Araç kiralama işlemlerinde hasar bedelleri nedeniyle yaşanan uyuşmazlıklara karşı yeni dönem başlıyor. Özellikle araç teslim edilirken kayıt altına alınmayan çizik, göçük ve benzeri hasarlar, tüketiciler ile kiralama şirketlerini karşı karşıya getirebiliyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte hasar bedellerinin belirlenmesinde daha somut ve denetlenebilir bir sistem kurulması hedefleniyor.
5 BİN LİRALIK HASARA 25 BİN TL TALEP EDİLDİ
İstanbul Bahçelievler’de yaşanan bir olayda, kiralık aracın arka tamponundaki göçük nedeniyle müşteriden 25 bin TL talep edildi.
Tüketicinin kendi ustasından aldığı onarım bedelinin ise 5 bin TL olduğu belirtildi. Tarafların hasar bedelinde anlaşamaması üzerine konu yargıya taşındı.
Yaşanan olay, kiralık araç tesliminde mevcut hasarların kayıt altına alınmasının ve onarım maliyetinin belgelenmesinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.
TALEP EDİLEN HER BEDELİ KABUL ETMEYİN
Araç kiralarken alınan provizyon, depozito veya imzalatılan senetler de hasar anlaşmazlıklarında tüketicinin karşılaşabileceği mali riski artırabiliyor.
Uzmanlar, tüketicilerin yalnızca günlük kiralama ücretine değil; sözleşmedeki hasar, sigorta, depozito ve ek ödeme koşullarına da dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor.
Araç teslim alınırken mevcut çizik ve hasarların fotoğraf ve videoyla kaydedilmesi, teslim tutanağına işlenmesi ve iade sırasında da yeniden kayıt tutulması öneriliyor.
1 OCAK 2027’DE YENİ DÖNEM BAŞLAYACAK
1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi planlanan yeni düzenlemeyle araçlarda oluşan hasarın bedelinin yetkili ve bağımsız ekspertiz raporuyla belgelenmesi öngörülüyor.
Teslim ve iade belgelerinde bulunmayan hasarlar için sonradan ücret talep edilmesine de sınırlama getirilecek.
Böylece araç kiralama işlemlerinde hasarın ne zaman oluştuğu ve ne kadar maliyet çıkardığı konusunda yaşanan anlaşmazlıkların azaltılması hedefleniyor.




