İlginç olay, İstanbul Büyükçekmece'de yaşandı.
Bina sakininin iddiasına göre binanın 4'üncü katındaki dairenin su tesisatından kaynaklandığı öne sürülen sızıntı 3’üncü katta yaşayan dairenin tavanına zarar verdi.
Yaklaşık tavanlardan sızan suyun alt katlara kadar ulaştığını belirten dairede kiracı olarak oturan Gürhan Karakaş, her yere başvurduklarını ancak sorunun bir türlü çözülemediğini öne sürdü.
Binada yaşayanlardan bazılarının binayı terk ettiğini söyleyen Karakaş, üst katta oturan kiracı hakkında suç duyurusunda bulundu.

"2 MAYIS'TA BAŞLADI, YAVAŞ YAVAŞ ARTTI"
Karakaş, " Evimizdeki su baskını 2 Mayıs’ta başladı. Damla damla olarak başladı fakat daha sonra yavaş yavaş artmaya başladı. Bütün eşyalarımızın hepsinin üzerine damladı, tepedeki kaplamadan yavaş yavaş sızmaya başladı. Banyodaki kaplamanın üzerinden yavaş yavaş sızdı oradan başladı. Ardından evin her tarafını kapladı. Hemen gerekli mercilere haber verdik. İlk önce ev sahibimize haber verdik. Üst kattaki komşuya haber verdik. Üst kattaki komşunun ev sahibiyle görüştük. Polise gittik, kaymakamlığa gittik, başvuruda bulunduk. Savcılığa gittik, savcılıkta da görüşme sağladık fakat dosyamız kapatıldı, gerek görülmedi. Elektrik tesisatımıza geldiğini belirttik suyun ve yangın çıkma riskinden bahsettik; çünkü burada kayıp düşme olayımız da olabilir. Eşimin ve benim hayatımız tehlikeye girdi fakat hiçkimse bize yardımcı olmadı. En sonunda da doğal olarak biz de sanal medya ve haber ajansları üzerinden yardım çağrısında bulunduk" dedi.

"TADİLATA İZİN VERMİYORMUŞ"
Karakaş, "Kendisi aslında ilk başta izin vermişti fakat daha sonra bu tesisatın onarımı ve tespiti için gelen insanlar olunca bunları dışarı çıkarttı. Bunun sebebi de evindeki tadilata izin vermiyormuş. Burada ailesi banyoya giriyormuş, kullanamazmış fakat o kullanamayacak diye biz burada evi kullanamaz hale geldik. Bütün odalarımızın hepsi mahvoldu ve eşim bu durumdan çok etkilendi. Rutubetten dolayı hastalandık ve biz de burada yaşayamayacak hale geldik. Kimsenin yardım etmemesi de bizi ayrıca üzdü. Yukarıdaki komşumuz kentsel dönüşüme gireceğini söyleyerek yaptırmak istemedi; fakat buranın henüz kağıdı çıkmamıştı, karotları yeni alınmıştı. Yasal olarak devlet 3 ay oturma süresi vermekte ve henüz daha buranın riskli raporu bile çıkmadı. Şu anda sadece müteahhitlerle anlaşma içerisindeler fakat bu bizim bu şekilde risk içerisinde yaşayacağımız manasını asla taşımamalı. Bizim de normal insanlar gibi yaşamaya, sağlıklı koşullarda barınmaya ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.




