MHP’den kopmuş ülkücülerin örgütlendiği Turan Sancağı Teşkilatı adlı bir kuruluş var Bursa’da…

Sinan Ateş’in anısını yaşatmak temel amaçlarından biri olsa da, dernek her yıl geleneksel olarak ödül töreni gerçekleştiriyor.

Turan Sancağı Teşkilatı Genel Başkanı Halit Gökhan Gül’ün söylemiyle “Türk milletine ve Turan ülküsüne hizmet etmiş olanlara’ ödül takdim ediliyor.

Milli ve manevi değerlere sahip çıkmak, Türk dünyasındaki birlik ve beraberliği güçlendirmek de temel hedefler arasında…

****

Geçen yıl, Cihat Yaycı Paşa, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Devriren, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Altınsoy’la birlikte ödül alanlardan biri de bendim.

Çağdaş Gazeteciler Derneği başkanı sıfatıyla, dernek yöneticisi ve sunucu Lale Küçük’ten ödül aldıktan sonra yaptığım konuşmada, “Ben Turancı değilim, yurtsever bir solcuyum çok şükür” dediğimde salonda gülüşmeler oldu, alkışlandım da…

****

Bu yıl ödül için davet edildiğimde, kimlerin olduğunu merak ettim. Vali Erol Ayyıldız, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Bursa Hakimiyet yazarı Atilla Sağım tamam da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ismini duyunca şaşırdım.

‘Ümmet’ söylemini ağzından düşürmeyen, babasından daha koyu bir İslamcı olduğu izlenimi veren Bilal Erdoğan’a Türkçü-Turancı bir derneğin ödül vermesi şaşırtıcı değil mi?

****

Bizim hiç olmazsa geçmişte hem Turancı hem sosyalist eylemci ve fikir adamlarımız var.

Sultan Galiyev, Neriman Nerimanov, Atilla İlhan, Mümtaz Soysal, Doğan Avcıoğlu bizim düşünce dünyamızın düşünürleri olduğu kadar milliyetçi kesimin ilgisini çeken yazar-siyasetçilerdir.

Kaldı ki bana Turan ödülü verilmedi, yılın gazetecisi ödülü takdim edildi.

Bilal Erdoğan’a yılın Turancısı ödülü vermek, ABD Başkanı Trump’a Nobel Barış Ödülü vermeye benzemez mi?

****

BU YAZININ DİP NOTU:

Derneğin ödül gecesi 7 Şubat Cumartesi akşamı Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılacaktır.

Göçük altında kalan sadece insanımız değildi!

08 Şubat 2023

(O tarihte yazdığım yazıyı yeniden bilginize sunuyorum.)

Göçük altında kalan sadece insanımız değildi!

Su yok.

Tuvalet yok.

Akaryakıt yok.

İş makinası yok.

İlaç yok, ağrı kesici, serum bile sınırlı…

Kefen bezi yok, kefen bezi…

Orada bulunan insanlar mesaj atıyorlar tanıdıklarına, “Yardım paketlerine kefen bezi koyun” diye…

Morg yok, ölüler alanlara dizildi.

Bir vatandaş cenazesini almak için savcı beklediğini haykırdı, Adalet Bakanı’na seslendi, “Savcı yok, buraya savcı gönderin” diye!

Kısaca 6 Şubat felaketi sonrasındaki iki gün, 10 şehirde tam tekmil bir şekilde devlet yoktu.

****

TSK devreye geç sokuldu.

Cumhurbaşkanı uçaklarından ikisini sonradan gönderdi.

Konya-Niğde yolu uzun süre kapalı kaldı, otoyol yaptılar ama yolu kar yağışında açık tutmadılar. Öyle olunca da yardım götüren TIR’ların deprem bölgesine ulaşması gecikti.

Yeraltı konusunda uzman olan madenciler bile göçük altındakileri ölüm yakaladıktan sonra felaket alanına gönderildiler.

****

Sosyal medyada çok doğru bir şekilde özetlendiği gibi 2023 yılında Ay’a gidecekti muhterem hükümetimiz, ne yazık ki Maraş’a, Hatay’a, Adıyaman’a gidemedi.