“Kozahan Bursa’nın yaşayan tarihidir”
Bursa’nın yaklaşık 530 yıllık tarihi mirası olan Kozahan’da son dönemde yaşanan ruhsatlandırma tartışmalarına ilişkin Kozahan Yönetimi adına Mesut Ceylan kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Ceylan, Kozahan’ın yalnızca bir ticaret merkezi olmadığını, Bursa’nın kültürel hafızasını, geleneksel esnaflık anlayışını ve yüzyıllardır süregelen ipekçilik kültürünü temsil eden yaşayan bir tarih olduğunu söyledi.
Kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden olan ruhsatlandırma sürecinin doğru bilgiler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ceylan, yaşanan hukuki sürecin şeffaf biçimde paylaşılmasının önem taşıdığını ifade etti.

Ruhsat sürecinde yaşananlar anlatıldı
Açıklamaya göre Kozahan’da faaliyet gösteren iş yerleri İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı alabilmek amacıyla ilgili belediyeye başvuruda bulundu. Ancak süreçte restorasyon projeleri ile rölöve projelerinin birbirine karıştırılması nedeniyle bazı iş yerleri hakkında fen zabıtları düzenlendi ve bu işlemler ruhsat başvurularının reddedilmesine gerekçe gösterildi.
Daha sonra yapılan teknik ve hukuki incelemelerde mevcut durumun büyük ölçüde yürürlükte bulunan rölöve projesine uygun olduğunun ortaya çıktığı belirtilirken, çok sayıda fen zaptı ile bunlara dayalı encümen kararlarının iptal edildiği ifade edildi.

“Tarihi yapıya zarar verme niyetimiz yok”
Kozahan esnafının tarihi yapıya aykırı uygulamalar yapmak gibi bir amacı bulunmadığını vurgulayan Ceylan, tüm iş yeri sahipleri ve maliklerin tarihi mirasın korunmasını öncelikli sorumluluk olarak gördüğünü söyledi.
Açıklamada, tarihi yapının özgün kimliğinin korunmasının tüm paydaşların ortak hedefi olduğu belirtilirken, yapılacak çalışmaların da bu anlayış doğrultusunda sürdürülmesi gerektiği kaydedildi.
Deprem ve yangın güvenliği öncelikli
Kamuoyunda oluşabilecek yanlış algılara da değinilen açıklamada, Deprem Yönetmeliği ve Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında can ve mal güvenliğiyle ilgili hiçbir konuda taviz verilmesinin söz konusu olmadığı ifade edildi.
Kozahan’ın güvenliğinin sağlanmasının tarihi kimliğinin korunması kadar önemli olduğu belirtilirken, ilgili tüm kurumlarla koordinasyon içerisinde hareket edildiği ve ortak çalışmaların desteklendiği vurgulandı.
“Sorun tüm Kozahan’ı kapsamıyor”
Mesut Ceylan, kamuoyunda oluşan algının aksine tespit edilen aykırılıkların Kozahan’ın tamamını kapsamadığını belirtti.
Sorunların yalnızca sınırlı sayıdaki iş yerini ilgilendirdiğini ifade eden Ceylan, hanın büyük bölümünün uzun yıllardır mevcut kullanım şekliyle faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.
Bazı uygulamalar yarım asrı, hatta bir asrı aşıyor
Açıklamada bugün tartışma konusu olan bazı uygulamaların yeni olmadığına dikkat çekildi.
Kullanım biçimlerinin önemli bölümünün yaklaşık 50 yıl, bazılarının ise 100 yılı aşkın süredir devam ettiği belirtilerek, değerlendirmelerin yalnızca geçmiş dönem uygulamalarına göre değil, günümüz ihtiyaçları ve tarihi yapının yaşayan niteliği dikkate alınarak yapılması gerektiği ifade edildi.
İpek Yolu’nun son durağı vurgusu
Kozahan’ın yalnızca tarihi bir eser değil, aynı zamanda İpek Yolu’nun son durağı olarak kabul edilen ve dünyada benzeri oldukça az bulunan önemli bir ticaret merkezi olduğu belirtilen açıklamada, yüzyıllardır devam eden ipekçilik faaliyetlerinin de bu yapı içerisinde sürdürüldüğü kaydedildi.
Bu nedenle koruma anlayışının yalnızca geçmişi muhafaza etmeye odaklanmaması, aynı zamanda tarihi yapının sürdürülebilir şekilde yaşatılmasını da hedeflemesi gerektiği ifade edildi.
5366 sayılı Kanun hatırlatıldı
Açıklamada 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’un temel yaklaşımına dikkat çekildi.
Söz konusu kanunun tarihi alanların yalnızca korunmasını değil, aynı zamanda yaşatılarak kullanılmasını ve sürdürülebilir hale getirilmesini öngördüğü belirtilirken, bu süreçte kurumlar, uzmanlar, malikler ve kullanıcıların birlikte hareket etmesinin esas olduğu ifade edildi.
Kapalıçarşı örneği gösterildi
Mesut Ceylan, İstanbul Kapalıçarşı’nda tarihi yapının korunması amacıyla kamu kurumları, esnaf temsilcileri ve malikleri kapsayan ortak koordinasyon mekanizmalarının oluşturulduğunu hatırlattı.
Benzer bir modelin Kozahan için de uygulanabileceğini belirten Ceylan, çözümün tüm tarafların ortak hareket etmesinden geçtiğini söyledi.
“Ortak komisyon kurulsun” çağrısı
Kozahan Yönetimi; Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, ilgili meslek odaları, malikler, iş yeri sahipleri ve Kozahan temsilcilerinin yer alacağı bir koordinasyon ve çalışma komisyonu kurulmasını talep etti.
Açıklamada, amaçlarının yaptırımların ertelenmesi olmadığı belirtilerek, tüm süreçlerin kurumlar ve kullanıcıların katılımıyla planlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yol haritası doğrultusunda yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
“Kozahan yaşatılarak korunmalı”
Açıklamanın sonunda Kozahan’ın yalnızca korunacak tarihi bir eser değil, aynı zamanda yaşatılması gereken yaşayan bir kültür ve ticaret mirası olduğu ifade edildi.
Mesut Ceylan, Bursa’nın en önemli tarihi değerlerinden biri olan Kozahan’ın gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılabilmesi için tüm kurumları ortak çalışma zemini oluşturmaya davet ederek, çözümün yaptırımlardan değil, ortak akıl ve iş birliğinden geçtiğini söyledi.
Haber: Burhan Kurtulmuş



