Avukat Levent Dağdeviren eski bir hakim…
Gemlik’te yargıçlık yaptığı dönemde Türkiye gündemine girecek adımlar atmıştı.
13 Ağustos 2013 yılında, FETÖ’nün, AKP iktidarına yaslanarak bütün heybetiyle operasyonlarını sürdürdüğü bir dönemde Habertürk’te Dağdeviren’e ait şu haber yer aldı:
“Gemlik Hâkimi Levent Dağdeviren, Ergenekon davasında müebbet hapse mahkûm olan eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ hakkındaki hükmün bozulabileceğini ileri sürdü. Davanın temyiz incelemesini de yapacak olan Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 18 Mart 2013 tarihli ‘Suç konusu bir olayla ilgili suç duyurusunda bulunan bir mahkemenin, aynı olayla ilgili yargılama yaparak hüküm kurmasının kanuna aykırı olduğunu’ belirten bozma kararını hatırlatan Dağdeviren, bu hükmün Başbuğ hakkında da örnek oluşturabileceğini kaydetti.”

***
Sadece bu kadar da değil…
2019 yılında Bursa Barosu tarafından ödüllendirilen Hakim Levent Dağdeviren’le ilgili dönemin Baro Başkanı Gürkan Altun şunları söylemişti:
“Mesleğimiz her geçen artan saldırılarla karşı karşıya. 3 Temmuz 2017 tarihinde bir yürüyüş gerçekleştirdik. Bir meslektaşımız öldürülmüş, pek çok meslektaşımız da görevlerinden ötürü silahlı ve bıçaklı saldırıya uğramışlardı. Buna dikkat çekebilmek için bir günlük iş bırakma eylemi ve sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdik.
O gün bir şey oldu. Biz yaşam hakkımız için yürüyüş yaparken, duruşması olan meslektaşlarımız mesleki mazeretleri nedeniyle duruşmalara girmediler. Avukatların duruşmaya girmedikleri bir mahkeme de Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi idi. O mahkemenin hakimi Sayın Levent Dağdeviren o gün avukatların duruşmaya çıkmadıkları bir dava dosyasında örnek bir karar verdi. Yaşam hakkına ve Bursa Barosu Yönetim Kurulu kararına vurgu yaptı ve meslektaşlarımızın yaşam hakkına dikkat çekmek için yaptıkları eylem nedeniyle duruşmaya gelmedikleri düşüncesiyle her iki tarafı da mazeretli sayarak duruşmayı sonlandırdı.”
****
O şimdi CHP İl Başkan Yardımcısı…
Bir hukuk savaşçısı…
Bugün de mücadelesine devam ediyor.
O hem Malatyalılar Dernek Başkanı, Nilüfer Zabıta Müdürü Yılmaz Adıgüzel’in hem de tutsak edilerek Bursa cezaevine atılmış Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in avukatlığını yapıyor.

****
Sözü şuraya getireceğim, birkaç gün önce yazdığım ‘Bozbey’e 14 milyon rüşvet doğru mu?’ başlıklı yazıma açıklama gönderdi.

Mustafa Bozbey’in hakkında yazılanların yalan derecesi hakkında bir fikriniz olması açısından bilginize sunuyorum:
“Merhaba Yüksel Abi.
Ben Zabıta Müdürü Yılmaz Adıgüzel ve Sayın Mustafa Bozbey’in vekiliyim.
(Emek Sitesi eski müteahhidi) Deniz Bozkurt, 2025 yılındaki ifadesinde 2019 yılında Arap müşterilerden aldıkları 14 milyonun ortağı tarafından o zaman sadece zabıta memuru olan Malatyalılar Dernek Başkanı Yılmaz Adıgüzel'e verildiğini söylüyor.
Ancak burada çok çarpıcı bazı hususlar var.
Öncelikle 2019 yılının mart ayında 14 milyon lira olan parasal değer 2026 yılının mart ayında 166 milyon liradan fazla tutuyor (İletinin bu bölümünde ayrıntılı TUİK verileri üzerinden ayrıntılı hesaplamalar var, isteyen dolar üzerinden de yapabilir. Yüksel Baysal)
Yılmaz, 2024 yılında zabıta müdürü olduktan sonra aynı yılın sonlarında hakkında birçok şikayet olan bu sitenin mühürlenmesi işlemini yapıyor. Ayrıca 2025 yılının başında bu mühürlemeye dayalı olarak o inşaat firmasına 6 milyona yakın para cezası veriliyor. Bu işlemlerle ilgili hala davalar var. Yani aslında burada inşaatının mühürlenmesi işlemini yapan ve milyonlarca lira para cezası yazılmasını sağlayan Zabıta Müdürü Yılmaz Adıgüzel’den intikam almaya çalışıyor.
Peki neden hep bu para işlerini ortağının yaptığını söylüyor? Çünkü hem ortağı ile arasında husumet var ve hem de para pazarlığını yaptığını, paraları Yılmaz'a verdiğini söylediği ortağı 22.09.2023 tarihinde Sabiha Gökçen Havalimanından ‘çıkış’ yapmış ve şu anda firari.
Yani bu iddianın doğruluğunun denetlenebilmesi de imkansız olup ortak uygun bir kurban gibi görülüyor. Bu beyanla Deniz Bozkurt bir taşla iki kuş vurmuş oluyor.”
****

