TOBB'dan BTK’nın "istenmeyen aramalara ve SMS kararına" itiraz
TOBB'dan BTK’nın "istenmeyen aramalara ve SMS kararına" itiraz
İçeriği Görüntüle

TBMM Genel Kurulunda, Emniyet Teşkilatı ve basına yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 7 maddesi daha kabul edildi.

KANUN TEKLİFİ KABUL EDİLDİ

Kabul edilen hükümlere göre, Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun'daki değişiklikle internet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri belirlenecek. Buna göre, resmi ilan ve reklam verilen veya bekleme süresi içindeki internet haber sitelerinin vasıfları, "haber sayısı", "içerik", "kadro", "okur sayısı", "en az yayın hayatı süresi" bakımlarından ve uygun görülecek diğer yönlerden Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurulunca tespit edilecek. Kanun'daki gazetelerin ödevlerine ilişkin hükümler, internet haber sitelerinin ödevleri bakımından da uygulanacak.

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 7. ve 8. Maddeleri vekiller tarafından ağır eleştirildi.

Özellikle Basın İlan Kurumu ile ilgili yapılacak düzenlemelerin ifade ve basın özgürlüğü bakımından kabul edilemez olduğu ifade ediliyor.

Bağımsız İstanbul Milletvekili ve hukukçu Mustafa Yeneroğlu, Meclis'te kabul edilen kanun tekliflerini sert bir dille eleştirdi.

Yeneroğlu, söz konusu düzenlemelerle Basın İlan Kurumu’na (BİK) hem internet haber sitelerinin resmî ilan sistemine kabulüne ilişkin olarak geniş takdir yetkileri tanındığını hem de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen resmi ilan kesme müeyyide sisteminin farklı bir şekilde yeniden düzenlenmek istendiğini belirtti.

TBMM'de Basın İlan Kurumu düzenlemeleri kabul edildi: Vekillerden karara tepki - Resim : 1

‘İNTERNET HABER SİTELERİNE GETİRİLEN ÖLÇÜTLER BASINI TEHDİT EDİYOR’

Teklifin 7. maddesiyle internet haber sitelerinin resmi ilanlara hak kazanıp kazanmayacağı; haber sayısı, kadro, okur sayısı, ‘içerik’ ve ‘uygun görülecek diğer yönlerden’ gibi ölçütlere göre Basın İlan Kurumu tarafından belirleneceğine dikkat çeken Yeneroğlu,

“Burada söz konusu olan bir internet haber sitesinin resmi ilan sistemine girip giremeyeceği, yani gelire hak kazanıp kazanamayacağıdır. Haber sayısı veya kadro gibi nesnel ölçütlere itirazımız yok. Ancak ‘içerik’ ölçütü, bir kamu kurumuna yayının muhtevasını tartma imkanı verir; ‘uygun görülecek diğer yönler’ ifadesi ise hangi şartın aranacağını baştan belirsiz bırakan, sınırı olmayan bir yetki devridir. Bir haber sitesine yönelik maddi destek içeriğinin idarece uygun bulunmasına bağlanırsa, bu artık bir nitelik ölçütü değil, dolaylı bir içerik denetimi olur. Bu ölçütlerin bedelini de en çok, sınırlı imkanlarla yayın yapan yerel haber siteleri öder” sözlerini sarf etti.

‘RESMİ İLAN ADİL DAĞITILMALI’

Her iki maddenin de esas olarak yayın kuruluşlarına sağlanan reklam ve resmi ilanlara yönelik olduğunu belirten Yeneroğlu, “Yayın kuruluşları, hangi yükümlülük ihlalinin ne tür bir yaptırımla karşılaşacağını önceden makul bir açıklıkla bilebilmelidir. Hukuk devleti ilkesinin ve belirlilik şartının gereği budur. Anayasa Mahkemesi’nin vurguladığı husus da özünde budur. Birçok gazete ve haber sitesi için resmi ilan önemli bir gelir kapısıdır. Bu geliri belirsiz kanun maddelerine dayanarak kesmek hafif bir uyarı değil, bir yayın organının kapısına kilit vurmaktır. Üstelik geçmişte bu cezaların belirli gazetelerin üzerinde yoğunlaştığını gördük. İlan gelirleri kesildiğinde yalnızca o kuruluşun ekonomik teşebbüs hürriyeti değil, halkın haber alma hakkı ve ifade özgürlüğü de zarar görür” ifadelerini kullandı.

