Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü yaklaşırken, tarihçi-yazar Sinan Meydan, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde 29 Ekim’e giden sürecin sanılandan çok daha uzun bir hazırlığın sonucu olduğunu anlattı.
“Cumhuriyet İlanına Giden Yol: ‘28 Ekim Gecesi Karar Verilmedi’” başlıklı yazısında Meydan, Mustafa Kemal Atatürk’ün 28 Ekim 1923 akşamı Çankaya’da arkadaşlarına söylediği “Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz” sözünün, o gece alınmış ani bir kararın değil, haftalardır üzerinde çalışılan bir siyasi ve anayasal hazırlığın son aşamasının ifadesi olduğunu belirtti.
“YARIN CUMHURİYET İLAN EDECEĞİZ” SÖZÜ NE ANLAMA GELİYORDU?
Meydan, Atatürk’ün Nutuk’ta aktardığı 28 Ekim gecesini hatırlatarak, Çankaya’daki yemekte “Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz” denildiğini, daha sonra İsmet İnönü ile birlikte anayasa değişikliği teklifinin taslağı üzerinde çalışıldığını aktardı.
Ancak Meydan’a göre bu gece, Cumhuriyet fikrinin ilk kez doğduğu an değildi. Tam tersine, daha önce kararlaştırılan ve yaklaşık bir buçuk aydır üzerinde çalışılan bir kararın artık uygulamaya geçirileceği aşamaydı.
İLK İŞARETLER HALK PARTİSİ TÜZÜĞÜNDEYDİ
Meydan, Cumhuriyet’e giden yolun Eylül 1923 başında daha görünür hale geldiğini yazdı.
9 Eylül 1923’te kabul edilen Halk Partisi tüzüğünde “milli egemenliğin halk tarafından ve halk için yürütülmesi” anlayışının merkeze alındığını belirten Meydan, bu yaklaşımın Cumhuriyet rejiminin temel mantığıyla doğrudan örtüştüğünü ifade etti.
Meydan’a göre 11 Eylül’de Atatürk başkanlığında yapılan Halk Partisi Meclisi toplantısı da bu sürecin önemli dönemeçlerinden biriydi.
11 EYLÜL’DE ÖZEL TOPLANTIDA AÇIKLADI
Meydan, Falih Rıfkı Atay’ın aktardığı bilgilere dayanarak Atatürk’ün Cumhuriyet’in ilan edileceğini 11 Eylül 1923’te yapılan özel bir toplantıda açıkça dile getirdiğini yazdı.
Atay’ın anlatımına göre Atatürk, yeni anayasanın ilk maddesinin “Türkiye, cumhuriyet usulü ile idare edilir bir halk devletidir” şeklinde düzenlenmesini gündeme getirdi ve Cumhuriyet’in yakın zamanda ilan edileceğini ifade etti.
Bu anlatım, Meydan’ın yazısındaki temel tezlerden birini güçlendiriyor: 28 Ekim gecesi söylenen cümle, ilk kez ortaya atılmış bir fikir değil, daha önce biçimlenmiş bir kararın son aşamasıydı.
22 EYLÜL’DE DÜNYAYA DUYURULDU
Sinan Meydan’ın dikkat çektiği en önemli tarihlerden biri de 22 Eylül 1923.
Meydan, Atatürk’ün Viyana’da yayımlanan Neue Freie Presse gazetesinin Ankara muhabirine verdiği demeçte, Türkiye’nin yönetim biçimine ilişkin yaklaşımını açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti.
Atatürk, 1921 Anayasası’ndaki “Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir” ilkesinin tek kelimeyle “Cumhuriyet” anlamına geldiğini ifade etmişti. Meydan’a göre bu demeç, Türkiye’nin yeni rejiminin 29 Ekim’den haftalar önce hem iç hem de dış kamuoyuna açıklanmış olduğunun önemli göstergelerinden biriydi.
Meydan ayrıca bu açıklamanın 23 Eylül’de İkdam gazetesine yansıdığını, ardından Anadolu Ajansı aracılığıyla daha geniş kitlelere duyurulduğunu aktardı.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRDÜ
Meydan’ın yazısına göre süreç Eylül ayıyla sınırlı kalmadı.
5 Ekim 1923’te Halk Partisi Büyük Divanı Atatürk başkanlığında toplandı ve Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda yapılacak değişiklikleri görüşmek üzere bir uzman kurul oluşturuldu. Bu kurulda Cumhuriyet rejiminin anayasal çerçevesi üzerinde çalışıldı.
Meydan, dönemin gazetelerinin de komisyonda Cumhuriyet şeklinin ele alındığını yazdığını aktardı. Böylece 29 Ekim’den haftalar önce hem siyasi hem de hukuki hazırlıkların sürdüğü görülüyordu.
CUMHURİYET FİKRİNİ 1919’A KADAR GÖTÜRDÜ
Sinan Meydan, Cumhuriyet düşüncesinin izlerini yalnızca 1923 sonbaharında değil, Kurtuluş Savaşı yıllarında da aradı.
Mazhar Müfit Kansu’nun anılarına atıfta bulunan Meydan, Mustafa Kemal’in 20 Temmuz 1919’da Erzurum’da “Zamanı gelince hükümet şekli cumhuriyet olacaktır” dediğinin aktarıldığını yazdı.
Meydan, 7 Ağustos 1919’da da benzer biçimde gelecekte kurulacak yönetim biçiminin Cumhuriyet olacağının dile getirildiğini belirtti.
1921 ANAYASASI CUMHURİYETİN ZEMİNİNİ HAZIRLADI
Meydan’ın yazısında öne çıkan bir başka nokta ise 1921 Anayasası.
Meydan, egemenliği doğrudan millete veren bu anayasal düzenin adı henüz açıkça “Cumhuriyet” olarak konulmasa da yeni rejimin temelini oluşturduğunu savundu.
Bu nedenle 29 Ekim 1923’ü yalnızca tek gecelik bir karar anı olarak değil, 1919’dan itibaren şekillenen milli egemenlik anlayışının ve 1921’den sonra hızlanan anayasal dönüşümün sonucu olarak değerlendirdi.
28 EKİM GECESİ SON HALİNİ ALDI
Meydan’a göre 28 Ekim gecesinin tarihsel önemi, Cumhuriyet fikrinin ilk kez ortaya çıkmasından değil, artık resmen ilan edilecek hale gelmesinden kaynaklanıyordu.
Çankaya’daki yemekten sonra Atatürk ile İsmet İnönü’nün anayasa değişikliği teklifinin taslağı üzerinde çalışmasıyla birlikte süreç son aşamasına geldi. Ertesi gün TBMM’de yapılan görüşmelerin ardından Türkiye Devleti’nin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu anayasal olarak ilan edildi.
Sinan Meydan’ın değerlendirmesine göre 29 Ekim, haftalar ve hatta yıllar boyunca olgunlaşan bir düşüncenin hukuken adının konulduğu gündü.
Sinan Meydan’ın “Cumhuriyet İlanına Giden Yol: ‘28 Ekim Gecesi Karar Verilmedi’” başlıklı köşe yazısının tamamına bağlantıdan ulaşabilirsiniz.




