Uganda Halk Savunma Kuvvetleri (UPDF), 19 Eylül'de Türkiye ile tüm savunma ve askeri iş birliğini derhal geçerli olmak üzere askıya aldığını açıkladı. Kararın, iki ülke arasındaki karşılıklı savunma ve askeri iş birliğine ilişkin çözülmemiş meseleler giderilene kadar yürürlükte kalacağı bildirildi. Uganda ordusu ise söz konusu meselelerin ayrıntılarını kamuoyuna açıklamadı.

Ankara-Kampala hattındaki gerilimde Türkiye'de yaşayan Ugandalı siyasi yorumcu Fred Lumbuye'nin durumu da önemli başlıklardan biri oldu. Bunun yanında, bazı kaynaklar Uganda'nın Somali'deki askeri varlığının geleceği ile Türkiye'nin Mogadişu yönetimiyle geliştirdiği güvenlik ilişkilerinin de krize etkisi bulunduğunu belirtiyor.

LUMBUYE GERİLİMİ SOKAĞA TAŞINDI

Uganda'da hükümet karşıtı açıklamalarıyla tanınan Fred Lumbuye'nin Türkiye'den iadesini isteyen göstericiler, 18 Eylül'de Kampala'daki Türkiye Büyükelçiliği önünde toplandı. Associated Press, göstericilerin Lumbuye'nin Uganda'ya iadesini talep ettiğini bildirdi. Gösterinin Patriotic League of Uganda ile bağlantılı destekçiler tarafından düzenlendiği aktarıldı.

Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba da son dönemde Türkiye'ye yönelik sert açıklamalarda bulundu. Türkiye ile askeri iş birliğinin askıya alınmasına ilişkin resmi açıklamada ise Lumbuye'nin adı doğrudan gerekçe olarak yer almadı. Uganda ordusu yalnızca iki ülke arasındaki çözülmemiş savunma ve askeri iş birliği meselelerine işaret etti.

Venedik’te giriş ücreti artıyor
Venedik’te giriş ücreti artıyor
İçeriği Görüntüle

Gerilimin ekonomik boyutunda ise Türk şirketi Yapı Merkezi'nin Uganda'daki yaklaşık 3 milyar dolarlık demiryolu projesinin geleceğine ilişkin tehditler ve ülkedeki Türk vatandaşlarına yönelik açıklamalar gündeme geldi.

SOMALİ'DEKİ GÜVENLİK DENGESİ TARTIŞILIYOR

Uganda, uzun süredir Somali'de Afrika Birliği çatısı altındaki güvenlik operasyonlarında görev yapan ülkeler arasında bulunuyor. Türkiye ise Somali'de askeri eğitim ve savunma alanlarında iş birliğini sürdürüyor. Bu nedenle iki ülkenin Somali'deki güvenlik rollerinin Ankara-Kampala ilişkilerindeki gerilime etkisi tartışılıyor.

Middle East Eye'a konuşan kaynaklar, Türkiye'nin Somali'deki güvenlik rolünün genişlemesinin Uganda'nın ülkedeki askeri varlığının geleceği açısından önem taşıdığını öne sürdü. Aynı kaynaklar, Somali yönetiminin Türkiye ile güvenlik iş birliğini geliştirmesi halinde Uganda'nın askeri varlığına duyulan ihtiyacın azalabileceğini savundu. Ancak Somali hükümeti veya Uganda yönetimi, Uganda'nın askeri rolünün Türkiye nedeniyle sona erdirilmek istendiğini kamuoyu önünde doğrulamadı.

Türkiye'nin Somali'deki askeri varlığının önemli unsurlarından biri Mogadişu'daki TURKSOM üssü ve Somali güvenlik güçlerinin eğitimi olurken, Uganda da AUSSOM kapsamında ülkede görev yapan önemli askeri katkı sağlayıcılardan biri konumunda bulunuyor.

UGANDA'NIN SOMALİ'DEKİ GELİRİ DE GÜNDEMDE

Gerilimin ekonomik boyutuna ilişkin değerlendirmelerde Uganda'nın Somali'deki askeri misyonundan elde ettiği gelir de gündeme getirildi. Middle East Eye'a konuşan bir kaynak, Uganda'nın Somali'deki misyonunun sona ermesi halinde aylık 5 ila 6 milyon dolar, yıllık ise 60 ila 72 milyon dolar civarında gelir kaybı yaşanabileceğini tahmin etti. Bu rakam bağımsız olarak doğrulanmış bir resmi veri değil, kaynağın tahmini olarak aktarıldı.

Somali'deki güvenlik misyonunun geleceği açısından AUSSOM'un finansmanı da ayrı bir başlık oluşturuyor. Reuters'ın aktardığına göre ABD, Birleşmiş Milletler'in Somali'deki Afrika Birliği misyonuna desteğinin aşamalı olarak sona erdirilmesine ilişkin plan için geçiş süresini uzattı.

Böylece Uganda ile Türkiye arasındaki gerilimde Lumbuye'nin iadesi tartışması, askeri iş birliğinin askıya alınması ve Somali'deki güvenlik dengeleri aynı çerçevede gündeme geldi. Ancak Uganda'nın askeri iş birliğini askıya alma kararının resmi gerekçesi, açıklamada ayrıntılı biçimde ortaya konulmuş değil.

Kaynak: HALK TV HABER MERKEZİ