Gazeteci Murat Ağırel, Sarıgül Ailesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından yaşanan süreci Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısında aktardı. Kendisine iletilen iddiaları araştırdığını, belgeleri inceleyerek doğrulamaya çalıştığını ifade eden Ağırel, haber yapmadığı bir dosya nedeniyle suçlandığını savundu.
Ağırel, İngiltere’de kurulduğu öne sürülen şirkete ait evraklar ile para transferi dekontlarının güvenilirliğine ilişkin şüpheleri bulunduğunu belirterek, iddiaları doğrulamadan yayımlamayı gazetecilik ilkelerine aykırı gördüğünü dile getirdi.
İHBARLA BAŞLAYAN SÜREÇTE BELGELERİ DOĞRULAMAYA ÇALIŞTI
Ağırel’in aktardığına göre süreç, kendisine ulaşan bir kişinin Sarıgül Ailesi ve bazı isimler hakkında çeşitli iddialar iletmesiyle başladı. İddiaları desteklemesi için belge isteyen Ağırel, gönderilen içeriklerin anlatılanları doğrulamadığını düşündüğünü ve ek belgeler talep ettiğini belirtti.
Gazeteci, kendisine iletilen dosyalar arasında mahkeme evrakları, şirket belgeleri, fotoğraflar ve para transferi dekontlarının bulunduğunu aktardı. İncelemeleri sırasında bazı şirketlerin faaliyetlerine ve evrakların gerçekliğine ilişkin şüpheler oluştuğunu söyleyen Ağırel, iddiaları doğrulamak için karşı tarafın görüşüne de başvurduğunu ifade etti.
Ağırel, yazısında kendisine gönderilen iki dekontun gerçekliğini araştırdığını ve yaptığı görüşmelerde bunların sahte ya da yapay zekâyla oluşturulmuş olabileceğine ilişkin yanıtlar aldığını ileri sürdü. Bu nedenle dosyadaki iddiaları haberleştirmediğini kaydetti.
“HABER YAPMADIĞIM İÇİN SUÇLANDIM”
Ağırel, soruşturma kapsamında kendisine yöneltilen suçlamaları da yazısında anlattı. İfadesinin alındığı süreçte, belgelerin kendisine gönderildiği ancak haber yapılmadığı ve belgelerin Sarıgül Ailesi’ne verildiği iddialarının gündeme geldiğini aktardı.
Daha önce yaptığı haberler nedeniyle yargılandığını belirten Ağırel, bu kez yayımlamadığı bir haber üzerinden suçlandığını savundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen gazeteci, dosyadaki belgelerin doğruluğunu araştırmasının ve şüpheli gördüğü içerikleri yayımlamamasının gazetecilik sorumluluğunun bir parçası olduğunu vurguladı.
Ağırel, yazısında kendisinin Sarıgül Ailesi üyeleriyle yakın bir tanışıklığının bulunmadığını da belirterek, isimlerle geçmişte yalnızca haber çalışmaları veya etkinlikler sırasında karşılaştığını ifade etti.
AĞIREL’DEN GAZETECİLİK ETİĞİ VURGUSU
Tutuklu gazeteci, yazısında kendisine ulaşan iddiaları doğrulamadan yayımlaması durumunda yanlış bilgi vermekle suçlanabileceğini dile getirdi. Bu nedenle belgelerin gerçekliğini araştırmayı ve ilgili taraflardan yanıt almayı tercih ettiğini belirtti.
Ağırel, kendisine yöneltilen suçlamaların gazetecilik faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu savunurken, kamu yararını gözeterek hareket ettiğini öne sürdü. Yazısının sonunda ise belgeleri doğrulamadan haber yapmayı reddetmesinin bir hata olarak değerlendirilmesini eleştirdi.
Ağırel’in açıklamaları kendi kaleme aldığı yazıya dayanırken, soruşturmadaki iddialar ve suçlamalara ilişkin nihai hukuki değerlendirme yargı süreci kapsamında belirlenecek.




