı semavi dinlerin ruhani lider kıyafetlerini içeren özel galeriyi 2010 yılında sanat tarihçisi Nurhan Atasoy ile birlikte açtığını; koleksiyonu korumak ve geliştirmek amacıyla vakfın 2013’te kurulduğunu hatırlatıyor.

700. Yıl için iş birliği çağrısı

Bursa’nın fethinin 700. yılı dolayısıyla belediyelere proje önerileri sunduklarını söyleyen Gökalp, “Şehrimizin birlikte yaşama kültürünü dünyaya tanıtacak bu eşsiz fırsatın henüz yeterince fark edilmediğini görüyoruz” diyerek sitemini dile getiriyor.

Ancak vakıf kararlı:

“Bu yıl 700. yıl vesilesiyle kendi etkinliğimizi gerçekleştireceğiz. Bursa halkını, araştırmacıları ve kültür meraklılarını bir araya getireceğiz. Sandıklarımız bir kez daha açılacak.”

Kültürel diplomasi vurgusu

Feyza Uluumay Gökalp’e göre Osmanlı halk kültürü yalnızca geçmişin bir hatırası değil, aynı zamanda günümüz dünyasının ihtiyaç duyduğu birlikte yaşama modelinin somut örneği.

“Bu miras, bize bugünlere nasıl geldiğimizi anlatıyor. Aynı zamanda dünyaya sunabileceğimiz güçlü bir kültürel diplomasi kaynağıdır” diyen Gökalp, Bursa’nın 700. yılını bir anma değil, bir anlatma ve tanıtma fırsatı olarak gördüklerini ifade ediyor.

Bursa’nın fethinin 700. yılında, bir sandığın içinden çıkan imparatorluk; geçmişi anlatırken geleceğe de mesaj veriyor.