‘7. VE 8. MADDELER ANAYASA’YA AYKIRI’

Yeneroğlu, açıklamasının sonunda şu çağrıda bulundu:

“Madem bir düzenleme yapılacak, doğrusu bellidir: Hangi davranışın cezalandırılacağı, ağırlığı ve sınırı bizzat kanunda, herkesin önceden bilebileceği açıklıkta yazılmalı; ‘içerik’ üzerinden keyfi denetime kapı aralanmamalı ve Anayasa Mahkemesi’nin gösterdiği yol izlenmelidir. Bu teklif bunların hiçbirini yapmıyor; iptal edilen sistemi makyajla değiştirerek geri getiriyor. Bu haliyle 7. ve 8. maddeler Anayasa’ya aykırıdır. Aynı hatayı tekrar yapmak yerine bu maddeler tekliften çıkarılmalı ve düzenleme baştan, yerel basını adil şekilde destekleyecek ve ifade özgürlüğünü anayasal güvenceler çerçevesinde koruyacak biçimde yazılmalıdır.”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin’de söz konusu kanun teklifine büyük tepki gösterdi.

‘İKTİDAR İNTERNET HABERCİLİĞİNİ KONTROL ALTINA ALMAK İSTİYOR’

Şahin, 14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti’nin kuruluş felsefesinde ve parti programında açıkça basının özgür olmasının ifade edildiğini hatırlatarak, buna ters politika izlendiğini, iktidarın internet haberciliğini kontrol altına almak istediğini belirtti.

TBMM'de Basın İlan Kurumu düzenlemeleri kabul edildi: Vekillerden karara tepki - Resim : 2

Şahin, “14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti’nin kuruluş felsefesinde ve parti programında açıkça basının özgür olması ifade ediliyordu. Demokrasilerde özgür basın hayat kurtarır denerek, o dönemde kendilerine karşı yürütülen özellikle kartel medyada aleyhlerine yazılanlara karşı, AK Parti iktidarı manşetlerle vuruşarak iktidara geliyoruz diyordu. Evet o günkü şartlarda gerçekten AK Parti manşetlerle vuruşarak iktidara geldi. Ama o gün en azından elimizde bir TRT vardı, Anadolu Ajansı vardı. Az veya çok AK Parti’yi destekleyen televizyon kararları vardı. O gün sosyal medya bu kadar gelişmiş değildi. Ama her ilde AK Parti’nin felsefesini benimseyen yerel gazeteler vardı. Ve o yerel gazeteler, halkın sağlıklı bilgilendirilebilme aracıydı” ifadelerini kullandı.

‘İKTİDAR SAHİPLERİ ANA AKIMIN TAMAMINI SATIN ALDI’

23 yıllık iktidar sonucunda AK Parti’yi gücün yozlaştırdığını belirten Şahin, “Mutlak güç tamamen yozlaştırdı iktidar sahiplerini. Her şeyi kontrol etme hastalığı başladı. Bu her şeyi kontrol etme hastalığı öncelikle devletin kurumu olan TRT ile başladı. Muhalefete hayat imkanı vermedi TRT. Anadolu Ajansı ile devam etti. Muhalefetin haberlerini bir türlü yayınlamadı. Ama bu kesmedi iktidarı. Belirli bir yıldan sonra ana akımın tamamını satın aldı. Peki ne ile satın aldı? Kamu bankalarını kullanarak, kamu kaynaklarını kullanarak bu medyaya sahip oldu. Bugün itibariyle muhalefete nefes aldırmayan bir yayıncılık politikası izleniyor. Ama bu sadece görsel ve yazılı basında değil. Bu da kesmedi şimdi de internet yayıncılığına el atmaya başladı. Basın İlan Kurumu üzerinden bir tarafta havuç, bir tarafta sopa ile internet medyasını dizayn etme arzusunda. Gelin vazgeçin. Bu kadar her şeyi kontrol etme arzusundan vazgeçin” dedi.

'BASINI EKONOMİK YAPTIRIMLARLA HİZAYA SOKMAYA ÇALIŞIYORLAR'

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, Basın İlan Kurumu ile ilgili düzenlemelere işaret ederek, kurumun acil ihtiyacı olan düzenlemenin "basını ekonomik yaptırımlarla hizaya sokmaya çalışan" yöntemler değil, kurumun yapısının, misyonunun ve karar verici mekanizmaların demokratik, şeffaf ve çoğulcu bir anlayışla baştan aşağı değiştirilmesi olduğunu ifade etti.

TBMM'de Basın İlan Kurumu düzenlemeleri kabul edildi: Vekillerden karara tepki - Resim : 3

‘TEK SESLİ BİR MEDYA DÜZENİ YARATMAK İSTİYORLAR’

DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ise, teklifin Basın İlan Kurumunu "ekonomik baskı uygulayan yarı idari bir denetim aygıtına dönüştürme" çabası ile hazırlandığını öne sürdü.

Resen inceleme yetkisinin Basın İlan Kurumunun işi olmadığını söyleyen Oluç, "Basın İlan Kurumuna resen inceleme yetkisi vererek kurumdaki bürokratların bu işi basın savcılarından önce yapmasını sağlıyoruz. Neden bunu yapıyoruz, neden? Var çünkü bunu yapanlar sonuç olarak. Sonuçta nedir dert? Aslında tek sesli bir medya düzeni yaratmaktır, bunun için bunu yapıyorlar." dedi.

Kaynak: Yeniçağ haber