Demokrasi gurubunun dün akşamki konuğu Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan idi. Üç saat süren bir sohbet toplantısı gerçekleştirdik.

Images (1)-70

Genel Başkana Mehmet Atmaca, Gökhan Gerçek, Sait Selim Terzioğlu, Ali Osman Karahan olmak üzere yaklaşık 10 kişilik parti yöneticileri de refakat ediyordu.

Gerek Türkiye, gerekse Bursa’nın sorunları üzerine ödevine yeterince çalışmış bir görüntü verdi genel Başkan.

İlk olarak 15-20 dakikalık bir çerçeve konuşma sonrası ilk tespitlerle başlayayım;

Birinci olarak; Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Parti olarak aşağı yukarı 65 yıllık geleneğin içinde saçı siyah (kendi deyimi) olan ilk ve tek genel başkan kendisi. Yani bu geleneğe neredeyse yapışmış olan “ak saçlı” genel başkan kültünü kırmış, anlattıklarından da gençleşme ve gençlik konusunda yeni bir politikaya geçilmiş durumda.

F75Bff81 534D 424E Bdbc 26D780935E15 Cx0 Cy10 Cw0 W1080 H608 S

Ben bu tespite katılıyorum.

Çünkü 2023 seçimlerinde seçmen sayısı 64 milyondu. 2028 seçimlerinde bu sayı 73 milyona çıkıyor. Yani, 18-23 yaş arası 9 milyon yeni seçmen devreye giriyor. Bir de her yıl ortalama 530 bin kişinin vefat ettiği istatistiğini de eklersek, ortalama 65 yaş üzeri 2,5 milyon seçmende azalıyor.

MSP-RP geleneği dahil, mevcut Muhafazakar Mukadesatçı partilerin en yüksek oy aldığı seçmen gurubu 60 yaş üzeri.

Yeni gelen genç seçmen ise, sahaya yansıyan anketlere göre yüzde 70’i kendini Seküler-Atatürkçü- Kent milliyetçisi olarak tanımlayıp, ağırlıkla muhalefet partilerine oy vereceklerini belirtiyor.

Arıkan bu durumu görenlerden biri. O nedenle gençlik ve gençleşme üzerine politika üretmeleri gerektiğinin farkında.

İkinci Olarak; 12 Eylül’le birlikte seçim sistemine eklenen yüzde 10 barajı, 2017 referandumuyla yüzde 50+1’e yükseltilmiş. Bunu “bir garabet” olarak yorumluyor.” Ister istemez sistem farklı itifakları zorunlu kılıyor” diyor.

Partilerinin bu sistem yerine yasama-yürütme-yargı yatay kuvvetler ayrılığının uygulanabildiği “parlamenter sisteme” dönüş yapılması gerektiği konusunda hemfikir oldukları partilerle ittifak yapılması gerektiğini düşünüyor.

Üçüncüsü; “Terörsüz Türkiye” adıyla başlatılan açılım sürecine karşı olmadıklarını, ama bunun Öcalan ve PKK üzerinden yürütülmesinin toplum tarafından benimsenmediğini belirtiyor.

Benim sorduğum; “Meclis Başkanı Sn Numan Kurtulmuş’un ziyaretinde kamuoyunda ’çerçeve yasa’ olarak geçen yeni kanunun içeriğini gördünüz mü?” sorusuna, ‘hayır bize taslak hiçbirşey getirmedi.’ Ama kamu vicdanını zedeleyecek hiçbir yasaya evet demeyeceğiz” diye cevap verdi.

Bu konuda oldukça geniş sayılabilecek Güneydoğu gezisi gerçekleştirdiklerini “gerek halk gerekse STÖ’lerle yaptıkları toplantılarda da, bu sürece sıcak baktıklarını ama süreci, Öcalan ve PKK üzerinden yürütülmesini Güneydoğu’daki Kürt Kökenli seçmenin de sıcak bakmadığını” belirtti.

Dördüncüsü; CB seçimleri için kendilerinin bir ittifak kurup aday çıkaracaklarını, ikinci turda ilkelerine ve gelecek projeksiyonuna en yakın adayla bir nevi koalisyon kurarak destek vereceklerini, kurgularının bu olduğunu belirtti.

Beşincisi; bana en ilginç gelen noktaydı. Konu 2028 ve erken seçim meselesiydi. Arıkan dedi ki; “ihtimalin içine seçimin ertelenmesini de eklemek gerekir. Bir gün Mehmet Uçum bir makale yazar, seçim bu koşullarda uygun değildir der ve seçim, CB tarafından her biri birer yıl olmak üzere beş kez ertelenebilir” dedi.

Bana ilginç geldi. Fakat konuşmanın sonuna gelmişti, soru soracak çok insan vardı, tartışmasını yapamadık.

Hemen ilgili anayasa baktım. Evet ilgili durum şöyle;

“Anayasal düzenleme (Madde 78)Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 78. maddesi şöyledir:“Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir.

Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.” anayasa.gov.tr

Aynı paralel hüküm Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nda (6271 sayılı Kanun, md. 5) da yer alır: TBMM savaş nedeniyle seçimlerin yapılamayacağına karar verirse Cumhurbaşkanı seçimi de bir yıl ertelenir ve sebep devam ederse tekrarlanabilir.”

...

Nereden çıktı şimdi bu?

Savaş hali mi var?

O arada konuklardan biri; “savaş çıkması gerekmiyor, anketlerin kötü gelmesi de erteleme nedeni olabilir “ diye espri yaptı.

...

Ekonomi, adaletsizlik, Gazze, NATO toplantısı konularında yanıtlarını başka bir yazıda aktarmak üzere.

“Aksaçlı” geleneğin içinde “siyah saçlı, genç SP liderini ben olumlu buldum, ülkenin Arıkan gibi siyasetçi ve liderlere ihtiyacı var. Başarılar dilerim.