CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, düzenlediği basın toplantısında partiye yönelik katılım törenleri üzerinden organize bir algı operasyonu yürütüldüğünü öne sürdü. Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını açıklayan Tekin, bazı medya kuruluşları ile CHP'deki bazı isimlere yönelik dikkat çeken iddialarda bulunurken, önümüzdeki günlerde yeni belge ve bilgileri kamuoyuyla paylaşacağını söyledi.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, partiye yönelik son günlerde gündeme gelen iddialar, CHP'ye katılım törenleri ve kamuoyunda tartışma yaratan gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Yaklaşık 10 aydır organize bir yapıyla mücadele ettiklerini savunan Tekin, CHP'ye yönelik yürütülen operasyonların arkasındaki isimlerin ortaya çıkarılması için Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.
Basın toplantısına hafta sonu katılan gazetecilere teşekkür ederek sözlerine başlayan Tekin, yaklaşık dokuz haftadır her cumartesi günü CHP'ye katılım törenleri düzenlediklerini söyledi. Son törenin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildiğini belirten Tekin, başta DEVA Partisi olmak üzere İYİ Parti ve farklı siyasi partilerden çok sayıda yönetici, belediye meclis üyesi ve partilinin CHP saflarına katıldığını ifade etti.
Katılımların tamamen gönüllülük esasına dayandığını belirten Tekin, organizasyon sürecinde yalnızca salon kapasitesi nedeniyle katılımcı sayısını önceden öğrenmek istediklerini söyledi. Bazı gençlerin ulaşım desteği talep ettiğini ancak bunun dışında herhangi bir maddi destek verilmediğini dile getiren Tekin, "Partililik tamamen gönüllülük esasına dayanır. Böyle bir imkânımız olsa bile bunu yapmayız." dedi.
Toplantının gerçekleştirildiği salon nedeniyle Sarıyer Belediyesi'nin hedef gösterildiğini savunan Tekin, belediyeye ait salonların ücretini ödeyen herkes tarafından kiralanabildiğini belirterek, belediye yönetimine yöneltilen eleştirilerin haksız olduğunu öne sürdü.
Açıklamalarının devamında son günlerde partiye yönelik organize bir plan yürütüldüğünü iddia eden Tekin, "10 aydır Bermuda Şeytan Üçgeni ile mücadele ediyoruz." ifadelerini kullandı. Partiye yönelik sistematik bir algı operasyonu yürütüldüğünü savunan Tekin, bu sürece ilişkin ellerindeki bilgi ve belgeleri kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.
Tekin, katılım töreni öncesinde provokasyon hazırlığı yapıldığını da öne sürdü. Bazı kişilerin salona girerek CHP Genel Başkanı'nın konuşması sırasında slogan atmasının planlandığını iddia eden Tekin, söz konusu girişimin son anda engellendiğini savundu. Toplantıya katılacak kişilere ilişkin bilgilerin dışarıya nasıl sızdırıldığının da araştırılması gerektiğini belirten Tekin, "Bu tuzağı kuran kim olursa olsun, kardeşim de olsa sonuna kadar soruşturulmalıdır." dedi.
Partiye yönelik kurulan tuzakla ilgili Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını açıklayan Tekin, "Başta ben olmak üzere hiçbir arkadaşımız bugüne kadar kimseye tuzak kurmadı. Bu tezgâhı kuran kim varsa devletimizin savcıları sonuna kadar gitmelidir. Kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır." ifadelerini kullandı.
Konuşmasının önemli bir bölümünü medya kuruluşlarına ayıran Tekin, bazı gazetelerin ve televizyon kanallarının organize hareket ettiğini öne sürdü. Özellikle BirGün ve Pencere gazetelerini eleştiren Tekin, geçmişte yakından takip ettiği BirGün gazetesinin bugün geldiği noktadan üzüntü duyduğunu söyledi.
Bazı medya kuruluşlarının maddi ilişkiler üzerinden yönlendirildiğini iddia eden Tekin, elindeki belgelerde milyonlarca liralık faturalar bulunduğunu öne sürdü. İlk haberlerin belirli yayın organlarında eş zamanlı yayımlandığını savunan Tekin, bunun tesadüf olmadığını ifade etti.
CHP içindeki isimlere yönelik iddialar
Basın toplantısında CHP yönetimine ilişkin de dikkat çeken açıklamalar yapan Tekin, suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla yargı sürecinde adı geçen Aziz İhsan Aktaş üzerinden CHP Genel Başkan Yardımcıları Özgür Karabat ve Burhanettin Bulut'u hedef alan iddialarda bulundu.
Tekin, Aziz İhsan Aktaş'ın CHP içerisindeki bazı isimler üzerinde etkili olduğunu öne sürerek, Karabat'ın partinin mali işlerinden, Bulut'un ise medya çalışmalarından sorumlu olduğunu söyledi. Bu iddialarına ilişkin ilerleyen günlerde yeni bilgi ve belgeler açıklayacağını belirten Tekin, söz konusu isimler hakkında çeşitli suçlamalarda bulundu.
İş insanı Turgut Koç hakkında da açıklamalarda bulunan Tekin, Koç'un CHP Kurultay Delegesi olduğunu belirterek hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını iddia etti. Aziz İhsan Aktaş'ın bazı siyasilere rüşvet verdiğini söylediğini öne süren Tekin, buna rağmen herhangi bir dava açılmadığını savundu.
Bazı televizyon kanallarının basın toplantısına katılmamasını da eleştiren Tekin, özellikle Halk TV ve Sözcü TV'ye seslenerek iddiaları doğrudan kendisine sormaları çağrısında bulundu. "Buraya gelip gözümün içine bakarak sorun. En ağır soruları sorun, hepsine cevap vereceğim." diyen Tekin, açıklamalarının haberleştirilmesini istedi.
Tekin, CHP'yi ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekledikleri gerekçesiyle üyelikleri sonlandırıldığını öne sürdüğü iki milli hakemin yeniden partiye kabul edildiğini de açıkladı. Hakemlere yeniden rozet takıldığını belirten Tekin, bazı yayın organlarında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Partiye katılan isimler üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Tekin, CHP'nin yeni üyeleri herhangi bir kurumdan onay alarak değil, kendi tüzüğü doğrultusunda kabul ettiğini söyledi. DEVA Partisi'nin Ataşehir eski ilçe başkanı ile beraberindeki yöneticilerin de partiye katıldığını belirten Tekin, "Bizde beyan esastır. Kimseyi MİT'e ya da başka bir kuruma sorarak partiye alacak değiliz." ifadelerini kullandı.
Açıklamalarının sonunda son dönemde kendileri hakkında ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Tekin, bundan sonraki süreçte haklarında yapılan tüm haber ve iddialarla ilgili hukuki yollara başvuracaklarını söyledi. Doğru haberciliğe herhangi bir itirazlarının olmadığını belirten Tekin, gerçeği yansıtmadığını öne sürdüğü haberler nedeniyle yargı yoluna gideceklerini ifade etti.
Önümüzdeki günlerde yeni belge ve bilgiler paylaşacağını duyuran Tekin, parti içerisinde ve dışında organize hareket edildiğini savundu. Basın toplantısını, "Bu ülke ya arınacak, ya arınacak ya da arınacaktır." sözleriyle tamamladı.





