Çok şükür Bursa’da artık çok sayıda kamu ve özel tiyatro var. Kültür Bakanlığı’na bağlı Bursa Devlet Tiyatrosu (Erzurum’dan yeni atanan müdür Sezai Yılmaz ile tanıştım), Nilüfer Belediyesi’ne (Ah, yine mi Mustafa Bozbey’in mirası?) ait Nilüfer Kent Tiyatrosu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Bursa Şehir Tiyatrosu

Özel tiyatro olarak da Aspera Sahnesi ile Kafa Sahne’den söz edebilirim. İkisi de aynı binada, Yüzüncü Yıl-Arena AVM’de faaliyet gösteriyor. İşleri zor elbette, Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibidir Türkiye’de tiyatro yapmak…

****

Nasıl olmasın ki?

Bir önceki Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetiminin dar-yobaz anlayışından örnek vereyim.

İnegöl’den gelip, Alinur Aktaş’la birlikte Bursa’yı yönetmeye çalışan Ahmet Bayhan gibi bir adam çıkıp sahneye konmaya hazır bir oyunu, “Ulu Cami’nin gölgesinde içki içirmem” diyerek Dördüncü Muradlık yapabiliyor.

Evet, sinema filmi olarak çekilerek çok çeşitli ödüller almış, binlerce kez oynanmış Salaklar Sofrası oyunundan söz ediyorum.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyunu hazırlıyor, oyuncular aylarca prova yapıyor, o dönem Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin basın sorumlusu Ahmet Bayhan son provayı izliyor, sahnede oyun gereği içki şişeleri var (İçilmiyor yani), şişeleri görünce kırmızı görmüş boğa gibi saldırıp oyunu kaldırtıyor.

O dönem bunu duymuş ama doğrulatamamıştım.

Bursa bir daha bu yobazları iktidar yapmasın diye tarihe kayıt düşüyorum.

****

Çok şükür, artık Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin (CHP’li bazı koltuk severlerin çok eleştirdiği) çağdaş bir belediye başkanının yanı sıra Bozbey’le birlikte göreve gelen tiyatronun duayen ismi Genel Sanat Yönetmeni Ali Düşenkalkar ile Feza Soysal gibi kültürün-sanatın göbeğinde biri var.

****

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Şehir Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu Albert Camu’nün Adiller adlı oyunu buna somut bir örnek…

Alinur Aktaş dönemi olsaydı ne Feza Soysal olurdu ne de Adiller oyunu oynanabilirdi.

Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı Genel Sekreterliği yapan, Nilüfer Kent Tiyatrosu kurucularından Feza Soysal’ın yönettiği Adiller, Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelendi, ben de bu oyunu büyük bir zevkle izledim.

Doğrusu biraz önyargıyla da gitmiştim tiyatroya…

Uçuk-kaçık fikirleri de olan, esas olarak tiyatrodan gelmeyen Feza Sosyal’ın yönettiği oyun nasıl olacak ki?

Vallahi olmuş, hatta muhteşem olmuş!

Oyunun ana konusu 1905 Rus devrimi sırasında geçiyor. 1917 Ekim devrimini müjdeleyen bu devrimle Türk devriminin benzerliğini de anımsatayım.

1908’de Jon-Türk devrimi oldu, 1923 yılında Kemalist devrim…

1905 devrimi arifesinde Rus devrimcilerinin Çar’a bombalı saldırısının öncesini, polis sorgusunu ve sonrasını anlatan Adiller oyununun içeriği, ana mesajı bir yana sinema ile tiyatronun birleşmesinin şahane bir örneği olduğunu söyleyebilirim.

****

Oyunun ana mesajını Tiyatro dergisinin yazarı Hasip Akgül çok güzel özetlemiş, buyurun birlikte okuyalım:

“Ezilenlerin şiddeti, egemenlerin şiddetinden gerçekten farklı mıdır? Ve eğer bu fark siliniyorsa, bu şiddet yeni bir adalet fikrini temsil edebilir mi?”

Yanıt veriyorum, edemez!

Yılın Yazarı Şair Sennur Sezer

Ağırmasa bilir miydim yüreğimin yerini’ diyen ve 2015 yılında bu dünyadan iz bırakarak geçip giden Sennur Sezer Nilüfer Belediyesi tarafından unutulmadı.

Geleneksel hale getirilen yılın yazarı olarak ilan edildi.

O sadece şair değildi, emek mücadelesinin de içinde yer alan bir yazardı.

12 Eylül’ün en karanlık döneminde kudretli cunta lideri Kenan Evren’e karşı Aziz Nesin ve arkadaşlarının hazırladığı Aydınlar Dilekçesi’ni imzalayanlardan biri de Sennur Sezer’di.

***

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 2026 yılının yazarını açıklarken yaptığı vurgular yerindeydi; yılın yazarı seçilen isimlerin yarısı kadın diyerek, kadın şehri Nilüfer’e yakışan tavrın altını çizdi.

Sennur Sezer’in yaşam arkadaşı, yazar Adnan Özyalçıner, proje danışmanı Dr. Nilay Özer, başkan yardımcıları Okan Şahin, Serpil Altun, Zerrin Güleş’in de katıldığı Yılın Yazarı toplantısında, Başkan Özdemir’in şairin tanıtan sözleri şairin dizeleri gibi şiirseldi:

Bu yıl kalbimizi ve sokaklarımızı, edebiyatımızın o devrimci ve şefkatli sesine, Sennur Sezer’e açıyoruz. Sennur Sezer, şiiri yalnızca kendisi için yazmadı; onun dizeleri işçilerin, kadınların ve görünmeyenlerin sesi oldu. Kendi ifadesiyle, ‘Konuştum, susmak anamın diliydi’ diyerek susulan ne varsa onu konuşmaya, görünmeyen ne varsa onu şiirle görünür kılmaya çalıştı. Biz de 2026 yılında Nilüfer’in fabrikalarında, okullarında ve meydanlarında; kadınların sessiz direncini ve emeğin sesini Sennur Sezer’in dizeleriyle selamlayacağız.”

****

2026 yılı boyunca Nilüfer’de Sennur Sezer rüzgarı esecek. Şiirleri okunacak, onun için bir sempozyum yapılacak, Nilüfer’in çocuklarına Sennur Sezer anlatılacak.

****

Bu yazının dipnotu: Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Rıfat Ilgaz başta olmak üzere pek çok yazarı ölümsüz kılan Yılın Yazarı uygulamasını başlatan da Mustafa Bozbey’di.