Sonbahardan kış mevsimine geçişle birlikte hava sıcaklıkları düşerken günlük yaşam alışkanlıkları da değişiyor. Vatandaşlar daha fazla kapalı alanlarda vakit geçiriyor, toplu taşıma araçları ve kalabalık ortamlar daha sık kullanılıyor. Bu durum grip, soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının yayılması için uygun koşullar oluşturabiliyor.

Özellikle çocuklar, 65 yaş üzerindeki kişiler, hamileler ve kronik hastalığı bulunanların daha dikkatli olması gerekiyor. Kış aylarını hastalıklarla mücadele ederek geçirmek istemeyenlerin ise şimdiden bazı alışkanlıklarına dikkat etmesi önem taşıyor.

KIŞ AYLARINDA HASTALIKLAR NEDEN ARTIYOR?

Havaların soğumasıyla birlikte insanların kapalı ve kalabalık ortamlarda daha uzun süre vakit geçirmesi, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırıyor. Yeterince havalandırılmayan ortamlarda virüslerin bulaşma riski artabiliyor.

Grip, nezle ve benzeri enfeksiyonlara virüsler neden oluyor. Dolayısıyla yalnızca soğuk havaya maruz kalmak hastalanmak için yeterli değil. Ancak mevsim geçişlerinde değişen yaşam koşulları, virüslerle karşılaşma ihtimalini artırabiliyor.

GRİP VE NEZLEDEN KORUNMAK İÇİN ELLERİNİZİ SIK SIK YIKAYIN

Enfeksiyonlardan korunmanın en temel yollarından biri el hijyenine dikkat etmek. Eller özellikle dışarıdan eve gelindiğinde, yemek hazırlamadan önce, yemeklerden önce ve tuvalet sonrasında sabun ve suyla iyice yıkanmalı.

Kirli ellerle gözlere, buruna ve ağza dokunmaktan kaçınılması da bulaşma riskini azaltmaya yardımcı oluyor. Su ve sabuna ulaşılamayan durumlarda uygun el antiseptiklerinden yararlanılabiliyor.

KAPALI ORTAMLARI DÜZENLİ OLARAK HAVALANDIRIN

Kış aylarında evlerde, iş yerlerinde, okullarda ve toplu kullanım alanlarında pencereler daha az açılıyor. Ancak kapalı ortamların düzenli havalandırılması, solunum yoluyla yayılan enfeksiyonların bulaşma riskini azaltmak açısından önem taşıyor.

Özellikle kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmaktan kaçınmak, hasta kişilerle yakın teması sınırlamak ve gerektiğinde maske kullanmak koruyucu önlemler arasında yer alıyor.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DESTEKLEMEK İÇİN NASIL BESLENMELİ?

Vücudun normal bağışıklık işlevini sürdürebilmesi için yeterli ve dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Günlük beslenme düzeninde sebze, meyve, protein kaynakları, tam tahıllar ve sağlıklı yağlara yer verilmesi öneriliyor.

Portakal, mandalina, kivi, brokoli, ıspanak, havuç ve mevsim sebzeleri dengeli beslenmenin bir parçası olabilir. Yumurta, balık, yoğurt, baklagiller ve kuruyemişler de beslenme çeşitliliğini destekleyebilir.

Ancak tek bir besinin veya bitki çayının hastalıklardan koruduğu ya da bağışıklığı anında güçlendirdiği düşünülmemeli. Vitamin ve mineral takviyeleri de ihtiyaç ve hekim önerisi doğrultusunda kullanılmalı.

DÜZENLİ UYKU VE FİZİKSEL AKTİVİTEYİ İHMAL ETMEYİN

Yetersiz uyku ve hareketsiz yaşam, genel sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle kış aylarında da düzenli uyku saatleri oluşturmak, yaşa ve sağlık durumuna uygun fiziksel aktiviteyi sürdürmek önem taşıyor.

Hava koşulları elverdiğinde açık havada yürüyüş yapmak, gün içinde hareketli kalmak ve vücudun dinlenmesine zaman ayırmak sağlıklı yaşam alışkanlıkları arasında bulunuyor.

Sabah tutukluğu deyip geçmeyin: Erken belirti olabilir
Sabah tutukluğu deyip geçmeyin: Erken belirti olabilir
İçeriği Görüntüle

GRİP AŞISI KİMLER İÇİN ÖNEMLİ?

Mevsimsel gripten korunmanın önemli yollarından biri de grip aşısı. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişiler, hamileler, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler grip açısından daha yüksek risk taşıyor.

Sağlık Bakanlığının bilgilendirmelerinde risk gruplarının grip aşısı konusunda hekimlerine danışmaları öneriliyor. Aşının uygunluğu, uygulanma zamanı ve gerekli dozlar kişinin sağlık durumuna göre değerlendirilmeli.

HASTA OLDUĞUNUZDA ANTİBİYOTİĞİ KENDİ BAŞINIZA KULLANMAYIN

Grip ve soğuk algınlığı gibi birçok solunum yolu enfeksiyonu virüslerden kaynaklanıyor. Antibiyotikler virüslere karşı etkili olmadığından doktor önerisi olmadan kullanılmamalı.

Hastalık belirtileri görüldüğünde dinlenmek, yeterli sıvı tüketmek ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor. Özellikle yüksek risk grubundaki kişilerin belirtileri hafife almaması ve erken dönemde hekim değerlendirmesi alması önem taşıyor.

Nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı veya genel durumda belirgin kötüleşme yaşanması halinde gecikmeden tıbbi yardım alınmalı.

KIŞ GELMEDEN BU 8 ÖNLEMİ ALIN

Sonbahardan kışa geçerken hastalıklardan korunmak için günlük yaşamda şu alışkanlıklara dikkat edilmesi öneriliyor:

1. Ellerinizi sabun ve suyla düzenli olarak yıkayın.

2. Ev ve iş yerlerini sık sık havalandırın.

3. Hasta kişilerle yakın teması sınırlandırın.

4. Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnunuzu dirseğinizin iç kısmıyla kapatın.

5. Yeterli ve dengeli beslenin.

6. Düzenli uyuyun ve fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyin.

7. Risk grubundaysanız grip aşısı için hekiminize danışın.

8. Hastalık belirtilerinde doktor önerisi olmadan ilaç ve antibiyotik kullanmayın.

KÜÇÜK ÖNLEMLER KIŞI DAHA SAĞLIKLI GEÇİRMEYE YARDIMCI OLABİLİR

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olmak gerekiyor. El hijyeni, düzenli havalandırma, dengeli beslenme, yeterli uyku ve uygun aşılanma gibi önlemler hastalık riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Özellikle risk grubundaki kişilerin koruyucu sağlık önlemlerini ihmal etmemesi, kış mevsimine daha hazırlıklı girmeleri açısından önem taşıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