AstraZeneca hisseleri pazartesi günü TSİ 15.30 itibarıyla yaklaşık yüzde 6 değer kaybetti ve FTSE 100 endeksinde en fazla düşen ikinci hisse oldu. Bristol Myers Squibb hisseleri ise ABD’de piyasa öncesi işlemlerde yaklaşık yüzde 5 yükseldi.

Yatırımcılar ve analistler, olası maliyet tasarruflarına rağmen İngiltere’nin en büyük ilaç şirketi AstraZeneca’nın böylesine büyük ve dönüştürücü bir satın almaya ihtiyaç duymadığını savundu.

Henüz iki şirket tarafından da doğrulanmayan olası anlaşma, piyasa değeri bakımından dünyanın dördüncü, gelir açısından ise en büyük ilaç şirketini yaratabilir. Avrupa’nın önde gelen ilaç üreticilerinden biriyle büyük bir ABD’li rakibi bir araya getirecek birleşme, tarihin en büyük şirket evliliklerinden biri olabilir.

AstraZeneca hissedarı JM Finn’in yatırım direktörü Lucy Coutts, “AstraZeneca açısından bu olası birleşmenin tek belirgin avantajı, şirketin ABD’deki varlığını ve satışlarını hızla artırması gibi görünüyor” dedi.

Coutts, olası bir birleşmeden asıl kazançlı çıkacak tarafın Bristol Myers hissedarları olacağını belirterek, haberlerin AstraZeneca yatırımcıları tarafından soğuk karşılanacağını söyledi.

Reuters’a konuşan konuya yakın bir kaynak, AstraZeneca ile Bristol Myers’ın görüşmeler yaptığını doğruladı. Böylece Financial Times’ın daha önce yayımladığı haber de teyit edilmiş oldu.

İki şirketin cuma günü itibarıyla toplam piyasa değeri yaklaşık 400 milyar dolardı. AstraZeneca’nın piyasa değeri 264 milyar dolar, Bristol Myers’ın piyasa değeri ise 133 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'tan haber var: Kaldığı cezaevini anlattı
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'tan haber var: Kaldığı cezaevini anlattı
İçeriği Görüntüle

AstraZeneca sözcüsü konuya ilişkin yorum yapmadı. Merkezi New Jersey’de bulunan Bristol Myers Squibb ise yorum talebine yanıt vermedi.

Analistler ve yatırımcılar, CEO Pascal Soriot’nun 14 yıllık yönetimi altında sektörün en başarılı şirketlerinden biri haline gelen AstraZeneca açısından olası birleşmenin stratejik gerekçelerini sorguladı.

AstraZeneca hissedarı Union Investment’ın portföy yöneticisi Markus Manns, anlaşmanın “ne stratejik ne de finansal açıdan anlamlı olduğunu” söyledi.

Manns, birleşmenin güçlü bir ilaç geliştirme portföyüne sahip, iyi yönetilen bir şirketin işleyişini bozacağını belirtti.

Olası anlaşmayı FIFA’nın daha sonra vazgeçtiği Dünya Kupası hissesi satışı planına benzeten Manns, “Birleşme söylentileri doğru çıkarsa bu, ilaç sektörünün FIFA’nın özelleştirilmesi anına eş değer olur. Birçok piyasa katılımcısının şaşkınlıkla karşılayacağı, kötü düşünülmüş bir teklif olur” dedi.

AstraZeneca hissedarı ATG Healthcare’in portföy yöneticisi Lukas Leu ise anlaşmanın maliyet sinerjileri sayesinde kâr marjlarını yükseltebileceğini, sinirbilim ve hücre tedavisi alanlarındaki faaliyetleri genişletebileceğini söyledi.

Ancak Leu, birleşen şirketin birbiriyle rekabet eden ilaçlarını nasıl konumlandıracağının belirsiz olduğuna dikkati çekti.

AstraZeneca açısından olası anlaşmanın en önemli avantajlarından biri, şirketin halihazırda en büyük pazarı olan ABD’deki varlığını daha da güçlendirmek olabilir.

AstraZeneca bu yıl New York Borsası’nda doğrudan kotasyon sürecini tamamladı. Bristol Myers ile yapılacak bir anlaşma, fiilen bir İngiliz şirketinin ABD’nin önde gelen ilaç üreticilerinden birini satın alması anlamına gelecek.

Bristol Myers, gelirinin büyük bölümünü ABD’den elde ediyor ve ülkedeki en geniş ticari ağlardan birine sahip bulunuyor.

AstraZeneca’nın en büyük 20 hissedarından birinde görev yapan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir portföy yöneticisi, ABD pazarındaki ağırlığın artırılmasının cazip olabileceğini ancak anlaşmanın yine de sürpriz sayılacağını söyledi.

Yönetici, AstraZeneca yönetiminin bugüne kadar şirketin araştırma ve geliştirme faaliyetleri sayesinde organik olarak büyüyebileceğini sürekli savunduğunu hatırlattı.

“AstraZeneca’nın ilaç geliştirme portföyünün daha güçlü olduğu ve Bristol Myers’a kıyasla patent sürelerinin dolmasından kaynaklanan baskıyla daha az karşı karşıya bulunduğu konusunda genel bir görüş var. Öyleyse neden bu gücü sulandırıp büyüme beklentisini düşürsünler?” dedi.

Donald Trump’ın yeniden ABD başkanı olmasının ardından AstraZeneca, ülkedeki üretim faaliyetlerine onlarca milyar dolarlık yatırım yaptı ve yönetimle yakın ilişkiler geliştirdi.

Kaynak: NTV