Gazeteci ve yaşam hakları savunucusu Hakan Tosun'un hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yargı süreci bugün başlıyor. Dava, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.
Dava sırasında önce avukatlara daha sonra gazetecilere müdahale edildi.
Ancak davanın ilk oturumu öncesinde yargılamanın yapılacağı mekanın kapasitesi tartışma konusu oldu. Tosun'un avukatları, davanın görüleceği salonun fiziki koşullarının, davanın toplumsal niteliğiyle bağdaşmadığına dikkat çekti.

Polisten yürümek isteyenlere engel
Birgün'ün aktardıklarına göre, dava öncesinde duruşmayı takip etmek isteyen Tosun'un yakınları ve sevenleri İncirli metro çıkında buluştu. Yürüyüşün ardından adliye önünde basın açıklamasının yapılması planlanıyordu.
Ancak, polis ekipleri metrodan adliyeye yürümek isteyenlere engel oldu. "Hakan Tosun'a ne oldu?" yazılı pankartla yürünmesine izin verilmedi.
Polisin engellemesine Hakan Tosun'un annesi Fatma Tosun sert tepki gösterip, "Çocuğum sokak ortasında dövüldüğünde polis neredeydi?" diye sordu. Çıkan tartışmanın ardından pankartların indirildi ve tek sıra halinde geçilmesine izin verildi.
Salon değişikliği talebine ret
Dava öncesinde yazılı bir açıklama yapan müdahil avukatlar, duruşma salonunun yetersizliğine vurgu yaptı. Avukatlar, davanın sadece bir ceza yargılamasından ibaret olmadığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
"Bu dava, yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çevre hakkı kesişiminde yer alan, toplumsal yönü ağır basan bir yargılamadır. Bu yoğun katılım beklentisi karşısında mevcut otuz kişilik duruşma salonunun fiziki kapasitesinin yetersiz kalacağı tartışmasızdır."
Yapılan başvurulara rağmen salon değişikliği talebinin karşılanmadığı belirtilen açıklamada, bu durumun hukuki sonuçlarına dair uyarılar yer aldı.

Aleniyet ilkesi ve savunma hakkı vurgusu
Yargılamanın şeffaflığına yönelik endişelerini dile getiren avukatlar, duruşmaların halka açık olması gerekliliğini hatırlattı. Açıklamada, “Duruşmaların aleniyeti, adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Fiziki yetersizlikler nedeniyle duruşmaya erişimin sınırlanması, aleniyet ilkesinin ihlali anlamına geleceği gibi; savunma hakkını da zedeleyecektir” ifadeleri kullanıldı.
Güvenlik risklerine dikkat çekildi
Hukukçular, dar bir alanda yürütülecek yargılamanın sadece hak ihlallerine değil, aynı zamanda operasyonel sorunlara da yol açabileceğini belirtti. Sınırlı fiziki koşulların, davanın düzeni ve güvenliği açısından riskler barındırdığı kaydedilen açıklamada, yargılamanın daha geniş ve uygun bir salonda yapılması yönündeki çağrı yinelendi.



