Emin Balkan, Bulgaristan göçmenlerini dışlayarak, dışardan taşımayla Bal-Göç seçimini kazanmış (!) olabilir ancak liderliğini Delyan Peevski’nin yaptığı Hak ve Özgürlükler Hareketi Yeni Başlangıç Partisi’nin Bursa Nilüfer Podyum Davet’te düzenlediği iftar yemeğinde gördüğüm kadarıyla Bulgaristan Türkleri gönlünü başkalarına kaptırdı.

Gidenler bilir, geniş bir salonu vardır Podyum Davet’in…
Hak ve Özgürlüklerin Bursa İl Başkanı Taner Çavuş’un öncülük ettiği iftar yemeğine öylesine yoğun katılım oldu ki, salonun arkasındaki bölüm açıldı, bir o kadar daha insan oraya yerleşti.
****

Katılım arttıran en önemli etmen, Bulgaristan’dan gelen 7 Türk belediye başkanıydı.
Türkiye-Bulgaristan Parlamentosu Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz’un AK Parti Bursa İl Yöneticisi Cem Kürşad Hasanoğlu ile iftara katılması, Prof. Dr. Emin Balkan’ın ‘Devlet bizim arkamızda’ sözlerini boşa çıkartacak nitelikteydi.
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Ali Altınsoy’un da salonda olduğunu belirtmiş olayım.
****

Geceye damga vuran konu seçimlerdi. 19 Nisan’da Bulgaristan’da gerçekleştirilecek seçimlerde Türkler gerekli başarıyı göstermezse, Bulgaristan’daki yönetim Türk soydaşlara dayatma yapabilir:
“Ya Bulgaristan vatandaşı olacaksın ya da
Türk vatandaşı!”
Bu durumda Bulgaristan’daki Türk nüfusu bir anda yarıya düşebilir.
***

Görünen o ki Türklerin etkilerini azaltmak için sandık daraltması yaptılar.
380 bin seçmenin olduğu Türkiye’de göçmenler 20 sandıkta, Bursa’da ise sadece 6 sandıkta oy kullanılabilecek.
Daha önce Bursa’da 42 sandık kurulduğu düşünülürse Bulgaristan yönetiminin Türklerin oy kullanma hakkını kısıtlamak için her türlü anti-demokratik yola başvurduğu net bir şekilde ortaya çıkmıyor mu?
Türkiye’deki seçimlerde 300 seçmene bir sandık düştüğü hesap edilirse ne derece sıkıntılı bir tablo oluşacağına varın siz karar verin!

****
Sandık daraltılmasında, bazılarının propaganda yaptığı gibi Hak ve Özgürlük Hareketi milletvekillerinin payı var mıydı?
Kırcali Belediye Başkanı aynı zamanda partinin Genel Başkan Yardımcısı Erol Mümin’e sordum bunu…
“Hayır” dedi, “Üç milletvekilimiz yanlış oy kullandı. Sonra geri aldılar oylarını. Yasal
olarak bu mümkündü. Ancak yasa 126 evet oyuyla geçti. 121 hayır oyu vardı. 3 eklense de sonuç değişmiyordu.”
****

Gecenin en ateşli konuşmasını Cebel Belediye Başkanı Necmi Ali yaptı; Avrupa Birliği fonlarıyla 130 cami onarıldığını belirterek, “Bugüne kadar başımızda bir Türk genel başkan vardı ancak sorunlarımız ısrarla dile getirilmedi. Şimdi partimizin başında bir Bulgar olmasına rağmen meselelerimizi çok daha güçlü ve net bir şekilde savunuyoruz” demesi dikkatlerden kaçmadı.
Biraz karanlık geçmişe (Vikipedia’nın İngilizcesine baktım, anne babası hakkında bilgi yok diyor, kendisinin özel yaşamına ilişkin de bilgi az) sahip olsa da Bulgar olan Peevski’nin Türk bölgelerine hizmeti yadsınamaz ölçüde…
Biz Türkiye’de etnik bölücülüğün karşısında dururken ve de sadece bir etnik gruba ait parti istemezken, Bulgaristan’da pürü pak bir Türk partisi istemek çelişki değil mi?
Varsın bir Bulgar olsun partinin başında, yeter ki hak ve özgürlük olsun!
****
Bu yazının dipnotu: Başta Mestanlılar olmak
üzere yöre dernekleri geceye katılırken Bal-Göç’te güçlü aday profili çizen Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca’nın iftara katılmaması bir başka dikkat çekici noktaydı.