Kongre öncesinde bir türlü denk gelememiştik.
O Bursasaati.com.tr’yi ziyaret ederken, ben bir başka programa katılmak zorunda kalmıştım.
Özellikle yılbaşı öncesine denk getirilen Bal-Göç kongresinde ise şehir dışındaydım.
****
Bal-Göç’ün gönüllerde taht kuran adayı Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca’dan söz ediyorum.

Eşi Prof. Dr. Harun Ağca ile birlikte yemeğe davet ettiler, Yusuf Sabahyıldızı’nın Balat’taki harika mekanında tanışma ve de sohbet etme fırsatı buldum.
****
Prof. Dr. Fahriye Vatansever’in akademik performansından, 1989 göçmeni olarak küçük yaşta geldiği ülkede yarattığı bilimsel başarıdan söz etmeyeceğim, çünkü o biliniyor.

Ancak 1984 yılında daha birkaç yaşındayken Bulgaristan’da yaşadığı zulmü anlatırken, Bal-Göç’te milliyetçiliğinin sorgulanmasından dökülen kızgın sözler, Prof. Dr. Emin Balkan yönetiminin koltuklarının altına çivi gibi çakılıyordu.
1984’ün o zulüm günlerinde, Türkan Bebek’in öldürüldüğü noktaya çok yakın bir yerde yaşayan çocuk yaştaki Fahriye Vatansever, isimlerinin değiştirilmemesi için Bulgar askerlerinden kaçıp mağaralara sığınmışlardı.
Karlı, soğuk bir kış günü Bulgar askeri onları bulup Balkan soğuğunda yürütmüştü. Bilmem izlediniz mi? Naim Süleymanoğlu’nun filminde anlatılan sahnenin gerçeğini yaşamıştı Fahriye Hoca hem de çocuk denilen yaşta!
Emin Balkan ve yönetimindeki pek çok kişi gibi Bulgaristan zulmünü uzaktan seyretmemişti.
****
“Komünistler saldıracaklar” yalanıyla yanıltılmış ülkücüler salonda önlem (!) alırken, body-guardlar gerçek göçmenleri salona sokmazken, bunları düşündü Prof. Dr. Fahriye Vatansever ve arkadaşları…
Onların Jivkof’u hatırlaması boşuna değildi.
****
Ayarlanmış, senaryosu önceden yazılmış anti-demokratik kongre tiyatrosunda rol almayı reddeden sadece Fahriye Vatansever değildi.

Bal-Göç’ün kurucusu Mümin Gençoğlu’nun torunu Gökhan Sözüçetin de hazırladığı konuşmayı yapmadan salondan ayrılanlar arasındaydı.
Eğer konuşsaydı şu vurguyu yapacaktı:
“Sayın kongre üyeleri,
1987-1993 yılları arasında Mümin Gençoğlu, 1993-1995 yılları arasında Hasan Altınsoy, 1995-2002 yılları arasında Turhan Gençoğlu, 2011-2018 tarihleri arasında Yüksel Özkan,
Her fırsatta Bal-Göç eski başkanlarının vesayeti altındadır diyen Emin Balkan, 2002-2011 tarihleri arasında 9 sene, 2022-2025 tarihleri arasında 3 sene, toplamda 12 sene başkanlık yapmış, 3 sene daha başkanlık yapmak istemektedir. Bal-Göç’ü kendi vesayeti altında tutmak isteyen bir kişi varsa o da Emin Balkandır!
Bizler, kuruluşundan bugüne kadar her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe eşitsizliğe, maruz kaldığı baskılara, dayatmalara karşı direndik; dün olduğu gibi, bugün de haksızlıklara müsaade etmeyeceğiz, kimden ne nereden gelirse gelsin müsamaha göstermeyeceğiz, tüm güçlüklerin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz.”
****
Her ne kadar Gökhan Sözüçetin böyle konuşsa da Bal-Göç camiası, sürekli oynanan oyunlardan bıkmış, Bulgaristan göçmenlerini gerçekten temsil edecek bir dernek arayışına girmiş bulunuyor.
Bir yandan hiçbir usule uymayan kongreyi iptal etme davası açma hazırlığı yapılırken, öte yandan yeni kapsayıcı bir teşkilatlanmanın tartışması devam ediyor.
Tek cümleyle söylersem, göçmenlerin terk ettiği bu derneğin yerine yeni daha büyük dernek için kollar sıvanmış bulunuyor.