Zaharova, başkent Moskova'da düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki konuları değerlendirdi.

ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkese değinen Zaharova, Lübnan'ın da söz konusu anlaşmanın parçası olduğuna işaret etti. Zaharova, "Bölgede tam ölçekli bir gerginliğin yeniden artmasının önlenmesi ve müzakere süreci için uygun koşulların yaratılması amacıyla ateşkes anlaşmasına tam olarak uyulmalı." diye konuştu.

Epstein bağlantılı eski İngiliz Büyükelçi'nin, olumsuz güvenlik raporuna rağmen ABD'ye atandığı ortaya çıktı
Epstein bağlantılı eski İngiliz Büyükelçi'nin, olumsuz güvenlik raporuna rağmen ABD'ye atandığı ortaya çıktı
İçeriği Görüntüle

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma yönündeki girişimlerini değerlendiren Zaharova, Birleşmiş Milletler (BM) Tüzüğü'ne göre ablukanın yalnızca BM Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından uygulanabildiğine değindi.

Zaharova, BMGK'da Hürmüz Boğazı ile ilgili herhangi bir karar alınmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"ABD'nin abluka yönündeki önlemleri, Birleşmiş Milletler Tüzüğü açısından yasa dışı olarak değerlendirilmelidir. Washington, uluslararası hukuku keyfine göre yorumluyor. Bu, ancak gerginliğin artmasına ve ekonomik sonuçlara yol açmakta. Eğer gerçekten İran'ın limanlarının ve kıyı şeridinin silahlı kuvvetleri kullanılarak abluka altına alınması söz konusu ise bu tür eylemler açıkça suç ve saldırganlık kapsamına girer."

Zaharova, ABD'nin Küba'ya yönelik askeri müdahalede bulunma ihtimaline dair ise "Beyaz Saray'ın Küba yerine kendi anayasasına bakması daha iyi. Bu da ABD için çok daha etkili ve faydalı olurdu." ifadelerini kullandı.