Söyleşide Sennur Sezer’i yakından tanıma fırsatı bulduğunu anlatan Berken Döner, yazarın mutfağa olan yaklaşımını anlattı. Sezer’in çok pratik ve iyi bir aşçı olduğunu ifade eden Döner, “Yemeğini de yedim. Hem yemeğin pişirilmesine hem de yemeğe sosyolojik anlamda kafa yormuş birisiydi” dedi.

Döner, ‘İstanbul’un Eski İkramları’ kitabının, hem yemeği anlatıp hem de aile mirası reçetelerden faydalanarak yazılan kitaplarının öncüsü ve ilk örneği olduğunu söyledi. Sennur Sezer’in Rum, Ermeni ve Yahudi mutfakları üzerine detaylı inceleme yaptığını dile getiren Döner, sofra geleneklerini anlattı.

HAGEL’den dev destek
HAGEL’den dev destek
İçeriği Görüntüle

Anuşabur hazırladılar

Söyleşinin ardından mutfak atölyesine geçilerek, Seyfettin Yavuz şefliğinde katılımcılarla birlikte geleneksel bir Ermeni lezzeti olan Anuşabur yapıldı. Hazırlanan tatlının anlamını ve hikayesini anlatan Döner, “Anuş tatlı demek. Yani tatlı bir yemek oluyor. Aşure diyebiliriz. Nohut ve fasulye konulmuyor. Halk diliyle söylersek Ermeni aşuresi aslında. Bayram sofralarında muhakkak ikram edilir” dedi.

Etkinlik sonunda, hazırlanan Anuşaburlar katılımcılara ikram edilirken, Seyfettin Döner’e günün anısına hediye verildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