Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın "Bayrağını al, Güvenpark’a gel" çağrısıyla çok sayıda vatandaş ve Zafer Partisi yöneticisi Güvenpark’ta bir araya geldi. Özdağ, "Meclis sizin bulunduğunuz yerden 400 metre yukarıda. Öcalan’ın ayağına, İmralı’ya komisyon yolladılar, ‘Ne istiyorsun? Senin için ne yapabiliriz?’ diye. Buraya niye Meclis’den bir komisyon gelip de ‘Sizin için ne yapabiliriz?’ diye sormuyor" diye sordu. "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin de konuşan Özdağ, "Bu durum kabul edilebilir bir durum değildir. İktidar vatansever AKP'lilerden vatansever MHP'lilerden 'biz bunları yapacağız' diye oy almadı" diye konuştu.
Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük haklarına sahip olması talebiyle Güvenpark’ta başlattığı açlık grevi sürüyor. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın eyleme destek amacıyla "Bayrağını al, Güvenpark’a gel" çağrısının ardından, Zafer Partisi yöneticileri ve çok sayıda vatandaş ellerinde Türk bayraklarıyla Güvenpark’ta bir araya geldi.
Vatandaşlar, "Türküz, Türkçüyüz, Atatürkçüyüz", “Ne mutlu Türk’üm diyene”, "Meclis'te terörist istemiyoruz", "Çerçeve yasaya hayır" ve "Gazilerimizin yanındayız" sloganları attı.
Gazilere ve şehit ailelerine destek olmak amacıyla Adana’dan gönüllü olarak geldiğini belirten sokak sanatçısı bir vatandaş, "Eğer ben sokakta gezebiliyorsam, sokakta müzik yapabiliyorsam buradaki gazilerimiz sayesindedir. Ne mutlu Türk’üm diyene" dedi. Sokak sanatçısı, Güvenpark’ta İzmir Marşı'nı seslendirdi.
Bir grup vatandaş, eski 16 Türk devlet bayraklarıyla "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganı atarak alana geldi. Alanda mehteran takımı ve eski Türk kıyafetleri giyen vatandaşlar da yer aldı.
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, yaptığı konuşmada, "Biz kendi haklarımızı almak için neden bu kadar sıkıntı çekiyoruz? Teröristle konuşmak daha mı çok hoşunuza gidiyor? Biz bu ülke için gönüllü askere gittiğimiz için cezalandırılıyoruz. Biz bunu hiçbirini hak etmiyoruz. Biz bu hakları alıncaya kadar buradayız" dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da şunları söyledi:
"TBMM'DEN BİR KOMİSYON GELİP 'SİZİN İÇİN NE YAPABİLİRİZ?' DİYE SORMUYOR"
"Eğer siz bu mücadeleyi vermemiş olsaydınız ve sizin vermiş olduğunuz bu vatan savunması sayesinde PKK terör örgütü Türk devleti tarafından defalarca ezilmemiş olsaydı, bugün ülkemiz Irak’tan, Yugoslavya’dan, Sudan’dan çok daha kötü bir durumda olurdu. Ama sizin vermiş olduğunuz mücadele bunu engelledi. Ama bugün PKK terör örgütünü kanınızla, canınızla büyük bir mücadele vererek ezmiş olmanıza rağmen, onların meclisteki siyasi temsilcileriyle, Kandil’deki elebaşlarıyla ve İmralı’daki narko terör örgütü elebaşıyla 21 aydan bu yana yapılan pazarlıklar sonucunda oluşmuş olan bir yasa tasarısı Meclis'te komisyonda kabul edilmiş ve Genel Kurul’a gelecekmiş. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin bulunduğunuz yerden 400 metre yukarıda. Öcalan’ın ayağına, İmralı’ya komisyon yolladılar, ‘Ne istiyorsun? Senin için ne yapabiliriz?’ diye. Buraya niye Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden bir komisyon gelip de size ‘Sizin için ne yapabiliriz?’ diye sormuyor?"
"ANKA HABER AJANSI SÜREKLİ BURADAYDI"
Özdağ, gaziler ile er şehit yakınlarının eylemlerini takip etmeyen medya kuruluşlarına tepki göstererek, "Doğrusu, sizin taleplerinizin tüm kamuoyuna ulaşmasında Sözcü TV’nin ciddi bir desteği olduğunu görüyoruz. Keza ANKA Haber Ajansı sürekli her geldiğimde buradaydı. Diğer siyasetçiler geldiği zaman da buradaydı. Ama bunları gördüğümüz gibi buraya hiç uğramayan televizyon kanallarını, gazeteleri de görüyoruz. Onları da biliyoruz, onları da not ediyoruz unutmayacağız" dedi.
