Egosunun kölesi olanlar, egosunu okşayanların da kölesi olurlar çünkü yaşam, yaşamın içinde kendi hayatını kurup bu hayat içinde seyir üzerine olmaktan çıkıp egoyu olabildiğince tatmin etmeye dönüşmüştür. Onlar, egolarının kurduğu sahte cennetin içinde insanlıkları prangalı bir hâlde yaşayan mahkumlara dönüşür.
Ego kelimesi Latinceden gelir ve sözlük anlamı olarak, benlik, bencillik ve “Ben” gibi anlamlara gelirken, bireyin kendiliği olarak tanımlanabilir. Evet, dışarıdan bakıldığında egonun bireyden ayrı ikinci bir başka birey gibi görünmesi, egoyu anlamak için egodan ikinci bir şahıs gibi bahsediyor oluşumuzdur. Ego, bireydeki ikinci bir birey olma hâli değildir. Ego, bireyde sadece bireye mahsus olan, tek bilincin işlevselliğinden oluşan benliktir ve bireyin bilincini kullanır. Bu sebeple birey var oldukça bireyle birlikte var olacaktır çünkü ego da bireydir! Mademki ego denilen aslında bireyin kendisi o zaman neden bireyi aşağıya çeken ve zulmeden olumsuzluk içermektedir? Çünkü ego, birey olduğundan bireyi de seçimleri tanımladığından birey için geçerli olan iki yön ego için de geçerlidir.
Birey dediğimiz aslında bir bilinç olduğundan yani bilincin neyse sen de o olduğun için ego negatif yönüyle, kendisini toplumdan ayrı, toplum üstü, her konuda fikri olan, uzmanlara kendisini denk görendir. Bu durum, egonun, kendisine, topluma, yaşam içinde mevcut bulunanların varlığına ait olanları tanıtan, öğreten bilgilere, insan denilene, din, iman konularına cahil olmasıyla ortaya çıkar. Ego ve cehalet birlikte bulunursa cehalet üzerine, gözü olup görmeyen, kulağı olup duymayan, kalbi olup sevmeyen, saygı duymayan, fikretmeyen bir hâle dönüşür. İşte, o ego kendisinden başka hiçbir şeyi umursamayan, her şeyi ve herkesi kendisinden daha aşağıda mahluklar olarak tanımlayan, her konuda uzman olduğunu zanneden ama zır cahil, görünüşte insan lakin kendi içinde henüz insan ve birey olmayı başaramamış, yaşayan bir canlıdır artık ve dönüşü çok zordur çünkü kendisini kandırmak için söylediği yalanları onun için asıl doğrular olduğundan kendi doğrularında sabit fikirli, öğrenmeye, gelişime, yeniliğe ve hatalarını kabul etmeye kapalıdır. Egonun negatif tarafında egosuna köle olmuş ve kendi bireyliğini oluşturamamış olanlar, ego tatmini için yaşadıklarından, egolarını okşayan her türlü ideolojik fikre, söyleme, eyleme körü körüne saplanıp ötekileştiren, düşmanlaştıran, egosunu okşamayanlara karşı zalim olabilen, akıl sağlığını kaybetmiş tiplerdir.
Egonun artı tarafı ise, yaşam içinde hayatını inşa etmeyi, bireyliğini, eğitimle, tahsille, gelişimle, en az bir hatta birden çok alanda yetkinlik kazanarak oluşturmuş bilinçtir. Ego tahsille, kültürle, sevgi, saygı, hoşgörü, yardımseverlikle, iyi bir insan olmakla, eğitim ve gelişimle birlikte olduğunda, önce bireyin kendisi sonra toplum için toplumu ve insanlığı bir arada tutan, düzen ve adaleti sağlayan gerçek öz güven ve görünmez bir bağ olur.