Erzurum'un Aziziye ilçesine bağlı kırsal Söğütlü Mahallesi yaylalarında yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte kuzuların ilk kırkımı başladı. Hayvancılıkta "kuzu" veya "toklu" kırkımı olarak bilinen uygulamada elde edilen, bir zamanlar yastık ve yorgan yapımında tercih edilen ince kuzu yünleri ise günümüzde eski değerini kaybetti.

Çankaya Belediyesine yönelik soruşturmada 25 şüpheli tutuklandı
Çankaya Belediyesine yönelik soruşturmada 25 şüpheli tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Kuzuların 3 ila 6 aylık yaşa ulaşmasının ardından yapılan ilk kırkım, hayvanların sıcak havalardan korunması ve dış parazitlere karşı daha sağlıklı olmaları amacıyla gerçekleştiriliyor. Hayvanların üşütüp hastalanmaması için yağmursuz ve sıcak günler tercih edilirken, kırkım öncesinde nefes darlığı yaşamamaları adına kuzular o gün aç bırakılıyor.

İlk kez elde edilen kuzu yünü; ergin koyun yününe göre çok daha ince, yumuşak, esnek ve temiz olması nedeniyle geçmişte tekstil sektöründe ve ev eşyalarının yapımında önemli bir yere sahipti. Günümüzde ise sentetik dolgu malzemelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kuzu yününe olan ilgi her geçen yıl azalıyor.

GELENEKSEL KIRKLIK İLE MODERN MAKİNELER BİRLİKTE KULLANILIYOR

Yaylalarda sürdürülen kırkım mesaisinde, asırlık gelenek olan "kırklık" adı verilen el makasları ile modern elektrikli kırkım makineleri birlikte kullanılıyor. Kuzuların derisinin oldukça ince ve hassas olması nedeniyle yetiştiriciler, hayvanların zarar görmemesi için büyük bir dikkatle çalışıyor. İlk kez kırkılan kuzular ise yakalanırken, yatırılırken ve makine sesinden dolayı zaman zaman korku ve heyecan yaşıyor.

"KUZULARIMIZ BİRAZ HEYECANLI OLUYOR"

Erzurum Şehir Hastanesinde laborant olarak görev yapan ve aynı zamanda hayvancılıkla uğraşan Muhammet Lâçin, "Bu tarihlerde kuzularımız artık büyüdü. 5-6 aylık oldular ve kırkım vakitleri geldi. Sıcaklardan korunmaları ve dış parazitlere karşı hayvanlarımızı bu dönemlerde kırpıyoruz. Kimimiz geleneksel kırklık dediğimiz eski tip makaslarla, kimimiz de daha modern elektronik cihazlarla bu işlemi yapıyoruz. Kuzularımız biraz heyecanlı oluyor. Hayvanları yakalayıp yatırırken ve cihazların sesinden dolayı korkuyorlar. Biraz da bizim onları ürkütmemizden kaynaklı stres yaşıyorlar. Biz de heyecanlıyız. Birkaç gün boyunca burada kırkım yapıyoruz. Bir kuzunun kırkımı, hayvanın durumuna göre ortalama 10-15 dakika sürüyor. Tüm hayvanlarımızın kırkımını bitirene kadar buradayız" dedi.

"İHTİYAÇ OLURSA VERİYORUZ, KALANI İMHA EDİYORUZ"

Yünlerin artık eski yıllardaki gibi değerlendirilmediğini belirten Lâçin, "Eskiden koyun ve kuzu yünü birçok alanda kullanılırmış. Özellikle kuzu yününden, daha yumuşak olduğu için yastık yapılırmış. Günümüzde ise bu kullanım oldukça azaldı. Artık yatak ve yastıklar daha modern malzemelerden üretiliyor. Elyaflar kullanılıyor. Yine de eski usulü sürdüren komşularımız, eşimiz dostumuz var. İhtiyaçları olduğunda yünleri onlara veriyoruz, kalanını ise imha ediyoruz" diye konuştu.

Kaynak: MYNET