Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, 24 Mart 2026 tarihinde duyurulan ve deprem riski yüksek bölgelerdeki kamu üniversite hastanelerini güçlendirmeyi hedefleyen projeyi TBMM gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na sunduğu yazılı soru önergelerinin ardından açıklamalarda bulunan Pala, projenin hazırlanış ve yürütülüş biçimine dair ciddi şeffaflık eleştirileri getirdi.
Konuya ilişkin Pala, “Dünya Bankası kaynaklarında, projenin deprem riski yüksek bölgelerde bulunan kamu üniversite hastanelerinin afetlere karşı dayanıklılığını artırmayı hedeflediği görülmektedir. Bu doğrultuda seçilecek dokuz hastanenin acil durumlarda hizmet sürekliliğini sağlayacak biçimde geliştirilmesi veya yeniden inşa edilmesinin planlandığı ifade edilmektedir. Dünya Bankası tarafından duyurulan böylesi bir projenin ülkemizde kamuoyuna yansıtılmaması dikkat çekicidir. Aynı kaynaklarda proje kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı’na 1 milyar 50 milyon ABD doları kredi verileceği belirtilirken, proje çevresel ve sosyal risk düzeyi ‘yüksek’ olarak sınıflandırılmaktadır. Kamu kaynakları üzerinde ciddi bir yük oluşturacak bu ölçekte bir projenin her aşamasında şeffaf ve hesap verilebilir olunmalıdır” açıklamasında bulundu.
Milletvekili Pala, proje kapsamına alınacak hastanelerin nasıl seçileceği, dönüşüm sürecinde hizmetlerin nasıl sürdürüleceği ve bu süreçte çevresel, sosyal ve finansal etkilerin nasıl yönetileceğine dair bilgi talep ederek ilgili iki Bakanlığa soru önergesi iletti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum kendisine iletilen soru önergesine, Anayasa’nın 98. maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük yasal süre dolmasına rağmen yanıt vermezken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek projenin genel çerçevesine atıfta bulunarak soruların büyük çoğunluğunu yanıtsız bıraktı.
Bakan Şimşek: "Sorumluluk Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda"
Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın yazılı soru önergesine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten resmi yanıt geldi. Bakan Şimşek imzalı cevap metninde, 4749 Sayılı Kanun uyarınca kredinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na tahsisli olarak borçlu sıfatıyla kendi bakanlıklarınca temin edileceği belirtildi. Şimşek, "Kredinin geri ödeme yükümlülüğü Bakanlığımıza, projenin uygulanmasına dair her türlü sorumluluk ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olacaktır. Kredi anlaşması henüz imzalanmamış olup, imzalandığında Dünya Bankası tarafından şeffaf şekilde yayımlanacaktır" ifadelerini kullandı.
"Bütçe yükü büyük, denetim şart"
Bakanlığın cevabının ardından eleştirilerini sürdüren Pala, geri ödemesi doğrudan genel bütçeden, yani halkın cebinden yapılacak bu ölçekte bir kredinin kullanımında kurumsal bir körlük yaşanmaması gerektiğini vurguladı:
"Bakanlık borcun Hazine'de, uygulamanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda olduğunu ifade ederek sorumluluğu devretse de bu durum etkili denetim zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Projede tanımlanan 'dayanıklılık' hedefinin çerçevesi henüz somut değildir. İhale süreçleri öncesinde bu kriterler netleşmeli, şartnameler açık ilan edilmeli ve yüklenici şirketler sıkı bir şekilde denetlenmelidir."
Sağlık hizmetlerine erişim riski
Dünya Bankası kaynaklarında, inşaat ve dönüşüm sürecinde ilgili bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanabileceğine dair uyarılar yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Pala, tehlikeye dikkat çekti:
"Özellikle 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerimizde acil servis, travma, yoğun bakım, anne ve çocuk sağlığı gibi kritik hizmetlerin yapım sürecinde kesintisiz sürmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak iki bakanlık da bu hastanelerde hizmetlerin nasıl devam edeceğine dair sorularımızı yanıtsız bırakmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yanı sıra Sağlık Bakanlığı da acilen bu sürece dahil edilmeli; seçilecek 9 üniversite hastanesindeki hastaların ve tıp öğrencilerinin mağdur edilmeyeceği halka açıklanmalıdır."





