Prof. Dr. Yılmazlar, ameliyathanelerde uzun yıllardır kullanılan azot protoksit gazının güçlü bir sera gazı olduğunu belirterek çevresel etkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Atmosferde 114 yıl kalabilen bu gazın, karbondioksite kıyasla yaklaşık 300 kat daha yüksek küresel ısınma potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Yılmazlar, bir saatlik kullanımın saatte 95 kilometre hızla giden bir aracın bir saatte oluşturduğu sera gazı etkisine eşdeğer olduğunu aktardı. Küresel sera gazlarının yaklaşık yüzde 6'sını oluşturan azot protoksitin ozon tabakasına da zarar verdiğine dikkat çekti.

Dünyada pek çok anestezi derneğinin çevresel etkileri azaltmaya yönelik adımlar attığını belirten Yılmazlar; American Society of Anesthesiologists, European Society of Anaesthesiology and Intensive Care ve Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği'nin kullanımın sınırlandırılmasını önerdiğini söyledi. Sürdürülebilir ameliyathane anlayışının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu kaydetti.

Medicabil Hastanesi'nde 2023 ve 2024 yıllarında yürütülen planlamalarla azot protoksit kullanımı aşamalı olarak azaltıldı ve Aralık 2024 itibarıyla tamamen sonlandırıldı. Damar yoluyla verilen anestezik ilaçlar ve medikal hava ile gerçekleştirilen ameliyatlarda hasta güvenliğinden ödün verilmediğini belirten Yılmazlar, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını açıkladı.

Uygulama sayesinde bir yıl içinde 348 tonun üzerinde sera gazı emisyonu azaltıldı. Ayrıca gaz tedarik ve depolama süreçlerinin ortadan kalkmasıyla iş akışı sadeleşti, maliyetler düştü.

Ameliyatta ses kontrollü yapay zeka asistanı kullanıldı
Ameliyatta ses kontrollü yapay zeka asistanı kullanıldı
İçeriği Görüntüle

"Zarar vermeme ilkemiz çevreyi de kapsamalıdır" diyen Prof. Dr. Yılmazlar, ameliyathanelerde yeşil dönüşümün zorunlu olduğunu vurgulayarak, benzer uygulamaların yaygınlaşması halinde sürdürülebilirlik adına önemli kazanımlar elde edilebileceğini ifade etti.