"BİZ YANINIZDAYIZ, YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
"Sizin acılarınızı sizin kadar hiç kimse iyi bilemez. Birisi var, sizin acılarınızı en az sizin kadar biliyor: Ali Şehirlioğlu" diyen Özdağ, şöyle devam etti:
"Ben ondan birçok kez inanılmaz hikâyelerini dinleme şansına eriştim. ‘Keseceksen sen kes, komutanım’ diyen arkadaşları... Artık bu sorunun çözülmesinin zamanı gelmiştir. Bu noktada siyasi karar alıcılara, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, büyük görev düşüyor. Gazilerimiz burada kışa kadar kalabilirler. Onlar mevzi tutmayı, siper tutmayı ve geri adım atmamayı en iyi bilenler. Biz de onların yanında oluruz. Ancak Türkiye bu sorunu daha fazla taşımamalıdır. Türkiye, gazilerinin taleplerini kabul etmeli ve bu insanları teşekkür ve şükran duygularıyla evlerine, eşlerinin, annelerinin, babalarının ve çocuklarının yanına artık uğurlamalıyız. Biz yanınızdayız, yanınızda olmaya devam edeceğiz."
"TELEVİZYONA ÇIKIP KONUŞMASIN, GELSİN BURAYA BİR ZİYARET ETSİN"
Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın "Dünyada ülkeleri inceleyin, şehit yakınları ve gazilere en fazla sahip çıkan ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Son 25 yılda çok ciddi adımlar atıldı. Amerika’ya bakın, bizim oradaki hakları göremezsiniz. İstihdamdan tutun, maaşa bakımdan diğer hizmetlere kadar daha iyidir. Kendi ekonomik şartları içerisinde çok daha iyi konumdadır. Ama ne yapsak az, bu yapılan fedakarlığın karşılığı olmaz. Biz bir nebze görevimizi yapabilsek ne mutlu bize" şeklindeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Özdağ, şunları söyledi:
"Benim bir cevap vermeme gerek yok, zaten cevabı sevgili gazilerimiz verdiler. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın cevabı beni tatmin etmek zorunda değil, kardeşimi tatmin etmek zorunda. Etmiyorsa bu cevap doğru bir cevap değil demek. Gelsin kardeşim anlatsın televizyona çıkıp konuşmasın, gelsin buraya bir ziyaret etsin, bir sularını içsin. Bir sorsun, ne istiyorlar diye. Acaba kendisine verilen bilgiler doğru mu? Hulusi Akar gelsin buraya bir ziyarette bulunsun. Bu, böyle ‘Verdim, oldu, bitti, dünyada en iyisini biz yapıyoruz’ açıklamalarıyla izah edilebilecek bir şey değil."
Kamuoyunda, "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin de görüşlerini açıklayan Özdağ, şunları söyledi:
"Bu çıkan Çerçeve Yasa'nın bir ilk adım yasası olduğu ve bunu yasaları ve anayasayı değiştirecek diğer adımların izleyeceği kamuoyunun artık gayet net bir şekilde öğrendiği durum. Yani sadece PKK'lılara af gelmeyecek, Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan bunlarla ilgili uluslararası arama emirleri kalkmayacak. Daha şimdiden Emniyet Genel Müdürlüğü narkotik dairesi yayınlamış olduğu rapordan PKK'yı çıkarttı. Geçen sene uyuşturucu satan PKK herhalde bu sene lollipop satmaya başladı ki artık Emniyet'in listesinde bulunmuyor. Ve neymiş? Suça bulaşmayan PKK'lılarmış. PKK'lı olup suça bulaşmamak mümkün mü? Nasıl bir ifade? Örgüt üyesi olmak zaten suç. Bugün organize suç örgütü davası açılması için 3 kişi gelip bir araya suçu konuşsalar eyleme geçmeseler bile mahkum oluyorlar. Tamam, peki Türkiye'yi bölmek için 40 yıldan beri her türlü hainliği yapan bir örgütün üyesi olup nasıl suça bulaşmamış olacaksın? Mermi sıkmamış, mermi taşımamış mı? Bomba koymamış, bombayı taşımamış mı? Özetle bu bir yalan ama daha kötüsü bu ilk adım.
Ne diyor Öcalan, 'Demokratik Cumhuriyet'e gidecek Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir süreç' demek ki Atatürk Cumhuriyeti'ni yıkarak yerine bir başka cumhuriyet kuracaklarını açıklıyorlar. Türk Milleti buna müsaade etmeyecek. Türk milleti buna sandıkta gereken dersi verecek. Ve gelin bu yasayı ve bütün düşündüklerinizi referanduma götürüp Türk halkına soralım. Özetle bu durum kabul edilebilir bir durum değildir. Bugünkü iktidar vatansever AKP'lilerden vatansever MHP'lilerden seçimlerde biz bunları yapacağız diye oy almadı, tam tersini söyleyerek oy aldı. Bunun demokratik meşruluğu da yok."
Konuşmaların ardından Ozan Ethem, gaziler ve şehit aileleri için kendi yazdığı şiiri okudu.
Ümit Özdağ, gaziler ve vatandaşlarla sohbet ettikten sonra alandan ayrıldı.
Er şehit yakınları ve er gaziler ise Güvenpark’taki oturma ve açlık grevi eylemlerini sürdürüyor.





