Adana'da başından vurulan 15 yaşındaki gencin ailesi adalet arıyor
Adana'da başından vurulan 15 yaşındaki gencin ailesi adalet arıyor
İçeriği Görüntüle

Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olduğu öne sürülen şebekeye yönelik soruşturma sürüyor. İddiaya göre genç kadınlar para karşılığında yumurta bağışında bulunmaları için yurt dışına götürülüyor, elde edilen üreme hücreleri ise tüp bebek tedavisi isteyen ailelere ulaştırılıyordu.

Soruşturma kapsamında, KKTC’de yumurta veren iki kadının İstanbul’a dönüşlerinde havalimanında yakalanmasıyla gözaltı sayısının 44’e çıktığı bildirildi. Şüphelilerin sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildiği belirtildi.

811 KEZ YUMURTA SATIŞI YAPILDIĞI İDDİASI

Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, kadınların yumurta bağışı sürecine dahil edilmesinden kliniklere uzanan bir organizasyon kuruldu. İddiaya göre 80 euro karşılığında yumurta vermeyi kabul eden kadınlar önce İstanbul’da muayene ediliyor, ardından KKTC’ye götürülüyordu. Burada yumurtaları alınan kadınlardan elde edilen üreme hücrelerinin tüp bebek merkezlerine satıldığı öne sürüldü.

İncelemelerde 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirildiği ve yaklaşık 2 milyon euroluk para trafiği bulunduğu iddia edildi. Şebekenin, kadınların kan grubu ile göz, saç ve ten rengi gibi özelliklerini içeren bir katalog hazırlayarak bu bilgileri çocuk sahibi olmak isteyen kişilerle paylaştığı da dosyaya yansıyan iddialar arasında yer aldı.

İstanbul merkezli 14 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda örgüt lideri olduğu değerlendirilen kişi, yöneticiler, donör kadınlar, iki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile seyahat organizatörlerinin de aralarında bulunduğu toplam 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi.

“ANNE” KİM? TIP VE HUKUK FARKLI YAKLAŞIYOR

Soruşturmanın gündeme taşıdığı temel tartışmalardan biri, yumurta sahibi kadın ile bebeği dünyaya getiren kadından hangisinin anne olarak kabul edileceği oldu.

Kadın Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şule Yıldız, genetik açıdan yumurtayı veren kadının bebeğin genetik annesi olduğunu belirtti. Yıldız, yumurta sahibi ile bebeğin genetik bağının DNA testiyle ortaya konulabileceğini ifade etti.

Aile Hukuku Uzmanı Avukat Güzide Şeniz Özsoy ise Türk hukukunda anneliğin doğuran kadın üzerinden değerlendirildiğini söyledi. Özsoy, yumurta sahibi kadının genetik bağının DNA testiyle kanıtlanmasının tek başına hukuki annelik statüsü kazandırmayacağını vurguladı.

Özsoy ayrıca, bu tür bir uyuşmazlığın yargıya taşınması halinde nasıl karar verileceğine ilişkin yerleşik bir içtihat bulunmadığını belirterek Türkiye’de yumurta bağışı ve taşıyıcı annelik uygulamalarının hukuken yasak olduğunu kaydetti.

ŞEBEKE İDDİASINDA ORGANİZASYONUN İŞLEYİŞİ ARAŞTIRILIYOR

Soruşturma dosyasına göre, örgüt lideri olduğu değerlendirilen Hacer T.’nin başlangıçta donörlük yaptığı, süreç içinde işleyişi öğrenerek başka kadınları organizasyona dahil etmeye başladığı öne sürüldü. Şüphelinin, yeni donörler bulup komisyon alarak gelir elde ettiği iddia edildi.

Dosyada ayrıca, şüphelinin birlikte hareket ettiği ve ilaç temin ettiği öne sürülen örgüt yöneticilerinden Muharrem Ş. ile ilişkisi üzerinden ilaç temini ve donörlük faaliyetlerinin tek bir organizasyon altında yürütüldüğüne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Soruşturmanın, şebekenin çalışma yöntemlerini, para akışını ve sürece dahil olduğu iddia edilen kişilerin rollerini ortaya çıkarmaya yönelik sürdüğü bildirildi. Dosyadaki iddiaların hukuki süreç sonunda netlik kazanması bekleniyor.

Kaynak: NTV