Bir zabıta memuruna 166 milyon rüşveti kim verir Allah aşkına?
Bu arada belirtmiş olayım, Deniz Bozkurt’un suçladığı ortağı Tuğrul Kutluay kaçak olarak yurt dışında…
Diğer ortak Sırrı Aydın ise tutuklu…
****
Bu yazının dipnotu: Tuğrul Kutluay, yurt dışına çıkmadan önce 2023 yılında hisse devrini Deniz Bozkurt ile Sırrı Aydın’a yapıyor. Bu dönemde Mustafa Bozbey ne Nilüfer Belediyesi başkanıdır ne de Bursa Büyükşehir başkanı…

SELÇUK TÜRKOĞLU’DAN MUHTEŞEM ÇIKIŞ
İYİ Parti’de görevden almalar konusunda sıkıntı yaşamış olsa da Türk demokrasinin savunma mevziisinde öncü rol oynayan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bozbey tezgahıyla ilgili muhteşem bir konuşma yaptı.
Tarihe not bırakma anlamında buraya alıyorum:
“Muhterem milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey'in tutuklanması, Bursa'da vatandaşın vicdanında derin yaralar açan çifte standardın bir kez daha ortaya çıktığının en bariz örneğidir. Aslında burada asıl mesele adaletin kime, nasıl işlediğidir. Şimdi, ben dönüp bakıyorum, mesela AK Parti'nin Belediye Başkanları Recep Altepe ve Alinur Aktaş tam on dört buçuk yıl görev yaptılar. Bursa'da, asıl, AK Partili dönemlerde 0,50 emsal ve kat artışıyla rant ve talan düzeni âdeta sistematik hâle geldi. İddia konusu olan Nilüfer'deki imar planı değişiklikleri veya emsal artışları kararları hepsi de AK Parti’nin büyükşehir onayından geçmişti. Misal, 2.742 konutluk Doğanbey ucubesi şehrin kalbine o dönemde hançer gibi saplandı. O dönemdeki usulsüzlükler Sayıştay raporlarına da yansıdı. 2013 yılında yapılan denetimler sonucunda büyükşehirde yine milyonlarca liralık kamu zararı belirlendi. Sayıştayın 2021 raporunda... Yani Alinur Aktaş dönemindeki ikram, reklam, sosyal etkinlikler, hediyelikler, ağırlama, vesairede milyonlarca liralık usulsüzlük Sayıştay raporlarına yansıdı ama bir işlem yaptınız mı? Yapmadınız. AK Parti Bursa teşkilatlarının seçim harcamaları yetmezmiş gibi HÜDA PAR'ın Bursa Kongresi'ni bile Büyükşehir Belediyesine yıktınız; belgeledik, o konuda da bir iş yapmadınız. Yani eski bakanlarınızdan seçilen
milletvekillerinize, seçim masraflarınıza kadar pek çok işlemin Alinur Aktaş döneminde özel kalem üzerinden harcandığını ben burada ilan ettim. 5 klasör evrakı götürdüm, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına verdim. Belediyenin parasıyla AK Parti'nin 17 ilçede nasıl parti iftarı verdiğini belgeledik, ortaya koyduk. Ne oldu? Şimdi, bakın, 14 Mart 2025'te yani on üç ay önce suç duyurusunda bulunduk, verdik. Sonra ne olmuş? Cumhuriyet Savcılığı iki ay sonra Bakanlığa soruşturma izni için başvurdu.
Yine 4/6/2025'te Bakanlık Valilikten rapor istedi. 27/10/2025'te Savcılık, Bakanlığa soruşturma izninin akıbetini sordu. 6/11/2025'te Bakanlık ‘Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının cevabını bekliyoruz’ dedi. 7/1/2026'da Savcılığın Bakanlığa teyit yazısı yazıldı. 15/1/2026'da Bakanlık, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığına yazdı. 21/1/2026'da yine onay emri kapsamında mülkiye müfettişliğince güya soruşturma yönetiliyor. Yani şöyle oldu: Balta nerede? Suya düştü. Su nerede? İnek içti. İnek dağa kaçtı. Dağ da yandı, bitti, kül oldu. Yahu, Allah da biliyor, kul da biliyor; AKP olarak Bursa'da Büyükşehir Belediyesine çöktünüz, resmen çöktünüz! (CHP sıralarından alkışlar) O nedenle araştırma önergesini destekliyor, millet iradesine sahip çıkıyoruz.”
____________________________________
Bursa Demokrasi ve uzlaşma grubunun konuğu Zafer Partisi Genel Başkanı Prof Dr Ümit Özdağ'dı.
