Çocuklarda sık karşılaşılan acil cerrahi hastalıkların başında gelen apandisit, her yaş grubunda aynı belirtilerle kendini göstermeyebiliyor. Özellikle küçük çocuklarda hastalığın klasik bulgular dışında seyredebilmesi, tanının gecikmesine neden olabiliyor.
Hayat Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Bahtiyar Mehdi, çocuklarda devam eden ve şiddeti artan karın ağrılarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, erken dönemde hekim değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.
Apandisitin, kalın bağırsağın başlangıcında bulunan apendiksin iltihaplanması sonucu ortaya çıktığını aktaran Mehdi, çocuklarda karın ağrısının yanı sıra iştahsızlık, bulantı, kusma ve ateş gibi belirtilerin görülebildiğini ifade etti. Bazı vakalarda ishal ve karında hassasiyetin de tabloya eşlik edebildiğini belirtti.

KARIN AĞRISI GÖBEK ÇEVRESİNDEN SAĞ ALT BÖLGEYE İLERLEYEBİLİYOR
Apandisite bağlı ağrının çoğunlukla göbek çevresinde başladığını ve ilerleyen süreçte karnın sağ alt bölümünde yoğunlaşabildiğini belirten Bahtiyar Mehdi, çocuklarda hastalığın her zaman tipik bir tablo oluşturmadığını söyledi.
Mehdi, özellikle küçük çocuklarda belirtilerin farklılaşabileceğine işaret ederek, geçmeyen, giderek şiddetlenen ya da çocuğun günlük aktivitelerini etkileyen karın ağrılarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Karın ağrısının ateş, kusma ve belirgin iştahsızlıkla birlikte görülmesi halinde tıbbi değerlendirme yapılmasının önemine değinen Mehdi, çocuklarda belirtilerin tek tek değil, bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
APANDİSİT AMELİYATINDA LAPAROSKOPİK YÖNTEM KULLANILABİLİYOR
Apandisitin cerrahi tedavisinde kullanılan yöntemlerden birinin laparoskopik apendektomi olduğunu belirten Mehdi, iltihaplanan apendiksin genel anestezi altında, karın bölgesindeki küçük kesiler aracılığıyla kamera ve özel cerrahi aletler kullanılarak çıkarıldığını ifade etti.
Laparoskopik yöntemde kamera sayesinde karın içerisinin görüntülenebildiğini aktaran Mehdi, uygun hastalarda küçük kesilerle gerçekleştirilen işlemin bazı avantajlar sağlayabildiğini söyledi. Küçük kesilerin ameliyat sonrasında ağrının daha az olmasına ve günlük yaşama dönüşün daha konforlu ilerlemesine katkı sağlayabildiğini belirten Mehdi, cerrahi izlerin de daha küçük olabileceğini dile getirdi.
Her çocuk için aynı cerrahi yöntemin uygulanamayacağının altını çizen Mehdi, çocuğun yaşı, genel sağlık durumu, apandisitin bulunduğu aşama ve hastalığın karın içerisindeki seyri dikkate alınarak tedavi yönteminin belirlendiğini söyledi.
AMELİYAT SONRASI BELİRTİLERE KARŞI AİLELER DİKKATLİ OLMALI
Apandisit ameliyatı sonrasında çocuğun genel durumunun yanı sıra ağrı, ateş ve beslenme sürecinin de takip edildiğini belirten Mehdi, hekimin değerlendirmesine bağlı olarak sıvı alımına başlanabildiğini ve ardından kademeli şekilde normal beslenmeye geçilebildiğini ifade etti.
İyileşme sürecinde uygun zamanda hareket edilmesinin de önem taşıdığını aktaran Mehdi, taburculuk sonrasında ailelerin ameliyat bölgesinin bakımına ve reçete edilen ilaçların kullanımına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.
Ameliyatın ardından yüksek ateş, giderek artan karın ağrısı, sürekli kusma ya da yara bölgesinde belirgin kızarıklık, şişlik ve akıntı görülmesi halinde yeniden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydeden Mehdi, ailelerin çocuklardaki değişimleri yakından takip etmesinin önem taşıdığını söyledi.
Çocuklarda apandisitin zamanında fark edilerek uygun şekilde tedavi edilmesinin önemine dikkat çeken Bahtiyar Mehdi, özellikle geçmeyen veya şiddeti artan karın ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Mehdi, çocuklarda cerrahi değerlendirme gerektiren durumlarda tanı ve tedavi sürecinin çocuğun yaşı, klinik durumu ve bireysel ihtiyaçları doğrultusunda planlandığını ifade etti.





