Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 20 Şubat’ta tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, 90 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıkacak. Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmaya Uludağ’ın Silivri Cezaevi’nden SEGBİS aracılığıyla katılması bekleniyor.
DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ hakkında hazırlanan iddianame, 1 Nisan’da İstanbul 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mahkeme daha sonra yetkisizlik kararı vererek dosyanın Ankara’ya gönderilmesine hükmetti. Dosya, nisan ayında Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne ulaştı.
Uludağ’ın avukatları, mahkemeye sundukları dilekçeyle tahliye talebinde bulundu. Mahkeme ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.
"TUTUKLAMA GEREKÇELERİ GERÇEK DIŞI"
BirGün'ün haberine göre, Uludağ’ın avukatı Abbas Yalçın, soruşturmanın yetkisiz şekilde İstanbul’da yürütüldüğünü savundu.
Müvekkilinin Ankara’da yaşamasına rağmen İstanbul’a götürülerek tutuklandığını belirten Yalçın, sürecin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü.
Yalçın, tutuklama gerekçelerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Tutuklama gerekçelerinin tamamı gerçek dışı. Kaçma şüphesi yok, delil karartma ihtimali yok. Ortada karartılacak bir delil de bulunmuyor. Kapısı çalınarak alınan birinin kaçma şüphesi olduğunu söylemek gerçeğe aykırıdır.”
MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ÇAĞRI
Duruşma öncesi çok sayıda basın meslek örgütü Uludağ için dayanışma çağrısı yaptı.
Basın Konseyi, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen ve Türkiye Gazeteciler Sendikası, Uludağ’ın serbest bırakılmasını ve duruşmaya SEGBİS yerine yüz yüze katılmasını istedi.




