Yapay zekâ günlük hayatın birçok alanında işleri hızlandırırken, hukuk alanında kontrolsüz kullanımının ciddi sonuçlar doğurabileceği tartışılıyor. Aksaray’da açıklamalarda bulunan avukat Bilgehan Özçifçi, vatandaşların boşanma, hakaret veya ortaklığın giderilmesi gibi davalar için yapay zekâdan dilekçe hazırlamasının tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Özçifçi’ye göre yapay zekânın oluşturduğu metinlerde hukuki dayanakların yanı sıra Yargıtay kararlarına ilişkin hatalı bilgiler de bulunabiliyor. Kontrol edilmeden mahkemeye sunulan bu belgelerin ise usul yönünden sorun çıkarabileceğini ve vatandaşların gereksiz masrafla karşılaşabileceğini söyledi.
DİLEKÇEYİ HAZIRLAMAK DAKİKALAR SÜRÜYOR, HATAYI FARK ETMEK YILLAR ALABİLİYOR
Avukat Özçifçi, yapay zekânın hızlı biçimde dilekçe oluşturabildiğini ancak ortaya çıkan metnin hukuken doğru olup olmadığının ayrıca incelenmesi gerektiğini vurguladı. Vatandaşların yapay zekâya yaşadıkları hukuki olayları ve kişisel bilgilerini aktarırken aynı zamanda hassas verilerini de paylaşabildiğine dikkat çekti.
Özçifçi, bazı vatandaşların yapay zekâ tarafından oluşturulan dilekçeleri herhangi bir hukukçuya danışmadan mahkemeye sunduğunu ve sonrasında ret kararlarıyla karşılaştıklarını anlattı. Hatalı şablonların veya doğrulanmamış hukuki bilgilerin dava sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
VAR OLMAYAN YARGITAY KARARLARI GERÇEK GİBİ SUNULABİLİYOR
Yapay zekânın hukuk alanındaki en dikkat çekici risklerinden birinin yanlış içtihat üretmesi olduğu belirtiliyor. Özçifçi, bazı dilekçelerde gerçekte bulunmayan Yargıtay kararlarının varmış gibi gösterilebildiğini ifade etti.
Bu risk yalnızca teorik bir tartışma da değil. Türkiye’de 2026 yılında bir avukatın mahkemeye sunduğu dilekçede doğrulanamayan Yargıtay kararlarına yer verilmesi sonrasında savcılık ve baro soruşturması gündeme geldi. Avukat ise hatalı karar bilgilerinin yapay zekâ tarafından üretildiğini ve bunun kasıtlı olmadığını savundu.
Bu tür örnekler, yapay zekânın hukukta yardımcı bir araç olarak kullanılmasının, ürettiği bilgilerin otomatik olarak doğru kabul edilebileceği anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.
VATANDAŞLARDAN DA DİKKAT ÇEKEN DENEYİMLER GELDİ
Haberde görüşlerine yer verilen vatandaşlardan Ali Eren, bir iş görüşmesi için hazırlaması gereken dosyayı yapay zekâ yardımıyla oluşturduğunu, ancak belgelerdeki hataların fark edildiğini anlattı.
Kadir Tok ise yaşadığı bir hakaret olayı sonrasında hukukçudan destek almadan yapay zekâya dilekçe hazırlattığını ve mahkemeye sunduğunu belirtti. Tok, hazırlanan dilekçenin kabul edilmediğini ifade etti.
Uzmanların uyarısı ise yapay zekânın hukukta tamamen kullanılamayacağı yönünde değil, üretilen bilgilerin mutlaka yetkin bir hukukçu tarafından kontrol edilmesi gerektiği noktasında yoğunlaşıyor. Zira yapay zekâ, hukuki metinleri hızlı şekilde oluşturabilse de somut olayın tüm ayrıntılarını, güncel mevzuatı ve içtihatların doğruluğunu kendiliğinden garanti etmiyor.




