Deprem bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul’un olası deprem senaryosuna ilişkin yeni değerlendirmelerde bulundu.
Bektaş, özellikle Adalar Fayı çevresinde 18-20 Ağustos tarihlerinde yaşanan yoğun mikrodeprem kümelenmesi ile doğuya doğru ilerleyen sismik hareketliliğin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
GÖZLER ADALAR-ÇINARCIK HAVZASINA ÇEVRİLDİ
Bektaş’a göre doğuya doğru sismik ilerleme, Silivri’de meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremle başlamadı; bu hareketlilik daha önce de vardı ve sonrasında da sürdü.
Uzman isim, doğuya ilerleyen kırılma, doğuya stres transferi ve Adalar çevresindeki mikrodeprem aktivitesinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
“ALARM DEĞİL”
Bektaş, bu üç unsurun Adalar-Çınarcık zonunu İstanbul’un gelecekteki deprem senaryolarında kritik bir izleme alanına dönüştürdüğünü söyledi.
Ancak değerlendirmesinin doğrudan bir deprem alarmı anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.
Bektaş, “Alarm değil; ama gözler artık Adalar/Çınarcık havzasında olmalı” ifadelerini kullandı.
MİKRODEPREM HAREKETLİLİĞİ DİKKAT ÇEKTİ
18-20 Ağustos tarihlerinde Adalar Fayı çevresinde yoğunlaşan mikrodepremler, Marmara’daki sismik hareketliliğe ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Bektaş, bu hareketliliğin tek başına değil, bölgedeki kırılma ve stres transferiyle birlikte izlenmesi gerektiğini savundu.





