Baharın gelişiyle sadece doğa hareketlenmiyor, insanlar da etkinliklerini yoğunlaştırıyor.

Genelde de açık hava organizasyonları hız kazanıyor.

Hemşeri dernekleri, sivil toplum kuruluşları salonlardan sahalara geçiş yapıyorlar.

Hafta sonu Hüdavendigar Parkı'nda Trabzonlular buluştu.

Genç, yaşlı Bursa'da yaşayan Trabzonlular eğlenmek ve hasret gidermek istediler.

Her şey güzel başladı.

Kalabalık oldukça fazlaydı.

Sahnedeki sanatçılar konukları coşturuyordu.

Karadeniz insanı coşkuludur, neşelidir.

Kemençenin sesini duyar duymaz horon başlar ve saatlerce yorulmadan dans ederler.

Dediğimiz gibi her şey çok güzel giderken çok başka bir şey olur.

15-16 yaşlarında bir grup genç kavgaya tutuşur o güzel ortamın içinde.

İnsanlar kaçışmaya, bağırıp çağrışmaya başlar.

Çocukları korumaya çalışan ebeveynler alandan kaçışmaya başlar.

Gençler niye kavga ediyor kimse anlamaz

Ancak..

Kavganın boyutu büyür ve birbirlerini bıçaklarlar.

Harika başlayan ve devam eden o etkinlik ne yazık ki kana bulanır.

Bıçak darbesi alanların acı çığlıkları, o rezilliği görüp kaçanlar, kemençe sesi yerini ambulansa ve polis sirenlerine bırakır.

O geceye katılan bir dostumuz ileri bir saatte aradı ve durumu anlattı.

Çok üzgün ve endişeliydi.

Haksız da sayılmazdı.

Bursa'da geçmişte hiç böyle şeyler yaşanmazdı.

Göçle gelen herkesi bağrına basmış bir kenttir Bursa.

Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden bir arada yaşamaya imkan verdi yıllarca burada doymak isteyenlere.

Ne oldu da bu çirkinlik yaşandı.

İnsanların eğlenme hakkı hangi gerekçeyle ellerinden izinsizce alındı?

Yapmayın...

Birlik ve beraberliği koruyup, barış içinde yaşamamızı engellemeyin.

Bu kez can kaybı yaşanmamış olsa sevindirici...

Ya sonrası...!

..