CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karşıyaka Mezarlığı’nda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anma programının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” tartışmalarıyla ilgili açıklamasını “kıymetli ve önemli” bulduğunu söyledi.

Özel, “Kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti diğer bir siyasi partiye yapılan yargı yoluyla usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur...” dedi.

CHP’nin yalnızca kendi kurultayını değil, siyasi partilerin varlık zemini olan demokratik sistemi savunduğunu belirten Özel, şunları söyledi:

“Neredeyse bir yıldır tek başına Cumhuriyet Halk Partisi'ni değil, siyasi partilerin güç aldığı sistemi savunuyoruz, demokrasiyi savunuyoruz. Erken kalkanın 10 kere reddedilen bir Asliye Hukuk Mahkemesi'ni 11.'sinde bulup da oradan bir siyasi partinin il yönetimine kayyum atadığının... Onu yenemeyip de ona sandıkta yenilip de yeni bir sandıkta yenileceğini bilip de yargıdan, yargıdaki militanından medet umanların durumunu millet görüyor ve değerlendiriyor.”

DERVİŞOĞLU'NA YANIT

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu’nun CHP’ye yönelik sözleri de Özel’e soruldu. Özel, Dervişoğlu’nu doğrudan dinlemediğini belirterek CHP’nin durduğu yerin açık olduğunu söyledi.

Özel, “Musavat Bey'i bizzat dinlemedim ancak savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez. Sökseydi bugün burada olmazdık, bu durumda olmazdık, hep birlikte ayakta olmazdık ve bu kadar net meydan okuyor olmazdık. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi'ne efendim birileri şantaj mı yapıyor bilmem ne mi?” ifadelerini kullandı.

Özel, CHP’nin çözüm ve demokrasi başlıklarında sorumluluk alan bir noktada durduğunu söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi tarihin doğru tarafında durmak için; annelerin gözünün yaşını dindirmek için, kardeş kanı akmasın diye, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme doğru giderken savundukları Türklerle Kürtlerin kardeşliğinin ebedi olarak sarsılmadan devam etmesi, birlikte yaşamak, birbirimize güç vermek, güç almak ve bu zorluk koşullarda Türkiye'yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor, durması gereken yerde duruyor. Bunun için de bu alanı bir husumet, bir rekabet değil bir sorumluluk alanı olarak tarif etmiştik zaten.”

ÖCALAN'IN STATÜSÜ HAKKINDA SORUYA YANIT

Bahçeli’nin PKK Lideri Öcalan’a ilişkin statü çağrısı da Özel’e soruldu. Özel, bu konuda CHP’nin tutumunu grup toplantısında net biçimde anlattığını belirtti.

Özel, “Arkadaşlar ben hemen o açıklamadan sonra yaptığım grup toplantısında terörsüz ve demokratik Türkiye meselesine nasıl baktığımızı, nerede durduğumuzu ve bundan sonra da ne şekilde tutum takınacağımızı bir kez daha hatırlatmıştım. Sayın Devlet Bey'in açıklamasına değerlendirmeleri dinleme sırası ya da bu sorunun yöneltilme sırası artık Sayın Erdoğan'dadır. Bu soruyu yanıtlayacak olanlar diğer liderlerdir. Biz pozisyonumuzu dün son derece net...” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurban vekaletini Türk Kızılay'a verdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurban vekaletini Türk Kızılay'a verdi
İçeriği Görüntüle

"BU İŞ LEKE KALDIRMAZ"

Kurultay davasının ertelenmesine ilişkin soruyu da yanıtlayan Özel, iddiaların somut dayanaktan yoksun olduğunu söyledi. Özel, davada adı geçen bazı ifadeleri örnek göstererek şu değerlendirmeyi yaptı:

“İsmini anmak istemediğim bir meczup geldi ifade verdi İstanbul'dan. 'Sen bunu böyle demişsin' dedim. 'Niye böyle dedin?' 'Öyle duydum', 'Öyle gördüm'. 'Gördün mü?' 'Görmedim, duydum.' 'Kimden duydun?' 'Başkasından duydum.' 'O duyduğunu söyle.' 'E ben onun adını da unuttum.' Böyle şeyler söyleniyor. Ama kimi dinlemek icap ediyorsa, mesela Adem Soytekin demiş ki 'Bir şey duydum birinden.' Gelsin anlatsın, kimden duyduysa ona da sorulsun. En ufak bir şüphe kalmayana kadar bu işleri sorsunlar, soruştursunlar.”

CHP kurultayının lekelenemeyeceğini belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü bu iş leke kaldırmaz bir iş ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayı öyle lekelenebilecek bir kurultay değil. Aksine Cumhuriyet Halk Partisi'nde o kurultayda sonuç böyle olmasaydı, 104 yıllık Cumhuriyette hiçbir siyasi partinin genel başkanı yarışarak değişememiş olacaktı halen daha. Bu kurultay; delegenin bir siyasi partinin genel başkanını demokratik bir yarışta ve centilmenlik içinde değiştirdiği bir kurultay olarak kazananına ve kaybedenine onur belgesi vermiş bir kurultaydır. İsmet Paşa nasıl 1950'de kaybettiğinde bunu Türkiye Cumhuriyeti için, kendisi için bir yenilgi ama demokrasi için kazanç...”

Kaynak: HALK TV